SOSYAL BİLİMLER

Seyirci Etkisi: Biri Yardım Etmeli Ama Kim?

Seyirci etkisi (Bystander effect), yardıma ihtiyaç duyulan bir durumda, çevrede olaya tanıklık eden kişi sayısı ne kadar fazla ise, müdahale eden kişi sayısının o oranda düştüğünü belirten psikolojik bir terimdir. Bu durum aynı zaman da sorumluluğun dağılması olarak da bilinir.

Seyirci etkisi ile ilgili deneye geçmeden önce kafanızda bir senaryo canlandırmaya çalışalım…

***

Küçük bir ofiste oturuyorsunuz. Deneyi yapan kişinin asistanı size takmanız için bir mikrofon ve kulaklık uzatıyor; söyleneni yapıyorsunuz. Odada yalnızsınız ve sonunda araştırma liderinin sesi kulaklıklardan duyulmaya başlıyor.

“Herkese merhaba. Geldiğiniz için teşekkür ederim. Üniversite yaşantısıyla ilişkili kişisel problemleriniz hakkında düşüncelerinizi paylaşmanız için siz 6 kişiyi buraya davet ettik. Çekinme duygunuzu en aza indirmek için bazı önlemler aldık. Önce, zaten farkında olduğunuz üzere yüz yüze konuşmak yerine konuyu bir kapalı devre sisteminde tartışacağız. İkinci olarak, başlangıçta yapacağınız konuşmayı kimse duymayacak. Böylece kendinizi baskı altında hissetmeyeceksiniz.

Ben de sizi dinlemeyeceğim, tartışmayı düzenleyebilmek için mekanik bir sistem kurduk. Biri konuşurken diğer tüm mikrofonlar kapalı duracak. İki dakikalık süre bittiğinde makine, sıradaki kişinin mikrofonunu otomatik olarak açacak.

Bu şekilde birkaç tur grupta konuşma yapacağız ve sonra da herkesin ortaya konuşabileceği açık bir oturum yapacağız. Herkes işlemi iyice anladıysa, oturumu başlatacağım.”

Sandalyenizde oturmuş, ne söyleyeceğinizi düşünüyorsunuz. Önce birinci katılımcının sesi geliyor ve iki dakika boyunca okul hayatına uyum sağlamak ile yaşadığı sıkıntılardan bahsediyor. Sonra ikinci, üçüncü…

Size sıra gelince siz de kendi problemlerinizi anlatıyorsunuz. Herkes bir kez konuşmasını yaptıktan sonra sıra yine ilk konuşmacıya geçiyor. Ancak bu kez konuşmacının sesi hırıltılı, sanki nefes alamıyormuş gibi ve yardım istiyor…

“Yardıma ihtiyacı var. Bunu deneyi yapanlara söylemeli miyim? Yoksa başkaları söylemiş midir?”

***

Yukarıda okuduğunu sahne 1968 ‘de Columbia Üniversitesi’nde on üç kez oynandı. Her defasında, şaşkın bir dinleyici hemen genç adamın yardımına koşsun mu, yoksa bunu başkasına mı bıraksın kararsızlığını yaşadı. Ama bu insanların bilmediği şey, aslında acil bir durumun falan olmadığıydı.

Nöbet geçiren adamın sesi de, tıpkı diğer altı katılımcının sesi gibi aslında teypten geliyordu. Üniversite yaşantısıyla ilişkili problemlerinin tartışılmasına gönüllü katılımcılar, John Darley ve Bibb Latane‘nin “Acil Durumlarda Yakındaki Kişilerin Müdahalesi” adlı deneyinde kobay olmuşlardı.

Darley ve Latane’nin deneylerine doğrudan esin kaynağı olan olay, 1964’te manşetlere taşınan Kitty Genovese cinayetiydi.

Kitty Genovese Cinayeti

Genovese, sabaha karşı saat 3’te evine dönerken, apartmanın dışında eli bıçaklı bir adamın saldırısına uğramıştı. Kadın imdat dilerken adam onu defalarca bıçaklamış ve tecavüz etmişti. Olay yarım saat sürmüştü. Yukarıda apartmanda ışıklar yanmış, insanlar bu gürültünün nedenini öğrenmek için pencerelere çıkmıştı. Ama kimse yardıma koşmamıştı.

Genovese’nin cinayete kurban gitmesi kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Kılını bile kıpırdatmayan çevre sakinleri, kalpsiz ve ruhsuz olmakla suçlandı. Darley ve Latane görgü tanıklarının tepki vermemesinin bireylerin psikolojisiyle ilişkili olmadığından kuşkulandı. Bundan grup psikolojisinin sorumlu olduğunu düşündüler.

Deneylerini işte bunu kanıtlamak için tasarlamışlardı. Deneklerin, iki kişiden oluşan bir tartışma grubunda ya da (yukarıda anlatıldığı gibi) altı kişilik bir tartışma grubunda bulunduklarına inanmalarını sağladılar.

İki kişinin olduğu durumdaki denekler, genç adam nöbet geçirmeye başlar başlamaz deneyi yapanları uyarmak için dışarı koştu. Bir şeyler yapmak zorundaydılar, çünkü yardım çağrısını kendilerinden başka kimse duyamazdı -yani öyle inanmışlardı.

Ama altı kişinin olduğu durumda, denekler çok daha farklı davranmışlardı. Bu kez harekete geçmeden önce duraksamışlardı. Ne yapacaklarının kararsızlığı içinde, acı çekerek, hiçbir şey yapmadan oturarak başka birinin yardım edip etmeyeceğini düşünüp durmuşlardı.

Deneklerin yüzde 38’i odayı hiç terk etmedi. Tıpkı Kitty Genovese cinayetinin tanıkları gibi, çevrede kayıtsız kalan kişilerden biri olmuşlardı.

Deneyin gösterdiği olguya “sorumluluğun dağılması”( Diffusion of responsibility) adı veriliyor ya da baştada söylediğimiz gibi, seyirci etkisi…

İnsanlar bir grup halinde acil bir durumla karşılaştıklarında, çevrelerine bakıp, “Nasılsa başkası yardım eder” diye düşünmeye meyillidir. Kimse doğrudan kendini sorumlu hissetmez. Ve sonunda kimse bir şey yapmaz.

Darley ve Latane deney sonuçlarını 1968 yılında yayımladılar. İlerleyen yıllarda başka araştırmacılar başka yöntemlerle sahte acil durumlar yaratarak deneyi geliştirdiler, sonuçlar birbirine yakın çıktı.

Bu araştırmalar bizlere grup psikolojisi ve sorumluluğun dağılması olgusu hakkında çok şey öğretti. Konu hakkında biraz daha fazla bilgi edinmek isterseniz izlemenizi öneririz.

Grup psikolojisi hakkında bir başka ilgi çekici çalışma okumak isterseniz: Ringelmann Etkisi: Takımlar Neden Tembeldir?

İleri Okumalar: https://www.theguardian.com/society/2016/apr/09/kitty-genovese-jamie-bulger-bystander-effect

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı