Bir Türk satrançta Benjamin Franklin ve Napolyon Bonapart’ı mağlup etti. Mekanik Türk akçaağaçtan oyulmuş, üstünde satranç tahtası olan ahşap bir dolabın arkasında oturan gerçek boyutlarda bir otomattı.
21. yüzyıldayız ve yapay zeka çağındayız. Ancak 18. yüzyılda günümüzün yapay zekasına benzer şekilde davranan bir satranç makinesi vardı. Mekanik Türk olarak bilinen bu cihaz, insanların bir mankenin satrançta onları yenebileceğine inanmasına neden olacaktı. Buna inanlar arasında önemli isimler de vardı.
Mekanik Türk Tam Olarak Nedir?
1826’nın başlarında, Avrupa’nın en ünlü satranç ustalarından biri, Amerika’daki ilk maçı için New York’a geldi. Etkinlik, haber makaleleri ve reklamlarda geniş çapta lanse edilecekti. İlk gösterisine yaklaşık 200 kişi katıldı. Satranç ustası kendisine meydan okumaya cüret eden herhangi bir kişiyi yenmeye başladı. Çok geçmeden, gizemli satranç ustasının hikayeleri New York’taki bütün büyük gazetelerin sayfalarını dolduruyordu.
Bu aslında kulağa çok da önemli bir şey gibi gelmeyebilir. Ancak bu satranç ustasının gerçek bir insan olmaması elbette işi değiştirecektir. Aydınlanma çağı aynı zamanda büyük yanıltma ve sahteciliklerin de çağı olmuştur. Bu konuda en ilginç örneklerden biri, Satranç Oynayan Türk ya da Mekanik Türk adı ile tanınmakta olan bir otomattır.
Makine, Kraliçe Maria Theresa’ya verdiği sözü yerine getirmek için 1770 yılında Macar mucit Wolfgang von Kempelen tarafından tasarlanmıştı. Bu otomatın icadından bir yıl önce imparatoriçenin sarayına bir sihirbaz gelmiş ve Kempelen dahil herkesi gösterisi ile etkilemişti. Bir yıl sonra Kempelen, Mekanik Türk’ün kraliçeye hediye edecekti.
Otomatın ilk performansı 1770’de Viyana’da Maria Theresa ve bir grup soylunun önünde gerçekleşti. O dönemlerde mekanik oyuncak ve aletlere ilgi büyüktü. Bu nedenle büyük merak uyandırdı. Aslında kimse olan biteni tam olarak anlayamamıştı. Bazıları, otomatın bir şekilde manyetizma tarafından kontrol edildiğini iddia etti.
Makineyi yakından görme fırsatı verilen kişilerden biri de ünlü İngiliz mühendis ve matematikçi
Charles Babbage’dı . Babbage, 1819’da Turk’le iki kez oynadı ve her iki maçı da kaybetti. Babbage, otomatın “zeki” olmadığından, yalnızca bir aldatmaca olduğundan şüpheleniyordu. Ancak o da bunu ispatlayamayacaktı.
Satranç Oynayan Otomat Dünya Çapında Ünlü Olmuştu
Kempelen 1774’te gösterilerini sonlandırdı. Ancak ilerleyen yıllarda Maria Theresa’nın halefi II. Joseph’in saltanatı sırasında ilgi yeniden canlandı. 1783’te, Joseph’in emriyle Kempelen, otomatı iki yıllık bir Avrupa turuna çıkardı.
O esnada dünyanın en iyi satranç oyuncularından bazıları bu otomat ile karşı karşıya geldi ve kaybetti. Hatta yendiği kişiler arasında, o zamanlar Amerika’nın Fransa büyükelçisi olarak görev yapan Benjamin Franklin bile vardı. Otomatik işlevlerinin ardındaki sırrı ortaya çıkarmak için Fransız Bilimler Akademisi’nden araştırmacılar tarafından bile araştırıldı. (Ama bulamadılar.)
Kempelen 1804’te öldü. Sonrasında Mekanik Türk’ü Johann Maelzel adlı bir Alman mucit ve şovmen satın alındı. Kendisi reklam ve tanıtım işlerine ağırlık verdi. 1809’da Viyana’da Türk ile Napolyon Bonapart arasında bir maç düzenlediğinde beklediği fırsat oluşmuştu.
Mekanik Türk satranç oynamada o kadar iyiydi ki, oynadığı insanların çoğunu yenmekle kalmıyor, aynı zamanda birisinin oyun sırasında hile yapması durumunda bunu fark da ediyordu. Hatta bu duruma sinirlendiği için ayağı ile masaya vurarak tepki gösteriyordu.
Napolyon ile Mekanik Türk iki maç oynadı. İlkinde Napolyon üç kural dışı hamle yaptı. Türk buna itiraz etti ve kolunu kullanarak oyunu sonlandırdı. İkinci oyunda Napolyon makineye karşı kaybetti. Napolyon’da Türk’ün gücüne karşı koyamamıştı.
Edgar Allan Poe Aldatmacayı Ortaya Çıkartıyor
Mekanik Türk ile oynanan oyunlardan birine tanıklık eden ünlü Amerikalı şair Edgar Allan Poe konuya temkinli yaklaşacak ve ortada bir sahtekarlık olduğunu “Maelzel’s Chess Player,” kaleme alacaktı. 1780’lerde ilk ortaya çıkışından bu yana, şüpheciler, makinenin kendi başına satranç oynayabildiği iddiasını çürütmeye çalışan birkaç broşür ve açıklama yazmıştı. Ancak gerçeğin ortaya çıkması için biraz daha zamana ihtiyaç vardı.
Otomatın masası ve oyuncusu, gerçek boyutlardaydı. Ancak bu kadar heybetli yapılmasının nedeni biraz da iç hacmini geniş tutmaktı. Çünkü oyuncusu gerçekte bilinçli bir otomat değil, bunun yerine oyun masasının içinde saklanarak oturmuş olan Johann Allgaier (1763-1823) adlı iki bacağından kötürüm bir cüce idi.
Kempelen veya Maelzel, iç kısımları izleyiciye göstermek için her gösteride tüm kabin kapılarını açarlardı. Bu esnada Johann Allgaier gözden kaybolmak için eski bir numara olan mekanik bir kayar koltuk kullanmaktaydı. Yani kapaklar açık iken sahnenin altına saklanıyor, sonrasında da yerini alıyordu. Bundan sonrada bir mum yakıp, satranç taşlarının tabanındaki mıknatısların çektiği bir dizi sarkan metal diski izleyerek hamlelerini yapıyordu.
Mekanik Türk Adı Günümüzde Halen Hatırlanıyor
Poe’nun bulguları yayınlandıktan sonra insanların Mekanik Türk’e olan ilgisi kaybolmaya başladı. Daha sonra makine daha detaylı incelendiğinde, sol kapıdaki saat mekanizmasının ve ahşap dolabın alt çekmecesinin arkasındaki gizli alan bulundu.
1770’ten 1854’e kadar otomat çeşitli sahipleri tarafından yine de sergilenecekti. Sonrasında da bir müzeye bağışlandı. Müzenin alev aldığı 5 Temmuz 1854 gecesine kadar da burada hareketsiz kaldı. 2005 yılında Amazon.com, veri toplama ve analizi arttırmak amacıyla, Amazon Mechanical Turk’ü (MTurk) piyasaya sürdü. İsmini tarihe “Satranç Oynayan Türk Otomatı” olarak geçmiş olan Mekanik Türk’ten almıştı. Yazının devamında göz atmak isterseniz. Modern Teknoloji Gelişmeden Önce Yapılmış 5 Antik Robot
Kaynaklar ve ileri okumalar:
- The Turk: Wolfgang von Kempelen’s Fake Automaton Chess Player. Yayınlanma tarihi: 21 Haziran 2021; Bağlantı: The Turk: Wolfgang von Kempelen’s Fake Automaton Chess Player/
- How a Phony 18th Century Chess Robot Fooled the World. Yayınlanma tarihi: 22 Ağustos 2018. Bağlantı: How a Phony 18th Century Chess Robot Fooled the World
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel