Biyoloji

Doğada Mavi Renk Neden Nadir Görülür?

Başımızı kaldırıp masmavi gökyüzüne baktığımızda ya da uçsuz bucaksız görünen mavi okyanusa daldığımızda, mavinin doğada çok yaygın bir renk olduğunu düşünebiliriz. Ancak bitkilerde, çiçeklerde ya da hayvanların kürklerindeki mavi renk, aslında şaşırtıcı derecede nadirdir.

doğada mavi renk

Mavi görünen canlılar, çok az miktarda enerjiyi soğurup yüksek enerjili mavi ışığı yansıtmak zorundadır. Bu enerjiyi soğurabilecek moleküllerin oluşması ise karmaşık bir süreç gerektirir. Bu nedenle mavi, doğal dünyada diğer renklere göre daha seyrek karşımıza çıkar.

Ama seyrek görülmesi, mavinin doğada hiç bulunmadığı anlamına gelmez. Bitkiler ve hayvanlar mavi görünmek için çeşitli “hilelere” başvurabilir.

Doğada Mavi Renk Nasıl Oluşur?

Kelebekler ve kuşlar gibi birçok canlı, mavi tonlarını yapısal renklenmeye borçludur. Örneğin Mavi Morfo kelebeğinin kanatları ve tavus kuşu gibi bazı kuşların tüyleri, yüzeylerindeki çok küçük yapılar sayesinde mavi görünür. Bu yapılar ışığı dağıtır ve özellikle mavi dalga boylarını yansıtır. Böylece canlının vücudunda mavi pigment bulunmasa bile gözümüze mavi bir renk görünür.

 Doğada mavi renk tüylerde karşımıza çıkmaz. Mavi görünen tüm kuşların tüyü, yalnızca mavi ışığı yansıtan bir fiziksel yapıya sahip. Görselde gördüğünüz Mavi alakarganın tüyleri gerçekte kahverengidir.

Bitki türlerinin onda birinden azı mavidir. Hatta yaban mersinleri bile teknik olarak gerçekten mavi sayılmaz.

Bitkiler çiçeklerinde bu rengi, doğada bulunan pigmentleri farklı biçimlerde birleştirerek oluşturur. Bu süreçte en yaygın kullanılan pigmentler antosiyaninlerdir. Antosiyaninler aslında kırmızı pigmentlerdir. Ancak bulundukları ortamın asitlik derecesi değiştikçe görünümleri de değişir.

Bitkiler bu kimyasal değişimi yansıyan ışıkla birleştirir. Böylece ortancalar, çan çiçekleri ve gündüz sefası gibi parlak, canlı mavi çiçekler ortaya çıkar.

Bize mavi gibi gözükse de aslında doğal olarak mavi değildir.

Bunun temel nedeni ışığın fiziğidir. Pigmentler, yansıttıkları ışığın renginde görünür. Bitkilerde en yaygın pigment klorofildir. Klorofil yeşil ışığı soğurmak yerine yansıttığı için bitkiler genellikle yeşil görünür.

Mavi yapraklar ise bitki açısından verimli bir tercih değildir. Çünkü mavi ışık, görünür ışık tayfındaki en yüksek enerjili ışıktır. Bir bitki yapraklarını mavi gösteriyorsa bu yüksek enerjili ışığı yansıtıyor demektir. Böylece büyüme için daha düşük kaliteli ışığı kullanmak zorunda kalır. Bu da gelişimini sınırlar.

Mavi Renk Neden Nadir?

Mavinin doğada az görülmesi yalnızca fiziksel nedenlerle açıklanamaz. Bunun evrimsel bir yönü de vardır. Hayvanlarda mavi tonlar çoğu zaman dikkat çekmek için kullanılır. Özellikle kuşlarda, kelebeklerde ve bazı böceklerde mavi; eş seçimi, sağlıklı görünme ve rakiplere üstünlük gösterme işlevi taşır. Bu nedenle parlak mavi renkler, çoğu zaman kur yapan erkek bireylerde daha belirgindir.

Bir Dr. Seuss kitabından çıkmış bir çizime benzese de mavi marangoz arıları (Xylocopa caerulea) gerçekte Güneydoğu Asya, Hindistan ve Güney Çin’de yaşar. Yaklaşık 2,5 santimetre uzunluğundadırlar. Bu yüzden oldukça iri ve güçlü görünürler. Ancak sanıldıkları kadar saldırgan değillerdir. Daha çok yalnız yaşarlar ve yuvalarını tek başlarına kurarlar.

Mavinin nadirliği, bu rengin dillerde neden geç adlandırıldığını da açıklar. İnsanlar bir rengi ancak günlük yaşamda bağımsız bir kavram olarak kullanmaya başladıklarında ona özel bir ad verme ihtiyacı duyar.

Oysa mavi uzun süre ulaşılması zor bir renkti. Bu durum renk adlarının tarihsel gelişimine de yansıdı. Birçok dilde siyah, beyaz, kırmızı ve sarı gibi temel renk adları maviden daha önce ortaya çıktı. Mavi ise ancak insanlar onu doğadan ayırıp pigment, boya ve simgesel anlamlar aracılığıyla kullanmaya başladığında ayrı bir renk adı olarak güç kazandı.

Maviyi elde etmek zor olduğu için insanlar yüzyıllar boyunca bu renge özel anlamlar yükledi. Mavi; kutsallığı, soyluluğu, huzuru, hüznü ve sonsuzluğu çağrıştırdı.

Doğada Mavi Renk
 Doğada bulunan pigmentlere baktığımızda ise mavi renk veren sadece bir pigment olduğunu görüyoruz. Bu da Obrina Olivewings adlı bir kelebeğin kanadında bulunuyor. 

Hindu geleneğinde Krishna ile, Hristiyan ikonografisinde Meryem Ana ile özdeşleşti. Sanatta ise Michelangelo’dan Picasso’ya, Van Gogh’tan Gauguin’e kadar pek çok sanatçı için güçlü bir ilham kaynağı oldu. Belki de maviyi bu kadar etkileyici kılan şey, tam da doğada ve insan üretiminde uzun süre erişilmesi zor bir renk olmasıydı.

Sonuç Olarak

Kısacası mavinin doğadaki nadirliği, onu yalnızca görsel olarak değil, kültürel ve duygusal olarak da güçlü bir renge dönüştürmüştür. Gökyüzü ve deniz gibi ulaşılması zor şeyleri çağrıştırdığı için mavi, farklı toplumlarda hayal gücü, derinlik, hüzün, huzur ve sonsuzluk gibi pek çok anlamla ilişkilendirilmiştir.


Kaynaklar ve ileri okumalar:


Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Matematiksel.org’un kurucusu olarak matematik, bilim ve düşünce alanlarında içerik üretmeye devam ediyorum.

Bunlar da ilgini çekebilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir