Sosyoloji

Carlo Cipolla’ya Göre Aptallığın Temel Yasaları Nelerdir?

Zeki insanlar da aptalca davranabilir. Peki insan aptallığını asıl belirleyen nedir?

Aptallığı çoğu zaman düşük zekâ, bilgisizlik ya da eğitimsizlikle ilişkilendiririz. Oysa çok zeki ve iyi eğitimli insanlar da hem kendilerine hem de başkalarına zarar veren kararlar alabilir. Bu nedenle aptallığı yalnızca kişinin zihinsel kapasitesiyle açıklamak yeterli değildir.

İktisat tarihçisi Carlo M. Cipolla da aptallığı IQ, eğitim düzeyi ya da toplumsal konum üzerinden tanımlamaz. Onun için asıl önemli olan, bir davranışın ortaya çıkardığı sonuçtur. Cipolla, 1976’da kaleme aldığı İnsan Aptallığının Temel Yasaları adlı hicivli denemesinde bu düşünceyi basit bir kazanç-kayıp modeliyle açıklar.

Aptallığın Temel Yasaları Nelerdir?

Birazdan okuyacağınız yasalar gerçek anlamda bilimsel yasalar değildir. Ancak zekâ, eğitim ve statünün insanları yıkıcı kararlar almaktan her zaman korumadığını çarpıcı biçimde gösterir.

Carlo M. Cipolla (1922–2000), özellikle Avrupa’nın ekonomi tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan İtalyan bir iktisat tarihçisidir.

Birinci Yasa: Aptallığın Ne Kadar Yaygın Olduğunu Her Zaman Küçümseriz

“Herkes, toplumda dolaşan aptal insanların sayısını her zaman ve kaçınılmaz biçimde olduğundan az tahmin eder.”
— Carlo M. Cipolla

Cipolla’ya göre ne kadar çok aptal insanla karşılaşacağınızı düşünürseniz düşünün, gerçek sayı tahmininizi aşar. Daha önce mantıklı olduğunu düşündüğünüz kişiler, bir anda herkesin zararına olacak davranışlarda bulunur. Başkaları ise hiçbir kazanç sağlamadan zaman, para ya da emek kaybına yol açmak için en yanlış anda ortaya çıkar.

Aptalca davranışların öngörülemez olması, aptallığın gerçekte olduğundan daha seyrek görülmesine yol açar. Bu nedenle Cipolla, aptalların toplumun ne kadarını oluşturduğuna ilişkin kesin bir oran vermekten kaçınır. Çünkü ona göre her sayı, kısa sürede gerçek sayıdan daha az olacaktır.

İkinci Yasa: Aptallık Statü, Eğitim ve Zekâ Tanımaz

“Belirli bir kişinin aptal olma olasılığı, o kişinin diğer bütün özelliklerinden bağımsızdır.”
— Carlo M. Cipolla

Cipolla, her toplumsal grubun içinde aptalca davranan insanların bulunduğunu ve bunların herhangi biri olabileceğini öne sürer. Bu istatistiksel iddiayı destekleyecek bir kanıt sunmaz. Ancak vermek istediği asıl mesaj şudur. Diplomalar, unvanlar ve mesleki başarılar sağlıklı karar vermeyi garanti etmez.

Cipolla bu düşünceyi daha da ileri götürür. Ona göre yetenekli ve sağduyulu bir insan bile öfke, yorgunluk, ideoloji, dikkatsizlik ya da aşırı özgüven yüzünden muhakeme yetisini kaybedip aptalca davranabilir.

Üçüncü Yasa: Aptallık Hiç Kimseye Kazanç Sağlamadan Zarar Verir

“Aptal kişi, başka bir kişiye ya da bir grup insana zarar verirken kendisi hiçbir kazanç elde etmeyen, hatta kimi zaman zarara uğrayan kişidir.”
— Carlo M. Cipolla

Cipolla bu tanımı “Aptallığın Altın Yasası” olarak adlandırır. Bir davranışı anlamak için iki soruya bakar: Bu davranış kişiye ne kazandırdı? Başkalarını nasıl etkiledi? Yanıtlar dört farklı davranış biçimini ortaya çıkarır.

Zeki kişi hem kendisine hem de başkalarına yarar sağlar. Haydut, kendi çıkarı için başkalarına zarar verir. Çaresiz kişi başkalarına kazanç sağlarken kendisi kaybeder. Aptal kişi ise başkalarına zarar verir ama bundan hiçbir kazanç elde etmez. Hatta çoğu zaman kendisi de zarar görür.

Zeki bir davranış her iki tarafa da yarar sağlar. Haydut kendisi kazanırken başkalarını zarara uğratır. Çaresiz kişi kaybederken bir başkası kazanç sağlar. Aptalca bir davranışta ise başkaları zarar görürken davranışı gerçekleştiren kişi hiçbir şey kazanmaz.

