Psikoloji

Seyirci Etkisi: Ne Zaman Yardım Ederiz Ya da Etmeyiz!

1964 yılında New York’da Kitty Genovese adlı genç kadın, evinde bir adamın saldırısına uğramıştı. Olay yarım saat sürmüş ve çevre apartmanlarda yaşayanlar gürültünün nedenini öğrenmek için pencerelere çıkmıştı. Ama kimse yardıma koşmamış hatta polisi bile aramamıştı. Bu durum sosyal psikolojide “seyirci etkisi (bystander effect)” olarak yer aldı.

Başkalarının varlığı, insanların yardım etme isteğini azaltır. Acil bir durumda, olaya tanıklık edenlerin sayısı ne kadar fazlaysa, acil ihtiyacı olan kişiye yardım etme ihtimali de o kadar düşüktür. Bunun nedeni yardıma ihtiyacı olan kişiye karşı duyulan sorumluluğun seyirciler arasında dağılmasıdır. İnsanlar, “Nasılsa başkası yardım eder” diye düşünmeye başlar. Kimse doğrudan kendini sorumlu hissetmez. Ve sonunda kimse bir şey yapmaz.

Kitty Genovese, sabaha karşı saat 3’te evine dönerken, apartmanın dışında eli bıçaklı bir adamın saldırısına uğramıştı. Kadın imdat dilerken adam onu defalarca bıçaklamış ve tecavüz etmişti.

Seyirci Etkisi Nedir?

Genovese’nin cinayete kurban gitmesi kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Bu esnada Bibb Latane ve John Darley Genovese cinayeti gerçekleştiği sırada New York’taki üniversitelerde ders veren iki sosyal psikologdu. İkili, görgü tanıklarının tepki vermemesinin bireylerin psikolojisiyle ilişkili olmadığını düşündü. Sonunda Latane ve Darley acil durumlarda in­sanların karar verme mekanizmalarının nasıl işlediğini anlamak için bir seri araştırma yaptılar ve bu araştırmalarının sonucunda seyirci etkisinde kalma davranışını açıkla­maya yönelik bir model oluşturdular. Bu model beş basamaktan oluşmaktaydı.

  1. İnsanlar öncelikli olarak olayı fark eder
  2. Daha sonra bunun acil bir durum olup olmadığına karar verir.
  3. Eğer acil bir durumsa bu durumdaki kişisel sorumlulukların ne ölçüde olduğunu tartar.
  4. Kendilerini so­rumlu hissediyorlarsa nasıl yardım edebileceklerini düşünürler.
  5. Son olarak olaya müdahale ederler. Eğer bu beş basamaktan herhangi birinde negatif bir değerlendirme yapılırsa, insanlar olaya müdahale etmezler.

Darley ve Latane deney sonuçlarını 1968 yılında yayımladılar. Araştırmaları bizlere grup psikolojisi ve sorumluluğun dağılması olgusu hakkında çok şey öğretti. Artık biliyoruz ki İnsanların acil durumlarda yardım edip etmeme davranışını olay yerinde başkalarının olup olmaması büyük ölçüde etkiler. Olay yerinde başkalarının olması, sorumluluğun kişiler arasında dağılması (diffusion of responsibility), toplu yok sayma (plurastic ignorance), ve iz­leyicilerin ket vurması (audience inhibition) gibi sosyal psikolojik süreçlere yol açar.

Seyirci Etkisi Neden Gerçekleşir?

 Seyirci etkisi: yardıma ihtiyaç duyulan bir durumda, çevrede olaya tanıklık eden kişi sayısı ne kadar fazla ise, müdahale eden kişi o kadar az olur. Görsel: https://sketchplanations.com/

Acil bir du­rumda çevrenizde herhangi bir kimse yoksa bütün sorumluluğun size ait olduğunu düşünür ve kişiye yardım edersiniz. Eğer çevrenizde birden fazla kişi varsa, yardım etme davranışı için hissettiğiniz sorumluluk bu kişiler arasında da­ğılır. Sonuç olarak, yardım etme davranışı azalır. Toplu yok sayma olgusu da acil du­rumların tahmin edilebilen olgular olmaması ve aynı zamanda potansiyel risk taşımasından dolayı ortaya çıkar. Böyle durumlarda, insanlar nasıl davranmaları gerektiğini bilmediği için çevresindeki diğer insanların ne yaptıklarını gözlemlerler ve aynı davranışı sergilerler.

Sonuçta çevredeki kişilerde aynı sorgulamayı yaşadıklarından sonuçta hiç kimse hiçbir şey yapmaz. Ayrıca çevrede başkalarının bulunması, insanlarda davranışlarının gözlem­leneceği için kaygı yaratır. Yardım davranışında bulunmak isteyen kişi, çevrede başka kişiler olduğu için acaba yanlış bir şey yapar mıyım korkusu yaşar. Bunun sonucunda yardım etme davranışından vazgeçer.

Araştırma İle İlgili Bir Deney

Latane ve Darley’in düzenlediği bir klasik deneyi ele alalım. İnsanların şehir hayatına karşı tutumlarını inceleyen bir çalışmaya katılıyorsunuz ve belirlenen saatte geliyorsunuz. Bir uyarı yazısı, çalışmanın başlamasını beklerken bir anketi doldurmanızı söylüyor, siz de oturup doldurmaya başlıyorsunuz. Sonra tuhaf bir şey gözünüze çarpıyor. Duvardaki bir hava deliğinden içeri beyaz bir duman süzülüyor. Kısa sürede odayı öyle çok duman kaplıyor ki anket kâğıdını bile zar zor görebiliyorsunuz. Ne yapardınız?

Bu deneyde odada tek başına olanların %50’si iki dakika içerisinde odadan çıkıp bir yangın tehlikesi olduğunu söylemişti. 6 dakika sonunda katılımcıların %75’i deney görevlilerini uyarmak için odadan çıkmıştı. Peki ya yalnız olmadıklarında ne yapacaklardı? Bir orantı kurarsak daha fazla kişinin aynı tepkiyi vermesini bekleriz. Ancak odada üç kişi birlikte otururken dumanın görülmesi durumunda 2 dakika içinde sadece %12, 6 dakika içinde de %38’inin dumanı yetkililere haber vermişti.

Bu durum söz konusu olan insan davranışı olduğunda matematiğin geçerli olmayabileceğinin de bir göstergesi gibidir. Burada sorun, grubun üyeleri birbirlerine bakıp her şeyin yolunda gittiğinin düşünüyordu. Hava deliğinden duman çıkarken yaşananlar belirsiz olduğunda gruplar hâlindeki insanlar birbirlerini rahatlatıyordu.

Sonuç olarak seyirci etkisi nedeniyle bir grubun içinde ise bir yardım isteği olduğunda yanıt verme konusunda tepkilerimiz azalır. Ancak doğrudan hitap edildiğinde insanlar yardım etme konusunda, daha fazla sorumluluk hisseder. Bundan sonra bir yardım çağrısı aldığınızda ilk harekete geçen siz olun. Aynı etki nedeniyle çevrenizde size katılanların sayısının arttığını görmeniz bu durumda olası olacaktır.

Kaynaklar ve İleri Okumalar:

  • Why we still look away: Kitty Genovese, James Bulger and the bystander effect; ttps://www.theguardian.com/
  • Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı; Sosyal Psikolojiye Giriş; 2014; ISBN: 978-975-503-226-9

Matematiksel

Sibel Çağlar

Yola Kadıköy Anadolu Lisesi ile başladım. Ardından gelen tesadüfler, zamanında pek de sevmediğim, matematik ile yolumu kesiştirdi. Sonucunda Marmara Üniversitesinde İng. Matematik öğretmenliğinden mezun oldum. Zaman akıp gitti; bu süreçte ben de çeşitli özel eğitim kurumlarında matematik öğretmenliği ve eğitim koordinatörlüğü yaptım. Bu esnada da bol bol matematik ile ilgili serzenişlere şahit oldum. Ne yapmalı diye düşünürken, aklıma bu site fikri geldi. 2015 yılında matematiksel.org web sitesini kurdum. Amacım bilime ve özelinde matematiğe ilgiliyi arttırmaktı. Matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarının da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Yolumuz uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu