Biyoloji ve Genetik

Beş Duyu Söyleminden Vazgeçin, Aslında 14 İle 20 Arası Duyunuz Olabilir

Aristoteles beş duyunun mevcudiyetinden bahsetmiştir: Koklama, görme, dokunma, tatma ve işitme. Bilim ise daha fazla duyunun var olduğunu söylüyor. Peki, tam olarak kaç tane duyumuz var? Ders kitaplarında hala çoğunlukla beş duyumuz olduğu yazsa da bilim insanları bu konuda aynı fikirde değiller. Onlar bu sayının beşten çok daha fazla olduğunu söylüyorlar, ancak sayı konusunda kesin bir karara varamıyorlar. Duyunun tanımına bağlı olarak, insandaki duyu sayısı 14 ila 20 arasında olabilir. Basit bir tanımla duyu, beynimizin bilgi toplamak için dış dünyaya açılan kanallar olarak kullandığı bir sistem. Ama tanımımız buysa duyularımızın sayısının beşle sınırlı olmadığı sonucuna ulaşıyoruz. Örneğin görme duyumuzu ele alalım; parlaklık, renk ve derinliği algılama duyularının her biri farklı şekillerde çalışıyor. Ama bu alt grupların haricinde listeye yeni eklenenler de var. Bir kaçına göz atalım…

Ek Duyularımız

Propriyosepsiyon: Fiziksel Farkındalık: Propriyosepsiyon, uzantılarımızın, kaslarımızın ve diğer vücut bölümlerinin nerede olduğunu içsel olarak söyleme yeteneğimizdir. Bu his sayesinde parmağınızı burnunuzun ucuna tamamen karanlıkta koyabilirsiniz. Böyle bir duyuya sahip olmasaydık yürürken kontrolü kaybetmemek için sürekli ayaklarımızı izlemek zorunda kalırdık. Bir araştırmada, araştırmacılar PIEZO2 geninde belirli bir mutasyona sahip olan kişilerin zayıf bir propriyosifikasyon duygusuna sahip olduklarını keşfettiler. Bu kişiler daha beceriksiz ve daha az koordine olma eğilimindeydiler.

Denge Duyusu (Equilibrioception): Sadece vücudumuzun uzayda nerede olduğunu bilmek yeterli değil, onu dik de tutmalıyız. Bunun için de denge duyusuna ihtiyacımız var. Bu duyu hareket esnasında denge ve uzaysal oryantasyonu korumamızı sağlıyor. Bir çoğumuzun deneyimlediği gibi kendi etrafımızda bir süre döndükten sonra ayakta durmakta zorlanırız. Kendimize gelmemiz için de bir iki dakika beklememiz gerekir. Bu durumun sorumlusu, iç kulakta bulunan ve işitme sisteminin bir parçası olan vestibüler sistem. Burada oluşan sinyaller, göz hareketlerini kontrol eden nöral yapıya ve dik duruşu sağlayan kaslara iletiliyor. Vestibüler sistem bize hızı hissetme yeteneği de veriyor. Bu sayede, başınızı sağa veya sola yatırırsanız bile, gözleriniz hala bu sayfaya odaklanabiliyor ve kelimeleri okuyabiliyor.

Denge duygusu, insanların inanılmaz fiziksel yetenekler göstermesini sağlar.

Bazı kişileri araba tutmasının sorumlusu da yine bu sistem. Araba yolculuğu yaptığınızı düşünün. Camdan dışarıya baktığınızda akan giden görüntüler nedeniyle, gözleriniz beyninize hızlı hareket edildiğine dair bir sinyal gönderiyor. Vestibüler sisteminiz ise vücudunuzun sabit olduğunu söylüyor. Beynin görüş alan sinyalleri ile vestibüler sistem uyuşmadığında, bazı insanlar bulantı hissedebiliyor.

Sıcaklık Algısı (Thermoception): Dışarıda havanın sıcak veya soğuk olup olmadığını nasıl anlayabildiğinizi hiç düşündünüz mü? Aslında, sıcaklık algısı, beynin iki farklı bölümü tarafından kontrol edilir. Yani fiziksel dokunma reseptörleriyle ilgisi yoktur. Ayrıca vücut içi sıcaklığını kontrol etmeye de yardımcı olur. Sıcaklık algısı, hayatta kalma için büyük önem taşır çünkü yanma veya donma gibi durumlardan bizi korur. Çok sıcak veya soğuk ortamlardan kaçınmamıza neden olur.

zaman

Zaman Algısı (Chronoception): Zaman algısı öznel bir durum. Kimisi için geçmek bilmezken, kimisi içinde bir çırpıda tükenir. Araştırmalar, bundan beynin ilkel kıvrımlarında yer alan bazal ganglia biriminin sorumlu olduğunu göstermekte. Bu bölge duyulara bağlı hücrelerle sıkı sıkıya bağlantılı. Aynı zamanda duygu durumumuzu da belirliyor.

Kimyasalları algılama: Kemoreseptörler sayesinde vücuttaki kimyasalları ve kan yoluyla bulaşan patojenleri tespit edebiliyoruz. Bu kemoreseptörler, çürümüş gıdalardan kaçınmak ve duman kokusundan uzaklaşmak gibi tehlikeli maddelerden uzak durmamızı sağlıyor. Bu kemoreseptörler ayrıca, zararlı bir şeyi vücudumuzdan atmak için oluşan kusma dürtümüzle de doğrudan bağlantılıdırlar.

İnsanların Sahip Olmadığı Duyular

Sadece hayvan dünyasında bulunan bazı duyular vardır.

  • Elektrosepsiyon – etrafımızdaki elektrik alanlarını hissetme yeteneği. Köpek balıkları avı tespit etmek için bunu kullanır.
  • Manyetik alanları algılama– yarasalar gibi birçok memeli, Dünya’nın manyetik alanını algılayabilir ve gezinmek için kullanabilir.

Birleşik Duyular – Sinestezi

Aşina olduğumuz duyular bile, her zaman çok açık değildir. En azından herkes için değildir. Bir kişinin iki duyunun bir karışımını yaşadığı nadir bir durum olan sinestezi düşünün. Bazı insanlar son derece tuhaf duyusal becerilere sahipler. Örneğin bu insanlar harfleri kendilerine özgü renklerle görebiliyorlar. Çoklu algı kısmen hepimizde bulunuyor. Araştırmalar duyu sistemlerimizin bir arada çalıştığını, bu şekilde elde edilen enformasyonun beynin birçok birimine yayılarak işlendiğini gösterdi. Daha fazla bilgi almak için: Sinestezi: Sesleri Koklamak, Şekilleri Duymak

Duyularımızın arkasındaki bilim hakkında daha fazla bilgi edinmek için videoya göz atabilirsiniz.

İleri Okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu