İnternete adım attığınız ilk andan itibaren, aslında yalnızca yüzeyde yer alan web sitelerini ziyaret ettiniz. Oysa bu görünen katmanın altında, çok daha geniş ve büyük ölçüde görünmez bir dijital dünya bulunur. Bu dünya “Deep Web” ve “Dark Web” olarak adlandırılır. Peki, “Deep Web” tam olarak nedir?

Öncelikle bilinmesi gereken, tek bir internet değil, birden fazla katmandan oluşan bir dijital yapı olduğudur. Günlük hayatta kullandığımız ve şu anda bu yazıyı okuduğunuz internet, aslında buzdağının yalnızca yüzeyde görünen kısmıdır.
Parmaklarımızın ucunda tüm dünyaya erişebildiğimizi düşünsek de, gerçekte internetin oldukça sınırlı bir bölümüne ulaşabiliyoruz. Büyük çoğunluğun hiç karşılaşmadığı bu geniş alan ise “Deep Web” ve “Dark Net” gibi kavramlarla ifade edilir.
Deep Web Nedir?

Deep Web; parola korumalı olması, ödeme duvarlarının arkasında yer alması ya da erişim için özel yazılımlar gerektirmesi nedeniyle Google, Yahoo! ve Bing gibi arama motorları tarafından indekslenemeyen çevrim içi bilgi kaynaklarını ifade eder.
Üstelik Deep Web, her gün kullandığımız yüzey internetine kıyasla katbekat daha büyüktür. Nature dergisinde yayımlanan bir çalışmaya göre, Google yasal webin yalnızca yüzde 16’sını indeksleyebilmektedir. Bu da, bir arama yaptığınızda mevcut bilgilerin son derece küçük bir kısmına ulaşabildiğiniz anlamına gelir. Başka bir deyişle, arama motorları World Wide Web üzerindeki verinin büyük çoğunluğunu görünür kılamaz.
Ancak Deep Web’in içinde daha da kapalı ve erişimi sınırlı bir katman vardır. Çoğu zaman yasa dışı faaliyetlerle anılan bu alan, anonimlik üzerine kurulu yapısıyla dikkat çeker. Dark Web’e hoş geldiniz.
Dark Web Nedir?

Burası; hackerlar, organize suç grupları ve yasa dışı faaliyetlerde bulunan çeşitli aktörlerin varlık gösterdiği, Deep Web’in içinde yer alan geniş bir dijital yeraltı dünyasıdır. Dark Web’in büyük ölçüde anonim yapısı, çevrim içi ortamda kimliklerini gizlemek isteyen kişi ve gruplar için cazip bir zemin oluşturur.
Dark Net, kullanıcıların IP adreslerini gizlemek amacıyla özel olarak tasarlanmış şifreleme teknolojileri ve eşler arası (peer-to-peer) veri aktarım ağları kullanır. Bu sayede kullanıcılar, merkezi bir otoritenin doğrudan denetimi olmaksızın, anonim ve izlenmesi son derece zor bir şekilde iletişim kurar.
Karanlık ağdaki hizmetlerin yaygınlaşmasında, anonim ödeme sistemlerinin önemli bir rolü vardır. Özellikle Bitcoin gibi kripto paralar, kullanıcıların kimliklerini açığa çıkarmadan işlem yapabilmesini mümkün kılar. Bu nedenle, kripto paraların ortaya çıkışı, Dark Web’in büyümesini hızlandıran temel etkenlerden biri olmuştur.
Tıpkı geleneksel e-ticaret siteleri gibi, Darknet pazarları da satıcıların işlemleri kolaylaştırmak amacıyla potansiyel alıcılarla bağlantı kurmaları için bir platform sağlar. Ancak Darknet pazarları yasa dışı ürünlerin satışıyla ünlüdür. Mesela kişisel verileriniz çalındıysa, bu verilerin Dark Net’te satılıyor olması mümkündür.
Dark Web ‘in en büyük ve en yaygın giriş kapısı Tor olsa da, onun da Freenet ve 12P (Görünmez İnternet Projesi) gibi rakipleri de bulunmaktadır. Temelinde bu oluşumların hiçbirinin kökenlerinin ise bugünkü kullanım alanları ile ilgisi yoktur.
Deep Web Ve Dark Web Hayatımıza Nasıl Karıştı?

