Alexander von Humboldt ve Doğanın Keşfi

Doğal dünyayı anlama şeklimizi muhtemel hiç kimse Prusyalı doğa bilimci, kaşif ve coğrafyacı Alexander von Humboldt (14 Eylül 1769 – 6 Mayıs 1859) kadar etkilememiştir. “Ekoloji ” terimini 1866’da Alman evrim biyoloğu Emst Haeckel ortaya attı. Ama modern ekolojik düşüncenin öncüsü, Alman bilgin Alexander von Humboldt olmuştur.

Kapsamlı keşif gezileriyle ve yazılarıyla Humboldt yeni bir bilim yaklaşımı geliştirdi. Bütün fiziksel bilimleri birbiriyle ilişkilendirerek doğayı birleşik bir bütün şeklinde anlamaya çalıştı. Fransız botanikçi Aime Bonpland’la birlikle Latin Amerika’da yaptığı beş yıllık araş­tırmalar, en önemli keşif gezisiydi. Haziran 1799’da yola çıkarken şunu ilan etti. “Bitki ve fosil toplayacağım, en iyi aletlerle astronomi gözlemleri yapacağım. Yine de yolculuğumun ana amacı bu değildir. Doğa güçlerinin nasıl davrandığını, coğrafi çevrenin hayvanları ve bitkileri ne şekilde etkilediğini keşfetmeli ve uyumu ortaya çıkarmalıyım.” Tam da bunu yaptı.

Alexander von Humboldt, Friedrich Georg Weitsch, 1806

Kısaca Alexander von Humboldt

Berlin’de zengin ve çevresi geniş bir ailede doğan Humboldt, Frankfurt Üniversitesinde maliye, Göttingen’de doğa tarihi ve dilbilim, Hamburg’da dil ve ticaret, Freiburg’da jeoloji ve Jena’da anatomi okudu. Henüz bir çocukken bile farklı bitkileri, böcekleri ve kabuklu canlıları toplama ve sınıflama hobisine sahipti. İlerleyen yıllarda bu hobisi botanik, jeoloji ve minerolojiye ilgi duymasına neden oldu.

1796’da annesinin ölümüyle, 1799’dan 1804’e kadar botanikçi Airne Bonpland ile birlikte Amerika’ya bir keşif gezisi için gerekli mali kaynağa kavuştu. Alınan izinlerin ardından 5 Haziran 1799’da Bonpland ve Humboldt Pizarro gemisi ile yelken açtılar. Teide yanardağını keşfedecekleri Tenerife’de 6 günlük bir mola verdiler. 16 Temmuz’da Venezüela’nın Cumana kentine vardılar. Güney Amerika’da kaldıkları süre boyunca, Bonpland ve Humboldt, kıtanın topografyası, florası ve faunasını inceledi. Farklı bitkilerin yaşadığı yerleri inceleyerek jeolojiyi meteorolojiyle ve biyolojiyle ilişkilendirdi.

Alexander von Humboldt bitki örtüsü ve yükseklik verilerini tek bir diyagramda birleştirerek yeni bir tür bilimsel görselleştirmeye öncülük etti. Her türlü flora ve fauna türüne rastlayan Humboldt’un her ölçümü titizlikle kaydetmesi sayesinde bugün birçok disiplinin önü açıldı. Humboldt’un ekipmanları sayesinde yaptığı gözlem ve çıkarımlar, gittiği yerlerdeki çevreye yönelik aldığı not ve yaptığı çizimlerden ilham alınarak çizilen illüstrasyonlar da oldukça aydınlatıcı.

Alexander von Humboldt Doğanın Kurallarını ve İşleyişini Anlamamızı Sağladı

Humboldt fiziksel koşulların – iklim, yükseklik, enlem ve toprak gibi yaşam dağılımını nasıl etkilediğini inceleyen ilk bilim insanlarından biriydi. Ekosistemde ve iklim üzerinde yaptığı değerlendirmelerinde insan kaynaklı iklim değişikliklerine ilk değinen kişi oldu. Orinoco Nehri üzerinde yaptığı 2775 km’lik yolculuk sonrasında Orinoco ve Amazon Nehirlerinin arasındaki Casiquiare Kanalı’nın varlığını kanıtladı ve haritalandırdı.

Yolculuklarında karşılaştıkları zorluklar aynı zamanda bilim literatürüne de büyük katkılar yapmasını sağladı. Yolculuğu esnasında Bonpland ve Humboldt And Dağları’na gitti. O zamanlar dünyanın en yüksek zirvesi Chimborazo Dağı olarak kabul ediliyordu. İkili bu dağa tırmandı ve 5878 metreye kadar çıktı. Bu sayede de yüksek irtifa dağ tırmanışlarında yaşanan fiziksel sıkıntıların oksijen azalmasına bağlı gerçekleştiğini ilk kez ortaya koymuş oldu. 1829’da Rus hükümetinin teklifi ie 60 yaşında 25 hafta sürecek olan Rusya seyahatini gerçekleştirdi. Bu seyahatinde 15472 km yol yaptı. Bu seyahatinin sonucunda Orta Asya Platosu’nun yüksekliği hakkındaki tahminler düzeltildi.

Keşif yolculuklarının ardından verilerini işleyip 30 cilt halinde yayımlaması 21 yılını aldı. Düşüncelerini, Kosmos başlıklı kitabında dört cilt halinde sentezledi. Kitabında doğanın iç bağlantılarını özetledi ve yüksekliğe bağlı bitki örtüsü kuşaklarını gösterdi. Beşinci cilt, 89 yaşında Berlin’de öldükten sonra tamamlandı.

Ölümünün ardından adına birçok anıt dikildi, yeni keşfedilen bölgelere adı verildi. Coğrafyadan jeolojiye, ekolojiden jeofiziğe birçok disiplin, onun sırtında bir çantayla çıktığı doğa gezilerine çok şey borçlu. Darwin, Humboldt’un notlarını okuduktan sonra şunları söyleyecekti: “Humboldt’un Kişisel Anlatısı’nı okumak kadar hiçbir şey benim gayretimi kamçılamamıştı.” Darwin ayrıca, Humboldt olmasaydı ne Beagle’a bineceğini ne de Türlerin Kökeni’nin ortaya çıkacağını itiraf edecekti.

Kaynaklar ve İleri Okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz