Toplum ve Yaşam

Batık Maliyet Yanılgısı: Vazgeçmek Neden Bu Kadar Zor Gelir?

Başladığınız kitap size pek bir şey katmayacak farkındasınız, okumayı istemiyorsunuz ama başlamışsınız bir kere. Sinemadasınız, film sizi fazla etkilemiyor ama otuzuncu dakikasına kadar izlemişsiniz. Restoranda sipariş ettiğiniz yemeğin tadını beğenmediniz ancak sonuçta para ödediniz yemeniz gerekli.

Bir döviz türüne yatırım yaptınız. Ancak diğer döviz türleri sizinkine göre daha çok kazançlı ama bozdurmak istemiyorsunuz. Sonuçta bu işe onunla giriştiniz. Tüm bu örnekler tanıdık geldi mi? Cevabınız: “Evet!” ise yalnız değilsiniz. Hatta bu durumu ifade etmek için kullanılan bir terim bile var: Batık Maliyet Yanılgısı. Keyifli okumalar.

Nedir Bu Batık Maliyet Yanılgısı?

Batık Maliyet Yanılgısı: Vazgeçmek Neden Bu Kadar Zor Gelir?

Batık Maliyet Yanılgısı; (Sunk Cost Fallacy / Concorde Fallacy) bireylerin geçmişte harcadıkları zaman, emek veya yatırdıkları para sebebiyle, yanlış bir yatırımı veya davranışı sürdürmekte ısrarcı olmaları durumudur. Batık maliyet yanılgısı tuzağına bir iş için çok zaman, para, enerji, sevgi vs. harcadığımız zamanlarda düşeriz. 

Ne kadar çok yatırım yapmışsak yani batık maliyetimiz ne kadar büyükse planımızı devam ettirme arzumuz o kadar güçlü olur. Ekonomik bir terim olmasına rağmen, bu yatırımlarımızda olduğu gibi, çeşitli yaşam durumlarında da yaptığımız yargı hatalarını açıklar.

Borsaya para yatıranlar batık maliyet yanlışının tuzağına sıklıkla düşerler. Hisse senetlerini satıp satmama kararını verirken çoğu kez maliyet fiyatından yola çıkarlar. Hisselerin değeri bunun altındaysa satmazlar. Bu mantıksızdır.

Batık Maliyet Yanılgısı: Vazgeçmek Neden Bu Kadar Zor Gelir?
Başarısız bir plana yatırım yapmaya devam etmek (yani, batık maliyet yanılgısı), insanların karar verirken yapmaya meyilli olduğu yaygın bir hatadır. Halihazırda yatırılan kaynakları geri almak imkansızdır.

Maliyet fiyatının hiçbir rolü olmaması gerekir. Önemi olan tek şey, piyasa hareketlerinin gelecek için nasıl bir eğilimde olduğudur. (ve alternatif yatırımların piyasa hareketlerinin nasıl bir eğilimde olduğudur). Batık maliyet yanlışının acıklı püf noktası ise şudur. Bir hisse senediyle ne kadar çok para kaybetmişseniz, bu hisse senedine o kadar sıkı sıkıya sarılırsınız.

Batık Maliyet Yanılgısı Sadece Gündelik Kararlarımızı Etkilemez

Batık maliyet yanılgısı, yalnızca bir konsere gitmek gibi küçük günlük kararları etkilemez. Ayrıca hükümetlerin ve şirketlerin aldığı kararları etkilediği de kanıtlanmıştır. Bu yanılgının çoğu zaman Concorde yanılgısı ile eş anlamlı kullanılması da aslında bu nedenledir. Teorinin ismi Concorde isimli supersonic uçaktan gelir.

2. Dünya Savaşı’ndan sonra sesten hızlı uçabilen (supersonic) bir yolcu uçağı yapma fikri ortaya çıkmıştı. Başta İngiltere olmak üzere birçok ülkede bu amaçla komiteler kuruldu. Ancak projenin 1950’lerin ve 1960’ların başlarında prototip raporlarında başarısız olacağı tahmin ediliyordu.

Concorde

Buna rağmen uçağın üretimine devam edildi. Çünkü projeye çok miktarda para, zaman ve emek konmuştu. 1976 yılında uçak ilk seferine çıktı. Ancak ne yazık ki 5 Temmuz 2000 tarihinde 113 kişinin ölümüne sebep olan Concorde uçak kazası gerçekleşti.

Bu acı olayın devamında da geçmişte verilen emeklere kıyamadığı için geleceğini tehlikeye atma durumuna Concorde yanılgısı denilecekti. Concorde yanılgısı durumunda ortada içi boş bir umut vardır. Bu nedenle buna aynı zamanda umut teorisi adı da verilmektedir.

Günümüzde Batık maliyet yanılgısı ekonomik bir terim olarak kullanılmaktadır. Concorde yanılgısı ise bu yanılgının bir üst kümesidir. Artık batık maliyet etkisinin ne olduğunu bildiğimize göre, bunu günlük davranışlarımızda tanımlamak daha kolay olacaktır.

Bu yargı hatasını yenmenin en basit yöntemi, sonuç üretmediğinde yatırım yapmayı bırakmaktır. Ancak ufak bir sorun var. Aslında bu hiç de kolay bir durum değildir.