Bu iki yapı, internetin kendisi kadar eskiye dayanır. Her şey aslında ARPANET ile başlar. İleri Araştırma Projeleri Ajansı (ARPA, daha sonra DARPA), 1958 yılında, Soğuk Savaş’ın en gergin döneminde kuruldu.
1962’de ARPA ve MIT’den bilim insanı J. C. R. Licklider, olası bir nükleer saldırı durumunda iletişimin kesilmemesi için bilgisayarların birbirine bağlanmasını önerdi. Bu fikir zamanla ARPANET adı verilen ağın temelini oluşturdu.
1986 yılında ise kamuya açık ağ olan Ulusal Bilim Vakfı Ağı (NSFNET), askeri ağdan ayrıldı ve üniversitelerin bilgisayar bilimi bölümlerine bağlandı.
Bundan sonrası internetin hızla geliştiği dönemdir. NSFNET, yeni ortaya çıkan internet servis sağlayıcılarını (ISP) birbirine bağlayarak internetin omurgasını oluşturdu. Ardından hipermetin aktarım protokolü (HTTP), World Wide Web ve Mosaic web tarayıcısı gibi yenilikler geldi. NSFNET’in ticari kullanıma açılmasıyla birlikte internet bugünkü hâlinin temellerine kavuştu.

Web’in ilk dönemleri, çoğunlukla statik sayfalardan oluşan ve kullanıcıya yalnızca okuma imkânı sunan pasif bir deneyimle sınırlıydı. Ancak 2000’lerin başında Web 2.0’ın ortaya çıkmasıyla bu yapı köklü biçimde değişti. Kullanıcıların içerik üretebildiği, etkileşimin merkezde olduğu yeni bir dönem başladı. Bu dönüşüm, çevrim içi ortamda yasa dışı faaliyetlerin artması için de uygun bir zemin hazırladı.
2000 yılında, kullanıcıların dosya paylaşmasına ve anonim içerik yayımlamasına imkân tanıyan Freenet ortaya çıktı. 2002’de geliştirilen Tor ise, internetin yapısını köklü şekilde değiştiren bir dönüm noktası oldu.
Tor Nedir?

Tor, “The Onion Router” ifadesinin kısaltmasıdır ve kullanıcılara anonim iletişim imkânı sunan bir ağ ve yazılım projesidir. Bu tür anonim ağlar, bireylerin kimliklerini açığa çıkarmadan interneti kullanabilmelerine olanak tanır.
Tor, başlangıçta baskıcı rejimlerde yaşayan insanların düşüncelerini özgürce ifade edebilmesi ve erişimi kısıtlı sitelere ulaşabilmesi için önemli bir araç olarak öne çıktı. Ancak bu anonimlik, zamanla bazı sorunları da beraberinde getirdi. Kimlik gizliliği sayesinde, yasa dışı içerik barındıran Deep Web sitelerinin sayısında da artış gözlemlendi.

2014 yılının ortalarında, “Grams” adı verilen ve Dark Web’in ilk arama motorlarından biri kabul edilen bir platform ortaya çıktı. Bu sistem sayesinde kullanıcılar, arama terimleri girerek Dark Web üzerindeki çeşitli pazar yerlerinde ürün ve hizmetlere ulaşabiliyordu.
Sonuç Olarak
Bilgisayar korsanları, satılması kolay olduğu için uzun süredir kişisel bilgileri ve finansal verileri hedef alıyor. Çalınan verilerden kaynaklanan riskinizi en aza indirmek için ilk adım bilgilerinizin çalınıp çalınmadığını kontrol etmektir. E-postanızın çalınan verilerin parçası olup olmadığını öğrenmek için haveibeenpwned gibi web sitelerini kullanabilirsiniz.
Bir veri ihlalinin mağduru olduysanız, etkiyi en aza indirmek için atacağını ilk adım bankalar ve kredi kartı şirketleri gibi hakkınızda veri toplayan diğer kuruluşları bilgilendirin. Ardından da hesaplarınızın şifrelerini değiştirin.
Kaynaklar ve ileri okumalar
- Lawrence, Steve & Giles, C.. (2000). Accessibility of information on the World Wide Web. Intelligence. 11. 32-39. 10.1038/21987.
- How Your Stolen Data Travels the Dark Web. yayınlanma tarihi: 20 Şubat 2016; Bağlantı: https://bigthink.com/
- Marie Ouellet, David Maimon, Jordan C Howell, Yubao Wu. The Network of Online Stolen Data Markets. How Vendor Flows Connect Digital Marketplaces, The British Journal of Criminology. Volume 62, Issue 6, November 2022, Pages 1518. 1536, https://doi.org/10.1093/bjc/azab116
Matematiksel



