Mühendislik ve Teknoloji

Radardan Önce Savaş Tubaları İle Uçakların Yeri Belirleniyordu

Kapak görselinde gördüğünüz komik mekanizmalar eğlence amaçlı kullanılan bir alet değil. Gayrı resmi olarak war tuba yani bir savaş tubası olarak bilinen bu alet, savaş tarihinde oldukça önemli rol oynamıştı. Bu arada konuya yabancı olanlar için anımsatalım. Tuba, genellikle pirinç ve bakırdan imâl edilen, geniş, konik borulu ve pistonlu üflemeli bir çalgıdır. Ancak elbette kapakta gördüğünüz ve yazının içinde de benzerlerine rastlayacağınız bu aletler müzik yapmak için kullanılmadı.

Radar öncesi dönemde hemen hemen her ülke düşman uçaklarının tespiti için uçakların gürültüsünü uzaktan duymaya yarayacak sistemler geliştirmişti. Görselde Japon akustik yer belirleyicileri yer alıyor.

Savaş uçakları ilk defa 1. Dünya savaşı esnasında kullanılmaya başlandı. Başlarda bu uçakları tespit etmek için sadece gözlem yeterli iken, kısa zamanda bu uçaklar tehlikeli bir hal aldı. Bu durumda bir savaşı kazanmanın tek yolu düşman uçaklarını daha gelmeden tespit eden bir erken uyarı sistemine sahip olmaktı.  Ancak radardan önceki günlerde, düşman uçaklarını tespit etmenin tek yolu yaklaşan uçakların sesini dinlemekti.

Radar Öncesi Dönemde Ses Yardımı İle Düşman Uçaklarını Tespit Etmenin Bir Çok Yöntemi Denendi

1920’lerde tasarlanan bir model

Bu cihazların çeşitli formları I. Dünya Savaşı’ndan II. Dünya Savaşı’nın ilk yıllarına kadar savaş alanlarında yer aldı. İlk kullanımları 1. Dünya Savaşı sırasında Fransa ve İngiltere tarafından Alman Zeplin hava gemilerini tespit etmek için oldu. 1930’larda radar ((RAdio Detection And Ranging: radyo dalgalarının yansıması yardımıyla uçan araçların uzaktan tespit edilmesini, konum ve hızlarının belirlenmesi için kullanılan sistem) piyasaya sürüldüğünde ise artık bu aletleri kullanmaya gerek kalmadı.

Ancak aslında hemen piyasadan kalkmadılar. Aslında kimi zamanlarda bir şaşırtmaca aracı olarak kullanılmaya devam ettiler. Sonuçta radar teknolojisine sahip olsalar bile, düşmanın bu cihazları kullandığını görmeniz, onu hafife almanıza neden olabilecektir. Buna benzer nedenlerle, 1941 gibi geç bir tarihte bile Amerikalılar, Filipinler’deki Corregidor’a yapılan ilk Japon saldırısını tespit etmek için akustik konumlandırıcılar kullandılar.

Radar öncesi uçakları tespit için kullanılan araçların ilk örneklerinden biri.

Dediğimiz gibi bu cihazların tek bir biçimi yoktu. Aslında birbirinden oldukça farklı ve oldukça komik görünümlü bir çok cihaz vardı. Bu cihazlardan bazıları bireysel kullanıma uygundu. Devasa boyutlu olanları ise kullanmak için birden çok kişi gerekmekteydi. Ancak sadece bu kadarı elbette yeterli değildi. Bu ses konumlandırıcıların menzilleri elbette bir kaç mil ile sınırlıydı. Bu nedenle de güçlendiricilere ihtiyaç vardı. Bu da akustik aynalar sayesinde mümkün olacaktı.

Beton Ses Aynaları, Diğer Adıyla Akustik Aynalar

Beton Ses Aynaları, diğer bir adıyla Akustik Aynalar, 1916-1930 yılları arasında İngiltere’de düşman uçaklarını tespit etmek için bir erken uyarı sistemi olarak tasarlanmış büyük beton yapılardır. Günümüzde bu yapılar kullanım dışı kalsalar da varlıklarını sürdürmektedir.

1920’lerin sonunda, ilk ayna İngiltere’nin güney kıyısında yükseldi.  İlk başta, her biri altı ila dokuz metre yüksekliğinde çelik ve betondan yapılmış beş içbükey ayna vardı. Bu aynalar, bir metreye kadar dalga boyuna sahip ses dalgalarını verimli bir şekilde yükseltmekteydi. Ses dalgaları aynanın karnında mikrofon ve stetoskop kullanan bir operatör tarafından yakalanırdı. Operatör bu sayede yaklaşan bir saldırıyı yaklaşık on beş dakika önce ilgili birime bildirirdi. Ancak bu aynaların menzili yine de kısa kalıyordu.

Sonunda 1930’da yukarıdaki görselde gördüğünüz, 60 metre uzunluğunda ve 8 metre yüksekliğinde devasa kavisli bir duvar ortaya çıktı. Bu yaklaşık 20 millik yani 32 kilometrelik bir dinleme menzili ile, nihayet gerekli sonuçları veren bir mega ayna oldu.

Devamında düşman uçaklarının İngiliz Kanalı’ndan İngiltere’ye yaklaşmasını imkansız kılmak için Norfolk’tan Dorset’e kadar sahil boyunca ses aynalarının inşa edilmeye başlandı. Aynalara ek olarak, dinleme noktalarında çalışacak 500’den fazla kişi eğitildi. Ancak uçaklar daha hızlı hale geliyordu. Bu da tespit edilseler bile sonrasında çok az zamanın kaldığı anlamına geliyordu. 1935 civarında tüm bu teknolojiden vazgeçilecekti. O gün bugündür bu içbükey ses aynaları hala İngiliz kıyılarında duruyor. Bu aynaların en ünlüsü İngiltere, Kent’teki Dungeness yakınlarındaki Denge’dedir. Bu ses aynalarına bugün dünyanın 19 farklı yerinde rastlanıyor.



Kaynaklar ve ileri okumalar:


Dip Not

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konularda ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu