Sosyoloji

Çoğulcu Cehalet: İnanmasak da Diğerinin İnandığını Sanma Durumu

Bir şeyi kişisel olarak kabul etmeseniz bile, etrafınızdaki insanların kabul ettiğini düşünerek onay verirseniz çoğulcu cehalet adı verilen durumu deneyimlersiniz.

Bir toplantıda olduğunuzu düşünün. Cuma akşamı, saat neredeyse altı olmuş. Siz çoktan eve gitmek istiyorsunuz ama odadaki herkes ciddi bir ifadeyle toplantıyı dinliyor. Kimse itiraz etmiyor, kimse kalkmaya yeltenmiyor. Siz de diğerlerinin toplantıdan memnun olduğunu varsayıyorsunuz.

Oysa büyük olasılıkla odadaki diğer insanlar da sizinle aynı şeyi düşünüyor. Fakat onlar da etraflarına bakıp herkesin kalmak istediği sonucuna varıyor. Böylece aslında kimsenin istemediği bir durum, herkes istiyormuş gibi devam ediyor. Psikolojide buna çoğulcu cehalet denir.

Çoğulcu Cehalet Nedir?

Çoğulcu cehalet, bir grubun üyelerinin özel düşünceleri ile grubun diğer üyelerinin ne düşündüğüne ilişkin tahminleri arasında ortaya çıkan sistematik bir yanılgıdır.

Basitçe söylemek gerekirse kişi şöyle düşünür: “Ben böyle düşünmüyorum ama belli ki diğer herkes böyle düşünüyor.”

Çoğulcu cehalet
Herkes aynı fikirde ise elini kaldırsın!

İşin ilginç yanı, gruptaki diğer insanların da aynı yanılgıya düşebilmesidir. Böylece çoğunluk aslında benzer düşünmesine rağmen herkes kendisini azınlıkta sanır.

Çoğulcu cehalet, konformizmle yakından ilişkili olsa da aynı şey değildir. Konformizmde kişi çoğunluğun görüşüne uyum sağlar. Çoğulcu cehalette ise kişi, grubun gerçekte ne düşündüğünü yanlış değerlendirir ve kendi görüşünün azınlıkta olduğunu sanır.

Çoğulcu Cehalet Neden Ortaya Çıkar?

Araştırmacılar olanları şöyle anlatıyor: “On denekten yalnızca biri dumanı bildirdi. Geri kalan dokuz denek, altı dakikanın tamamında içeriyi duman kaplarken bekleme odasında bekleyip, gayretle önlerindeki formu doldurmayı sürdürdüler. Öksürdüler, gözlerini ovuşturdular, camı açtılar ama yangını haber vermediler.”

Çoğulcu cehaletin temelinde, insanların başkalarının davranışlarını onların gerçek düşüncelerinin bir göstergesi olarak yorumlaması yatar. Bir ortamda kimse tepki vermiyorsa, çoğu zaman diğerlerinin rahatsız olmadığını varsayarız. Oysa herkes aynı şekilde çevresindekileri gözlemliyor olabilir.

John Darley ve Bibb Latané’nin klasik duman deneyi bu mekanizmayı iyi gösterir. Deneyde katılımcılar bir odada form doldururken içeri duman verildi.

Katılımcılar yalnız olduklarında dumanı daha hızlı fark edip durumu bildirme eğilimindeydi. Ancak odada sakin davranan başka kişiler bulunduğunda, katılımcılar çoğu zaman kendi endişelerini bastırdı ve durumu daha az ciddi yorumladı.

Katılımcılar, diğer insanların sakinliğini durumun tehlikeli olmadığına dair bir işaret olarak yorumladı. Böylece herkes başkalarının tepkisizliğinden yanlış bir sonuç çıkardığında ortak bir yanılgı ortaya çıktı.

Çoğulcu cehaleti güçlendiren bir başka etken de insanların gruptan farklı görünmek istememesidir. Kişi kendi görüşünden emin olsa bile, diğer herkesin farklı düşündüğünü sanıyorsa bunu dile getirmekten kaçınabilir. Bu sessizlik de dışarıdan bakıldığında mevcut görüşün herkes tarafından paylaşıldığı izlenimini güçlendirir.

Sonuçta bir tür döngü oluşur: İnsanlar başkalarının davranışlarını gözlemler, onların ne düşündüğüne dair yanlış bir sonuç çıkarır ve kendi davranışlarını buna göre değiştirir. Bu yeni davranış da diğer insanlar tarafından aynı biçimde yorumlanır. Böylece gerçekte var olmayan bir toplumsal uzlaşma, varmış gibi görünmeye başlar.

Sonuç olarak

Herman Melville’in Moby Dick romanı, çoğulcu cehaleti anlatmak için güçlü bir edebî örnek sunar. Romanın merkezindeki Kaptan Ahab, bacağını kaybetmesine neden olan beyaz balina Moby Dick’i bulup öldürmeyi kişisel bir takıntıya dönüştürür. Zamanla bu amaç, geminin asıl görevinden ve mürettebatın güvenliğinden daha önemli hale gelir.

Pequod’un mürettebatındaki birçok denizci Ahab’ın davranışlarından kuşku duyar. Yolculuğun giderek tehlikeli hale geldiğini fark ederler; ancak çoğu bunu açıkça dile getirmez. Her biri diğerlerinin kaptanı desteklediğini ya da en azından onun planına karşı çıkmadığını düşünür. Böylece kişisel şüpheler sessiz kalırken, dışarıdan bakıldığında Ahab’ın arkasında birleşmiş bir mürettebat görüntüsü ortaya çıkar.

Bu sessizliği bozan az sayıdaki kişiden biri geminin ikinci kaptanı Starbuck’tır. Starbuck, Ahab’ın takıntısının bütün mürettebatı felakete sürüklediğini görür ve ona açıkça karşı çıkar. Hatta bir noktada, gemideki diğer insanların hayatını kurtarmak için Ahab’ı öldürmeyi bile düşünür.

Çoğulcu cehaletin en tehlikeli yanı da budur. Bir grupta aslında ciddi kuşkular ve itirazlar bulunabilir; fakat insanlar bunları dile getirmediğinde, gerçekte var olmayan bir fikir birliği varmış gibi görünmeye başlar.

Okuma Önerisi: Yanlış Fikir Birliği Etkisi: Bunu Herkes Yapıyorsa Ben de Yapabilirim Yanılgısı


Kaynaklar ve ileri okumalar

  • Şen, G. (2021), Çoğulcu Cehalet ve Algı Değişimi Bileşenlerinin Saldırganlık Üzerinden Anlaşılması. Karma Yöntemli Çalışma, ARHUSS, (2021), 4(2): 212-240. DOI: 10.54186/arhuss.836339
  • Sargent, R. H., & Newman, L. S. (2021). Pluralistic Ignorance Research in Psychology. A Scoping Review of Topic and Method Variation and Directions for Future Research. Review of General Psychology, 25(2), 163-184. https://doi.org/10.1177/1089268021995168
  • How to spot “pluralistic ignorance” before it derails your team. Yayınlanma tarihi: 8 Mart 2024. Kaynak site: Big Think. Bağlantı: How to spot “pluralistic ignorance” before it derails your team

Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Matematiksel.org’un kurucusu olarak matematik, bilim ve düşünce alanlarında içerik üretmeye devam ediyorum.

Bunlar da ilgini çekebilir