Neden Vazgeçemiyoruz?

Batık maliyet etkisi gibi bir yanlılığın neden ortaya çıkabileceğine dair sayısız açıklama bulunmaktadır. Bunların arasında, beklenti teorisi, insanların neden daha önceki bir kaynak yatırımına duyarlı olabileceğine dair makul bir neden sunar.

Beklenti teorisi önemlidir. Sonucunda kazançları ve kayıpları nasıl farklı şekilde anladığımızı ve değerlendirdiğimizi ve dolayısıyla ekonomik kararları nasıl aldığımızı açıklar

1950’li yılların ortalarından itibaren ortaya atılan ekonomik modellerin dayandığı temel nokta insanların rasyonel birer canlı olmaları nedeniyle finansal piyasalarda yaptıkları işlemlerde de rasyonel hareket edecekleri, ilgili tüm bilgilere ulaşabilecekleri ve bu bağlamda beklenen faydalarını maksimize edecek şekilde kararlar alacakları biçimindeydi.

Geleneksel ekonomi, kişinin 10 Dolar kazandığında hissettiği mutluluk seviyesinin, 10 Dolar kaybettiğinde hissettiği üzüntü düzeyine eşit olacağını tahmin eder. Kayıplar ve kazançlar eşit olarak değerlendirilir. Bununla birlikte, 1970’lerin sonlarında bazı iktisatçılar, geleneksel iktisadın bu bakış açısında bazı sorunlar tanımlamaya başlayacaklardı. Sonucunda insanlar nadiren rasyonel davranıyorlardı.

Bunun sonucunda risk ve belirsizlik altında verilen kararlar beklenti teorisi kapsamında incelenmeye başlanacaktı. Beklenti teorisine göre bireyler kayıplardan sakınmak için risk almalarına karşın kazançlar söz konusu olduğunda riskten kaçınmaktadırlar. Detaylar burada: Beklenti Teorisi Nedir? İnsanlar Neden Kazanç Elde Etmek Yerine Kaybetmekten Kaçınır?

Örneğin, bir işletme ağır kayıplar yaşıyorsa, ya kapatmaya ya da devam etmeye karar vermelidir. Kapatmak kesinlikle para, zaman ve emek kaybıdır. Beklenti teorisine göre, insanlar kesin bir kayıpla karşı karşıya kaldıklarında risk arayışına girerler. Olumlu bir sonuç elde etmek için daha fazla para harcamayı göz alırlar.

Batık maliyet etkisinin bir başka nedeni de israftan kaçınmadır. Biz insanlar kaynak israfını (zaman, emek ve para) sevmeyiz. Kişi bir projeyi veya davranışı durdurmaya karar verdiğinde, bu o görev için harcadığınız zaman, para ve çabayı “boşa” harcadığınız anlamına gelir. Bu da kaçınmak isteyeceğimiz bir durumdur. Ayrıca bir görevden çekilmenin sonucu daha fazla pişmanlık yaratacaksa, bir kişinin batık maliyet yanılgısına düşme olasılığı daha yüksektir. 

Sonuç olarak;

Bir şeyi sonlandırmak için yatırım yapmaya devam etmenin birçok iyi sebebi olabilir. Ama o ana dek yapılan yatırımı göz önünde bulundurmak kötü bir sebeptir.

Ev aldığınız arsa önünüzdeki yüz yıl boyunca değerlenmeyebilir. Ya da kendi alanınızla ilgili işi yüz yıl boyunca bulamayabilirsiniz. “Emek verdim, karşılığını almalıyım.” veya “Battı balık yan gider.” yargılarından kurtulup “Zararın neresinden dönersen kârdır.” felsefesinde olursak batık maliyet yanlışından o kadar uzaklaşmış oluruz. Sağlıcakla kalın.


Kaynaklar ve ileri okumalar

  • Jeremy S. NashBachelor of Psychological Science (Hons IIA); University of Queensland eSpace; “The Sunk Cost Effect:Short-term Behavioural Evidencein Adults”; (2017). https://core.ac.uk/reader/159137880
  • Beware of the Concorde Fallacy; yayınlanma tarihi: 2 Eylül 2017; Bağlantı: https://brickstartup.co/
  • The feeling of throwing good money after bad. The role of affective reaction in the sunk-cost fallacy. Yayınlanma tarihi: 8 Ocak 2019; Bağlantı: https://journals.plos.org/

Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak veya Patreon üzerinden ufak bir bağış yaparak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Gamze Dönmez

Okumayı pek çok eyleme tercih eden, araştırmayı, öğrenmeyi, öğretmeyi ve yeniden öğrenmeyi önemseyen, amatör olarak öykü yazarlığı yapan, Türkçeyi çok seven bir ilköğretim matematik öğretmeniyim. Öğrenme psikolojisi, gelişim psikolojisi, olasılık, geometri ve mantık çokça dikkatimi çeken alanlardan. Merak uyandırıp geri çekilmenin merak gidermekten daha değerli olduğunu düşünüyorum. Bilimin, bilmenin ve bilenin gücüne inanıyorum. Paylaşmak güzeldir!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu