EĞİTİM

Bir Metafor Olarak Eğitim Örgütlerinde Midye Sendromu

Midye denildiği vakit aklımıza ilk olarak yemeyi çok sevenler için midye dolması, takı takmayı sevenler içinse incisi gelecektir. Genel olarak denizlerin kayalık bölgelerinde yaşayan, akıntılar ile beslenen, kendilerini korumak amacıyla bünyelerinde bulundurdukları sedefi inciye dönüştüren, birbirine eklenmiş iki parçalı kabukları olan bu yumuşakçalar ile eğitim örgütleri arasında nasıl bir bağlantı kurulabilir diye sorabilirsiniz.

Midye sendromuna geçmeden önce değişime direnç kavramına değinmekte fayda var. Değişime direnç, örgütlerde yaşanan değişim sürecine karşın değişmeyen, aynı kalan, kaçınılmaz olan bir olgudur. Örgütün en temel sorunlarından birisi değişim sürecinin başladığı örgütte ortaya çıkan direncin üstesinden gelmektir.

Değişime Direnç

Bir eğitim örgütü olarak okulda görev yapan öğretmenler ya da yöneticiler örgüt içerisindeki mevcut durumdan mutsuz olabilir, ortaya çıkabilecek bir değişimden korkabilir, değişimler karşısında yetersiz kalabileceklerini düşünüp bu durumu kabul etmeyebilirler. Bu isteksizliğe ’’değişime direnç’’ denir.

Değişime direnç göstermek bir nevi var olan rutinin bozulmasına, bilinenden uzaklaşılmasına, alışılagelenden vazgeçilmesine karşı gösterilen doğal bir tepkidir.

Midyelerin hayatları boyunca varlıkları ile ilgili almaları gereken yalnızca bir karar vardır ki o da nereye yerleşeceği ile ilgilidir. Nereye yerleşeceğine ilişkin varoluşsal kararını aldıktan sonra midye, kendini bir kayaya çimento ile bağlanmışçasına yapıştırır ve ömrünün kalan kısmını hiç hareket etmeden akıntıların getirdiği yiyecekler ile besleyerek devam ettirir.

Metaforik olarak bu yönüyle midye, bir organizma gibi davranan eğitim örgütleri ile ilişkilendirilmiş ve eğitim örgütlerinde değişime direnç gösteren öğretmenin veya yöneticinin davranış modeli ile benzerlik kurulmuştur.

Göreve başladığı günden itibaren değişen eğitim sistemlerine, gelişen teknolojiye, inovasyona genel olarak zamanın getirdiklerine karşı ilk günkü gibi duran, değişikliklere uyum sağla(ya)man adeta kendini dolduğu yere bir midye gibi betonlamış öğretmen ya da yöneticinin içinde bulunduğu duruma midye sendromu tanısı konabilir.

Eğitim örgütlerinde değişime direnç gösteren yönetici ya da öğretmenlerin varlığı okulun yapısı, felsefesi, uygulamaları gibi durumlarda eğitimde niteliğin sağlanamamasına yol açmaktadırlar.

Midye sendromu aksine değişime açık yapıdaki yönetici ve öğretmenler, değişimin zorunlu olduğu günümüzde eğitim örgütlerinin başarılı bir süreç geçirebilmelerinde oldukça etkin bir rol oynarlar.

Midye sendromu yaşayan eğitimcilerin gerekli tedbirler alınarak kuruma kazandırılmaları, değişim sürecine dahil edilmeleri ve kararlara katılımları sağlandığı ölçüde eğitim örgütleri çağın değişen koşullarına uyum sağlayabilirler.

Kaynakça

Altan, S. (2018). Eğitim Örgütlerinde Midye Sendromu. Avrasya Sosyal ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi5(3), 35-45, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/591406

İlknur ÇETİNKAYA

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

İlknur Çetinkaya

Nelson Mandela'nın sözleri ile ‘’Bir toplum, kendini en belirgin biçimde çocuklarına nasıl davrandığıyla ortaya koyar. Başarımız, her toplumun en kırılgan fertleri ve aynı zamanda en büyük zenginliği olan çocuklarımızın mutluluğu ve sağlığıyla ölçülmelidir’’. Çocuklarımızın yaşamdan, öğrenmekten keyif aldığı, öğrenmenin sınıfların dört duvarı arasına hapsedilmediği, çocuklarımızın özgür hissettiği, oyun oynayabildiği, çocukluklarını yaşayabildikleri, başarılarının sınavla ölçülmediği, her birinin başarıyı yetenekleri ve ilgi alanlarında tattığı, yüzlerinden gülümsemenin eksik olmadığı güzel yarınlara

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı