18. Yüzyılda Satranç Ustası Bir Otomat: Mekanik Türk

Günümüzde satranç oyununda insanlar makinelere karşı direnmekte zorlanıyor ama acaba bu başımıza ilk defa mı geliyor?

Hayır…

1800’lü yıllara geri dönün ve bir satranç karşılaşması canlandırın gözünüzde. Tahtanın bir kenarında, matematik ve satranca ilgisi bilinen Napolyon Bonapart olsun diğerinde ise bir Türk. Üstelik Türk Bonapart’ı yensin…

Hemen Türk gibi güçlü boşuna dememişler, yenecek elbette demeyin bu Türk biraz farklı, çünkü o bir insan değil bir otomat, adı da Mekanik Türk.

Adının Türk olması sizi yanıltmasın yapan bir Türk değil. Wolfgang von Kempelen adında bir Macar mekanikçi tarafından yapılmış. Adı neden Türk derseniz muhtemel o zamanlarda batıyı etkisi altına alan oryantalist akımın etkisinden. Sonuçta hatırlayın aynı zamanlarda Mozart’ın bestelediği bir Türk Marşı da var.

Mekanik Türk, 120 cm uzunluğunda, 105 cm genişliğinde ve 60 cm yüksekliğinde. Karşısına birisi oturduğunda hemen satranç tahtasına bakıp taşları elleriyle hareket ettirmeye başlıyormuş. Karşı tarafa yaptığı hamlenin bittiğini belirtmek için başını sallıyor, oyunun ardından gelen soruları cevaplamak için bir tepside bulunan harfleri birleştiriyormuş.

Kimler onu yenmeye çalışmamış ki…

Başta da dediğimiz gibi Napoleon Bonapart, Charles Baggage ve onlarcası. Ancak hiçbiri başarılı olamamış.

Sonuçta bizim Türk Otomatımızın ünü Avrupa’yı aşmış, yavaş yavaş ABD’ye doğru yayılmaya başlamış. Benjamin Franklin’de ona karşı meydan okumuş ama nafile..

Ünlü yazar Edgar Allan Poe, Mekanik Türk için yazdığı bir tanıtım yazısında

“Oyunu kazanmadan önce kafasını bir zafer edasıyla sallıyor, kendini beğenmiş bakışlarla etrafına göz gezdirdikten sonra sol kolunu her zamankinden daha geriye çekiyor ve parmaklarını bir süre dinlendiriyor”

Çok uzun bir süre kimse bu makinenin nasıl çalıştığını ve rakiplerini nasıl yendiğini anlayamamış. Yapımından 85 yıl sonra bir yangında yok olmuş bu otomat…

Peki ama sırrı neydi derseniz.

Elbette masanın içinde bir satranç ustası vardı. Ve çeşitli mekanik sistemler yardımıyla hamleleri anlıyor ve karşılık veriyordu. Masanın içine sığmasındaki neden de kendisinin aslında cüce olmasıydı. Adı da Jacques-François Mouret…

Aşağıdaki görsel, Mekanik Türk’ün nasıl çalıştığını gösteriyor.

Mekanik Türk, satranç masasında dahi olsa, Avrupa’daki ünlü isimlere, Türkleri yenme zevkini yaşatmış gibi gözüküyor uzunca bir süre…

Matematiksel

 

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın

Hayvanlar da Sayabilir mi?

Karmaşık matematik problemleri çözebilmek, insanları hayvanlar âlemindeki diğer canlılardan ayıran özelliklerinden biridir. Buna rağmen bazı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ga('send', 'pageview');