Örneğin biri, bir tartışmada haklı çıkmak uğruna başarılı bir ortaklığı bozabilir. Bir başkası, öfkeyle kendisinin de yararlandığı bir hizmete zarar verebilir. Bu davranışlarda hiç kimse kazançlı çıkmaz.

Cipolla’nın modeli bu yönüyle oyun teorisini andırır. Ancak olası stratejileri önceden hesaplamak yerine, davranışın ardından ortaya çıkan kazanç ve kayıplara bakar. Bu nedenle asıl soru şudur: Kim kazandı? Yanıt “hiç kimse” ise karşımızda gizli ve akıllıca bir plan değil, aptalca bir davranış vardır.

Dördüncü Yasa: Aptallığın Verebileceği Zararı Küçümseriz

“Aptal olmayan insanlar, aptal kişilerin zarar verme gücünü her zaman küçümser.”
— Carlo M. Cipolla

Çıkarcı bir insanın davranışını öngörmek görece kolaydır. Para, güç ya da statü peşindeyse amacını anlayabilir ve buna göre önlem alabilirsiniz. Aptalca davranış ise belirgin bir çıkar ya da plana dayanmadığı için beklenmedik bir anda ortaya çıkar.

Cipolla aptallığı IQ düşüklüğü, eğitimsizlik ya da bilgisizlik üzerinden tanımlamaz. Bunun yerine sonuçlara bakar: Kim kazandı, kim kaybetti ve ortaya çıkan zarar herhangi bir amaca hizmet etti mi?

Akılcı insanlar çoğu zaman bu tehlikeyi hafife alır. Aptal kişinin yalnızca kendisine zarar vereceğini düşünür ya da onu kendi amaçları için kullanabileceklerine inanırlar. Oysa böyle birine daha fazla yetki ve hareket alanı vermek, vereceği zararı da büyütür.

Cipolla’nın dördüncü yasası bu nedenle basit bir uyarı taşır: Mantıksız davranışları her zaman mantık yoluyla öngöremez ve kontrol edemezsiniz.

Beşinci Yasa: Aptal insan, hayduttan daha tehlikelidir.

“Aptal insan, en tehlikeli insan türüdür.”
— Carlo M. Cipolla

Haydut başkasının kaybı üzerinden kendisine kazanç sağlar. Toplum açısından haksız ve zararlı bir durum ortaya çıkar, ancak elde edilen değer yalnızca el değiştirir. Aptalca davranışta ise kaybı dengeleyecek bir kazanç yoktur. Kişi başkalarına zarar verirken kendisi de hiçbir şey elde etmez, hatta kimi zaman zarar görür.

Cipolla bu modeli toplumlara da uygular. Ona göre yükselen toplumlar, hem kendilerine hem de başkalarına yarar sağlayan insanların etkisini artırır ve yıkıcı davranışların alanını sınırlar. Gerileyen toplumlar ise aptalca kararlar alan kişilere daha fazla yetki ve hareket alanı verir.

Sıradan bir insan birkaç kişinin zamanını boşa harcayabilir. Aynı davranışı bir yönetici, bürokrat ya da devlet başkanı sergilediğinde milyonlarca insan zarar görebilir. Bu nedenle beşinci yasa yalnızca bireylerle ilgili değildir. Asıl tehlike, yıkıcı ve öngörülemez davranışların etkisini büyüten sistemlerde ortaya çıkar.

Sonuç olarak;

Cipolla’nın sınıflandırması insanlara kalıcı etiketler yapıştırmaz. Hepimiz farklı kararlarımızla grafiğin farklı alanlarına geçebiliriz. Bu nedenle aptallığa karşı ilk önlem, çevremizde kimi aptal sayacağımızı düşünmek değil, harekete geçmeden önce şu soruyu sormaktır: Yanılıyorsam bunun bedelini kim ödeyecek?

Yazımızın sonunda Dietrich Bonhoeffer’in “aptallığın teorisi” başlığı ile kaleme aldığı düşüncelerini de öğrenmek isteyebilirsiniz. Bonhoeffer’ın Aptallık Teorisi: Kötüyü Tespit Etmek Kolaydır; Ancak Aptallık İçin Aynı Şey Geçerli Olmaz


Kaynaklar ve ileri okumalar 

  • How to spot a stupid person with Carlo Cipolla’s “golden law of stupidity” Yayınlanma tarihi: 11 Şubat 2026.; bağlantı: How to spot a stupid person with Carlo Cipolla’s “golden law of stupidity”
  • Perissi, Ilaria & Bardi, Ugo. (2021). The Sixth Law of Stupidity: A Biophysical Interpretation of Carlo Cipolla’s Stupidity Laws. Systems. 9. 57. 10.3390/systems9030057.
  • Cipolla, Carlo M. The Basic Laws of Human Stupidity.
  • ZME Science, The 5 Universal Laws of Human Stupidity Explained

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Matematiksel.org’un kurucusu olarak matematik, bilim ve düşünce alanlarında içerik üretmeye devam ediyorum.

Bunlar da ilgini çekebilir