Wilhelm Steinitz: Satrancın Babası ve İlk Satranç Dünya Şampiyonu

Tarihteki en iyi satranç oyuncuları farklı nedenlerle hatırlanmaktadır. Bazıları zamanlarının çok ilerisinde olan dâhilerdi, bazıları agresif bir oyun tarzı sergileyen savaşçılardı. Bazıları ise satranç oyunun gelişimini şekillendiren ve sonraki nesilleri derinden etkileyen düşünürlerdi. Kuşkusuz ki ilk Dünya Şampiyonu Wilhelm Steinitz üçüncü profile verilebilecek bir örnektir. 19. yüzyılın sonlarında, satrançtaki bir çok üstünlüğüyle birlikte, Steinitz’in satranca olan en büyük katkısı satranç teorisyenliğidir.

Steinitz, satrancı bilimsel olarak inceleyen ve strateji kuralları geliştiren ilk kişidir. Bu nedenle modern satrancın babası olarak kabul edilmektedir. Günümüzde yapay zekanın ilgilendiği problemlerden biri oyun modellemesidir. Bu algoritmalar ve modeller ünlü satranç teorisyenlerinin oyunlarının analizleriyle elde edilmektedir. Satranç algoritmasına oyun tarzı ve teorisiyle katkıda bulunmuş Wilhelm Steinitz bu yazımızın konusu…

“Satranç entelektüel jimnastiktir.”

Wilhelm Steinitz

Kısaca Wilhelm Steinitz

Steinitz, 14 Mayıs 1836’da Prag’da doğdu. Yahudi gettosunda yaşayan çok fakir bir ailenin on üç çocuğunun sonuncusuydu. Babası bir terziydi ve genç Steinitz’in haham olmasını hayal ediyordu. Ancak Steinitz’in hedefleri farklıydı. Satranç oyununu babasından öğrenmişti. Sonrasında sık sık evden kaçıp satranç kafelerini ziyaret etmeye başladı. Bunlardan biri, Prag’ın en iyi satranç oyuncularının uğrak yeri olan Café Wein’di.

Matematiğe meraklı olan Steinitz, genç yaşta teknik üniversitede okumak amacıyla Viyana’ ya gitti. Viyana Politeknik’te matematik okumaya başladı. Ancak yetersiz burs ve sağlık sorunları yüzünden öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Bu esnada Cafe Romer’de satranç oynamaya başlamıştı. Özellikle rakiplerine karşı gözleri kapalı biçimde satranç oynaması ile dikkat çekiyordu. Sonucunda kısa zamanda Viyana’nın en iyi satranç oyuncularından biri olmuştu. Bu esnada da geçimini gazetecilik yaparak sürdürmeye çalışıyordu. Ancak buradan elde ettiği gelir yetersizdi. Sonuçta profesyonel olarak satranç oynamaya ve geçimini bu şekilde kazanmaya karar verdi.

İlk Satranç Dünya Şampiyonluğu

Okulu bırakıp tamamen satranca yöneldikten sonra giderek daha başarılı bir oyuncu haline gelmeye başladı. Ulusal şampiyonalarda 1859’da üçüncü, 1860’ta ikinci, 1861’de otuz dört maçta otuz galibiyet ve bir mağlubiyetle birinci oldu. 1861’deki zaferinin ardından, Viyana Satranç Topluluğu tarafından Steinitz’den 1862’deki ikinci Büyük Londra Turnuvasında Avusturya’yı temsil etmesi istendi.

Bu, Steinitz’in kendisini test edebileceği dünyanın en iyi oyuncularının bir araya geldiği ilk uluslararası turnuvası olacaktı. Ancak bu turnuvayı 6. olarak tamamladı. Hayal kırıklığına uğrasa da bu etkinliğe katılımı, düşündüğünden daha büyük sonuçlar doğurdu. Bunların en başında o dönemin en büyük oyuncularını barındıran Londra’ya taşınması ve burada bir gazetede bir satranç yazarı olarak iş bulması geliyordu.

Size ilginç gelebilir ancak bir zamanlar Londra’da satranç turnuvalarında önemli bir miktarda bahis ortalıkta dönerdi. Zenginlerin bir eğlence biçimi de buydu. Bu tip bahislerin ikisinde Wilhelm Steinitz karşısındaki önemli rakipleri yendi ve giderek dikkat çekmeye başladı. 1861’deki turnuvayı kazanan Adolf Anderssen’ karşı ikinci bir maç yapması için planlamalar başladı. Anderssen’e karşı oynanan maç, 1866’da Londra’da gerçekleşti. Sonucunda Steinitz’in 8-6 galibiyeti ile tamamlandı. Pek çok kişi Steinitz’i bu maçtan sonra dünya şampiyonu olarak tanımaya başladı. Ancak henüz bu şampiyonluk tam olarak resmiyet kazanmamıştı.

Wilhelm Steinitz’in Teorisyen Yanı

1897 Yılında Amerika’da Newyork Kentinde  Lipschutz ve  Steinitz karşılaşması..

Yenilgiler kimileri için yeni fırsatlar anlamına gelir. Nitekim Wilhelm Steinitz içinde böyle oldu. kendisi oturup yenilgileri üzerine düşünmeye ve rakiplerinin hamlelerini analiz etmeye başladı. Yüzyıllar boyunca satrancı etkisi altında bırakan romantik akım sürecinde oyuncular satrancın derinliğini tam kavrayamamıştı. Steinitz satranca bir ‘bilim’ dalı olarak yaklaştı ve bunu sağlam temellere oturtmaya çalışarak yazıya döktü. Bu sayede asırlardır hüküm süren romantik ekol Steinitz’in çabaları ile yıkıldı. Sonucunda modern satrancın temelleri atıldı.

Bu esnada Steinitz yarışmalara dokuz yıl ara verdi. Bu süreyi profesyonel kariyerinin diğer önemli etkinliği olan satranç gazeteciliği için harcadı. 1873’te önde gelen İngiliz spor dergisi The Field’ın satranç muhabiri oldu.

Steinitz, 1882’de yeniden sahneye çıktı. Bu seferki rakibi Johannes Hermann Zukertort’du. 1882’de Steinitz maçı kazandı. Zukertort, 1883 Londra Uluslararası Turnuvası’nı kazanarak yanıt verdi. Bu ikili arasındaki rekabet İngiliz bahis sever destekçilerin yeniden ilgisini çekti. Steinitz ve Zukertort arasındaki bir sonraki maç 1886’da gerçekleşti. Herkes bu maçı ilk Dünya Şampiyonası olarak adlandırdı. Zukertort 4-1 öne geçse de sonunda yeni analizleri ve oyun stili sayesinde Steinitz oyunu kazandı. Sonucunda da resmen ilk Dünya Şampiyonu olmuştu.

Steinitz unvanını 1894 yılına kadar korudu. Sonrasında sağlık sağlık sorunları dolayısıyla performansı düşmeye başladı ve 12 Ağustos 1900’de öldü. Hiç kimse satranca yaklaşımda Steinitz kadar kapsamlı değişikliklere neden olmadı. Bunun sonucunda kendisi bugün satrançta en etkili figür olarak yerini koruyor.



Kaynaklar ve ileri okumalar

  • 1. Hooper, David, Steinitz’ Theory, British Chess Magazine Vol. 104, p.370 Sept 1984. Divinsky, Nathan, The Chess Encyclopedia Facts on File, 1991.
  • 2. Hooper, David and Kenneth Whyld, Oxford Companion to Chess, Second Edition, Oxford University Press, 1992.
  • Wilhelm Steinitz; Bağlantı: https://biography.yourdictionary.com/wilhelm-steinitz

Matematiksel

Zühre AYDIN YENİOĞLU

Matematik Öğretmeni - Dr. Bilgisayar Mühendisi
Başa dön tuşu