Alemşümül Sun’i Adamlar Fabrikası ve Üç Robot Yasası

Robot sözcüğü sanılanın aksine hayatımıza yeni girmedi, üstelik bu sözcüğü ilk kullanan bir bilim insanı değildi. Bir tiyatro oyunundan doğdu bu sözcük.

Çekoslovak tiyatro yazarı Karel Çapek’in 1920 yılında yazdığı “RUR”, “Rossum’s Universal Robots” (Rossum’un Evrensel Robotları) yapıtında ilk kez yer aldı. Karel, insan yapısı, insan benzeri “mekanik işçi” anlamında kardeşi Josef’in önerisi doğrultusunda kökeni eski Slav dillerinde kölelik demek olan “Rabota”ya uzanan robot sözcüğünü kullandı. Bu oyun 1927 yılında Türkçe’ye “Alemşümul Suni Adamlar Fabrikası” adıyla çevrildi.

 Karel Çapek
Karel Çapek

Çapek’in oyununda biliminsanı Rossum yapay parçalar kullanarak insana benzer bir yaratık üretir. Oğlu da bunların seri üretimini yapan fabrika kurar. Tüm işler, insana benzeyen bu makinelerce yapılır. Yeryüzünde herşey yoluna girer. İnsanlar çalışma zorunluluğundan kurtulur.

Yaptığı işi çok beğenen Bilgin Rossum daha üstün, insanlar gibi duyan, duyuları olan robotlar yapma düşüncesine kapılır. Düşünen bu robotlar bir süre sonra tüm işleri kendilerine yükleyen insanlara karşı ayaklanmaya karar verir. Robotlar dünyayı ele geçirir, dost düşman ayırmaksızın tüm insan soyunu yok eder.

“Pinokyo” ve “Frankenstein”dan buyana yazarların derinden ilgilendiği bir konuyu ele aldı, Çapek. İnsanların kendi ürünlerinin nasıl kendilerine yabancılaşarak onları yok etmeye yönelebileceğini irdeledi. 

1924 yılında “Karakik” adlı bir roman daha yazdı, Çapek. Atomun parçalanması, ilk atom ve hidrojen bombalarının üretilmesi ve nükleer silahlanma yarışını, gelecekteki tehlikelerini yıllar önce dile getirdi. Atom enerjisini keşfeden insanlığın nasıl kendi buluşu üzerindeki denetimi yitirdiğini anlattı.

Çok geçmeden edebiyattan sonra sinema da robotları keşfetti. Robotlara adı konulmadan ilk yer veren film sinemanın babası George Melies’in 1897’deki “Gugusse et L’Automate“ti. Robotlar ilk kez beyazperdede Fritz Lang’ın 1926’da çektiği “Metropolis” filminde görüldü. Bilimkurgu romanları ve filmleri aracılığıyla zaman içinde robotlar her zaman yanıbaşımızda oldu: “Oz Büyücüsü”, “Altı Milyon Dolarlık Adam”, “Uzay Yolu”, “Yıldız Savaşları”, “Blade Runner”, “Terminator”, “Robocop”…

Robot sözcüğünden önce kendinden iradeli şey” anlamına gelen “otomat kullanıldı. Gerçek anlamda robotun öncüsü de Cizreli Ebul-İz bilinen adı ile Cezeri oldu.

Robot sözcüğünü Çapek kazandırdı; ancak bilimkurgunun ünlü adı Isaac Asimov sevdirdi. ,

1940 yılında yayımlanan “Yeni Oyun Arkadaşı” adlı öyküsünde çocukları seven ve onlara bakabilen bir robotu “Robbie”yi anlattı ve ünlü robot yasasının birinci maddesine ilk kez bu öyküde yer verdi.

Daha sonra bunu sürdürdü. Asimov robot yasasını ünlü bilimkurgu yayıncısı John V. Campbell’e anlattı. Robot yasalarını John V. Campbell ile birlikte düzenledi:

3 Robot Yasası

1-Bir robot hiçbir şekilde insana zarar veremez; veya pasif kalmak suretiyle zarar görmesine izin veremez.

2-Bir robot kendisine insanlar tarafından verilen komutlara 1. kuralla çelişmediği sürece itaat etmek zorundadır.

3-Bir robot 1. ve 2. kurallarla çelişmediği sürece kendi varlığını korumak zorundadır.

Asimov zamanla bu yasaların yetersiz kalmasını düşünerek Sıfırıncı Yasa (Zeroth Yasası) adıyla ekleme yapmıştır. Bu yasaya göre ise “Hiç bir robot, insanlığa zarar veremez ya da hareketsiz kalarak insanlığın zarar görmesine izin veremez.” şeklindedir.

Bilgin Edward Fredkin, “Tarihte üç büyük olay vardır. Bunlardan ilki evrenin oluşumudur, ikincisi ise yaşamın başlangıcıdır.B u ikisiyle eşdeğer önemli olan üçüncüsü ise yapay zekânın ortaya çıkışıdır” der.

Düşler, oyun ve oyuncağın tarihi yapay zekâya gidişin tarihidir.

Songül Saydam

Matematiksel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı