Centennial Lamp Ve Diğerleri: Bir Ampulün Yüzyıl Çalışması Aslında Mümkün!

ABD’nin Kaliforniya eyaletine bağlı Livermore kenti İtfaiye Müdürlüğü’nün önemli bir demirbaşı vardır. Bu sürekli yanan ve halen yanmaya devam eden bir ampuldür. Centennial Lamp adı verilen bu ampul ülkemizde de yüzyıllık lamba, yüzyıllık ışık gibi isimlerle bilinmektedir. 1901’den bu yana, 1976’da yangın istasyonunun farklı bir yere taşınması sırasında ampulün 22 dakika boyunca elektrikle bağlantısının kesildiği kısa bir aralık hariç, bu lamba hiç sönmemiştir. Uzun ömürlülüğünden dolayı da Guinness Dünya Rekorları Kitabına adını yazdırmıştır.

Centennial Lamp, Livermore, California’daki Firestation #6’nın içinde yanıyor.

Her yıl bozuk ampulleri değiştirmek için harcayacağınız para miktarı göz önüne aldığınız zaman, teorik olarak sonsuza kadar bozulmadan yanacak herhangi bir ampul olup olmadığını merak ediyor olabilirsiniz. Sonucunda evinizde kullandığınız normal ampullerin hiçbiri en iyi ihtimalle 1-2 yıldan fazla dayanmayacaktır.

Görünüşe göre, aslında var. Daha doğrusu bir zamanlar vardı. Centennial Lamp ise bunlardan sonuncusu. Bunun nedeni bu ampulün, 1920’lerde aydınlatma şirketleri tarafından ampullerin kullanım ömrü belirlenmeden önce üretilmiş olmasıdır. Sonucunda aydınlatma şirketleri ampullerinin ömrünü kısaltmanın daha karlı bir iş olduğunu fark edecekti.

Centennial Lamp Bu Kadar Uzun Bir Süredir Sönmeden Nasıl Yanıyor?

“Centennial Lamp”, Adolphe A. Chaillet tarafından icat edilen ve Shelby Electric Company tarafından geliştirilen bir akkor ampul türüdür. Ampulün filamanı karbondan yapılmıştır ve maksimum 60 watt değerindedir.

Centennial Lamp yapım aşamalarını gösteren bir çizim

Evinizdeki ampulün daha az dayanaklı olmasının ana nedeni, normal ampullerdeki filamanın “Centennial Lamp”de olduğu gibi karbondan ziyade tungstenden yapılmasıdır. Akkor ampullerde kullanılan elektriğin sadece yaklaşık %5’i ışığa dönüşmektedir. Gerisi ısı olarak boşa harcanır. Özünde akkor ampuller, yan ürün olarak biraz ışık veren ısıtmalı lambalar gibidir.

Ampulün bu uzun ömrü, benzersiz tasarımından kaynaklanıyor olsa da, o döneme ait ampullerin alıştığımızdan çok daha uzun süre yanması alışılmadık bir durum değildir. Aslında bir zamanlar üreticiler ömrü 2 bin 500 saati bulan ampuller üretmekle övünüyorlar, reklamlarında da buna dikkat çekiyorlar­dı.

“Centennial Bulb” dışında, istisnai olarak uzun ömürlü birkaç ampul daha var. Dünyanın en uzun süre çalışan ikinci ampulü Teksas’taki Fort Worth’da bulunmaktadır. The Palace Light Bulb adı verilmiş olan bu ampul, aslında Centennial Bulb ortaya çıkana kadar dünyanın en uzun ömürlü ampulü olarak kabul edilmekteydi. 

The Palace Light Bulb

İlk olarak 1908’de açılan bu ampul, o zamandan beri yanmaya devam ediyor. Aslında “Centennial Bulb”, dünyanın en uzun süre çalışan ampulü olsa da en eskisi değildir. Ediswan Light Bulb olarak adlandırılan aşağıda görmüş olduğunuz ampul 1883 yılından beri varlığını korumaktadır. Ancak bu ampul uzun ömrünü biraz da idareli kullanılmasına borçludur.

Ediswan Light Bulb

Neden Günümüzde Ampuller Bu Kadar Uzun Süre Yanmıyor?

Gördüğümüz gibi, aradan 100 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen hala çalışmaya devam eden birkaç ampul örneği var. Sonucunda günümüzde teknoloji açık ara geçmişe göre önde olduğuna göre bugün neden hiçbirinin yaygın olarak kullanılamadığını merak ediyor olabilirsiniz? Kısa cevap planlı eskitme adı ile bilinmektedir.

Planlı eskitme, bir ürünün mevcut sürümünün belirli bir süre içinde eski, hatta işe yaramaz hale gelmesini sağlayan bir stratejidir. Bu sınırlama sonucunda tüketici gelecekte ürünün yenisini almak zorunda kalacaktır. Bunun sonucunda da satışlar artacaktır. Bunun örneklerini sadece ampullerde değil akıllı telefonlarınızda da görmeniz mümkündür.

Sonucunda bir zamanlar Thomas Edison da dahil olmak üzere bir çok mucit ampullerin ömrünü uzatmak için çalışmalar yapıyordu. Bunun için pamuk, platin ve hatta bambu gibi farklı filamentlerle deneyler yapıyorlardı. Sonucunda da en iyi seçenek olmasa da üretim maliyeti ve uzum ömrü arasında bir yerlerde dengede kalan tungsten de karar kılınacaktı.

İşin İçine Karteller Girince Lambaların Ömrü de Giderek Kısaldı

1924 yılında Philips, International General Electric, OSRAM ve diğerleri  Pheobus Karteli adlı ilk küresel karteli kurdular. Amaç, ampul üretimini idare altına almak, dünya pazarını bölüşmekti. Herhangi biri uzun ömürlü bir ampul geliştirmeyi başarırsa, ampul değiştirme ihtiyacının ortadan kalkacağını anlamışlardı. Sonucunda ampuller çok uzun süre dayanıyordu. Bu onların bakış açısından pek iyi bir durum değildi.

İlk karar ampul­lerin ömrünü bin saatle sınırlandırmak oldu. Belirlenen saatten daha uzun ömürlü ampullerin üreticisi para cezasına çarptırılacaktı. Bunun olmamasını sağlamak için, daha önce ampullerin ömrünü uzatmakla görevlendirilen mühendisler, birdenbire tam tersini yapmak zorunda kaldılar. Farklı filamanlar zaman içinde test edildi.

1940’larda, bin saatlik bir ömür, ampuller için standart haline geldi. İlerle­yen yıllarda, mucitler yeni ampuller için onlarca patent başvurusunda bulunsalar da hiçbiri tüketiciye ulaşamadı. Planlı eskitme ile ilgili okumaya bu yazımızdan devam edebilirsiniz: Planlı Eskitme Nedir? Satın Aldığımız Şeyler Bozulmak İçin mi Tasarlanıyor?


Kaynaklar ve ileri okumalar


Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım

Matematiksel

Batuhan Erdik

Grafik tasarımcısı ve bilgisayar meraklısı...

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir