Mühendislik ve Teknoloji

Yalan Makinesi Nedir? Yalanı Tespit İçin Daha Etkili Bir Yöntem Var mıdır?

Hepimiz yalan söyleriz. Aslında yalan söylemeyi çocukken iki ila beş yaş arasında öğreniriz. Daha sonra da irili ufaklı yalanları yaşantımız boyunca söylemeyi sürdürürüz. Ben hiç yalan söylemedim diyorsanız bir daha düşünün. Sonuçta en azından annenize söylediğiniz masum bir yalanı anımsayacaksınız.

Kendimizi tanıtmak, kendimizi korumak ve başkalarını incitmek veya incitmekten kaçınmak için yalan söyleriz. Karşımızdakini üzmemek adına pek beğenmesek bile, “Elbisen çok yakışmış” demek de aslında bir yalandır.  Güney Kaliforniya Üniversitesi’nden psikolog Jerry Jellison’ın araştırmasına göre, ortalama bir insan günde 200’e kadar yalan duyar.

Neyse ki bir çoğumuz bu konuda fazla da başarılı değiliz. Bedenlerimiz bizi bir biçimde yalan söylediğimiz zamanlar da ele verir. Yüzümüzdeki ter damlaları, kekeleme, kalp çarpıntısı bir biçimde yalana eşlik edecektir. Yani, dış görünüşünüz ve ses tonunuz size ihanet etmese bile yalanın yarattığı stres durumunda vücut tepkilerinizi kontrol etmek çok olası değildir.

Beynimizde bulunan amigdala “Kaç ya da savaş!” olgusunu kontrol eder. Amigdalanın devreye gireceği anı,
hormonlar belirler. Heyecan, korku gibi durumlarda bu sistem aşırı aktif olur. Bu esnada salgılanan hormonlar arasında adrenalin de mevcut. Adrenalin, ter bezlerini çalıştırır.

Yalan tespit yöntemleri çok eski dönemlere dayanıyor. İlk belgelenmiş örneklerden biri de yaklaşık üç bin yıl önce, Çin’de uygulanan, şüpheli kişinin ağzını kuru pirinçle doldurma yöntemi olarak bilinmektedir. Ağıza konan tahıl bir süre sonra kontrol edilir, eğer kuru kaldıysa kişi suçlu sayılırdı. Teoriye göre, şüpheli gerçekten yalan söylemişse, ağzı korku veya gerginlikten kururdu. Neyse ki ilerleyen yüzyıllarda daha modern teknikler ile yalanı ayırt etmeyi öğrendik. 20. yüzyılın başlarında ilk yalan makineleri icat edildi.

Bir Yalanı Tespit Etmek Mümkün mü?

Peki, bir yalan makinesi doğruyu söyleyip söylemediğimizi nasıl anlayabilirler. Belki de daha da önemlisi, onları kandırmanın bir yolu var mı? Gelin bir yalan makinesinin arka planındaki bilimi inceleyelim.

1921 yılında icat edilen yalan makinesine, 1938 yılından itibaren ise şüphelilerin terleme miktarındaki değişimi de gösteren bir grafik eklenmiştir. Böylece modern poligraf cihazının temel prensipleri belirlenmiş ve geliştirilmiş oldu. 

Bir yalan makinesinin yani gerçek adıyla arkasındaki temel fikir, bedenlerimizin bize ihanet edebilmesidir. Yalan söylediğimizde, başlangıçta da dediğimiz gibi, vücudumuz bazı fizyolojik tepkiler verir. Dışarıdan bakıldığında bu tepkiler gözlemlenmese bile Poligraf yani yalan makinesi; test edilen kişinin solunum hızı, kan basıncı, nabız hızı ve terlemesine dair bilgileri tespit ve kayıt eder. Daha kompleks makinelerde MRI (manyetik rezonans görüntüleme) kaydı da alınır.

Bunun için sizi sorgulayan kişi makinelerde bulunan sensörleri vücudunuza bağlar ve size bir dizi soru sormaya başlar. İlk olarak sorulan sorular kontrol sorularıdır. Bu kontrol soruları oldukça basit olur. Cevapları çoğunlukla evet ya da hayır biçimindedir. “Adınız Ahmet mi?”, “İstanbul’da mı ikamet ediyorsunuz?” gibi sorulara verdiğiniz cevaplar daha doğrusu vücudunuzun verdiği cevaplar ölçülür. Daha sonra size zorlayıcı bazı sorular gelir.

Yaygın bir soru “Hiç bir şey çaldınız mı?” biçimindedir. Çoğu insan hayatında bir şey çalmıştır, ancak yine de araştırıldıklarını bildikleri için bu soru sizi heyecanlandıracaktır. İşte bu sizin fizyolojik tepkiniz hakkında önemli bir ipucudur. Daha sonrasında da ilgili konu ile ilgili sorular sorulur. Bu sorular genelde birbiri ile bağlantılı olur ve tekrarlıdır. Sorgulama 1-3 saat arası devam eder.

Bir Yalan Makinesini Kandırmanın Bir Yolu Var mı?

yalan makinesi

Evet mümkün. Bu nedenle ABD ve çoğu Avrupa ülkesinde yalan makinesi verileri mahkemede delil olarak kullanılamıyor. Bir yalan makinesini kandırmak, çok ciddi bir manipülasyon yeteneği gerektirir. Aslında bunun sadece iki yolu vardır.

  1. Size ne sorulursa sorulsun sakin olmak! (Çoğu insan bunu başaramaz.)
  2. Size ne sorulursa sorulsun test boyunca tedirgin olmak!

Ayrıca, birçok bilim insanı, yalan makinalarının dayandığı teoriler konusunda kaygılı. Zira herhangi bir bedensel tepki yalanla ilgili olmayabilir. Kısacası filmlerde ne görürseniz görün, gerçekten iyi bir yalan tespit sistemimiz yoktur. Ayrıca doğruluk serumu denilen şey de işe yaramamaktadır. Sonuçta bu serum sizi uyuşturarak konuşmaya daha yatkın hale getirir ancak bu durumda ağızınızdan çıkan şeylerin doğruluk oranı da değişecektir.

Yaptığı Çizimlere Bakarak Da Bir Yalancıyı Tanımak Mümkün Olabilir

Geçtiğimiz yıllarda Aldert Vrij ve meslektaşları, yalan söyleyip söylemediğinizi anlamanın yeni ve ilginç bir yolunu bulmuştu. Aldatmacayı tespit etmek için daha etkili bir yöntem arayan araştırmacılar, çizimlere ve eskizlere yöneldiler. Bu sayede de yüzde 87 gibi yüksek bir oranla yalancıları tanımayı başardılar. Çalışmalarına göz atmak için kaynaklar kısmına göz atınız.

Yaşanmış olayların anıları doğası gereği uzamsal bilgi içerir, ancak bir yalancı olayı hiç yaşamadığından, nesnelerin uzamsal bilgisi, olayı gerçekten deneyimleyen ve doğruyu söyleyene kıyasla ayrıntılardan yoksundur. Diğer bir deyişle, bir kişinin yalan söyleyip söylemediğini tespit etmek için ondan sorgulanan konu ile ilgili bir şeyler çizmesini isteyin. Yalan söyleyen kişilerin yaptığı çizimler, doğruyu söyleyenlere göre daha az ayrıntılı olacaktır.

Yalan Söylemek Her Geçen Gün Zorlaşıyor

Bu buluş, kimin yalan ve kimin doğruyu söylediğini anlamaya yarayan araçlara katkı sağlayabilir. Ayrıca bir ekleme yapalım. Şu anda kullanılan yüksek teknolojili yalan tespit sistemlerinden ABD’li Converus şirketinin EyeDetect programı, istemsiz göz hareketlerine odaklanıyor. Makinenin bağlandığı kişiye, cevabı evet/hayır ya da doğru/yanlış olan sorular soruluyor. Göz takibi yapan yazılım, cevapları izliyor ve inceliyor. Sonuçlar beş dakika içinde çıkıyor ve doğruluk oranı yüzde 86-88.

EyeDetect günümüzün en etkili yalan makinelerinden birisi olarak biliniyor.

Hollanda’daki Erasmus Universitesi’nden Dr. Sebastian Speer ve ekibi, bir kişinin yalan söylediğini ya da hile yaptığını ortaya çıkarmak için MR makinesi kullanıyor. Bunu, bir takım sorulara yanıtlar verirken beyin taramasındaki renk değişimlerine bakarak yapıyorlar. Anlayacağınız, yalan tespiti konusunda giderek daha iyi hale geliyoruz. Ancak arada bir söylediğimiz küçük yalanların anlaşılmasını ister miyiz? İşte o tartışılır.



Kaynaklar ve İleri Okumalar:


Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konularda ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Başa dön tuşu