Psikoloji

Tehlikeli Bir Tutum: Mükemmeliyetçilik

Mükemmeliyetçilik, kişinin kusursuzluk ve mükemmellik için çabalamaya duyduğu ilgiyle karakterize edilen geniş bir kişilik tarzıdır. Genellikle başarı şansını artıran olumlu bir özellik olarak görülse de aslında sonuçları bu beklentiden çok daha farklı olabilir. Hedeflere ulaşmayı zorlaştıran kendi kendini yenilgiye uğratan düşünce veya davranışlara yol açabilir. Ayrıca stres, kaygı, depresyon ve diğer zihinsel sağlık sorunlarına da neden olabilir. Mükemmeliyetçi insanlar, mükemmel olmadıkça yaptıkları hiçbir şeyin değerli olmadığına inanırlar. İlerlemelerinden gurur duymak yerine, yaptıklarını sürekli olarak başkaları ile karşılaştırırlar. Hedef kusursuzluğu elde etmek olur ki bu mümkün değildir. Bu nedenle mükemmeliyetçi özelliklere sahip kişiler arzu ettikleri sonuçları elde etseler bile yine de tatminsizlik duygusu yaşayacaklardır.

Eğer siz de iki cümlelik bir e-postayı yazmak için 30 dakika harcıyorsanız, etrafınızda başarılı olan başkaları için mutlu olmakta zorlanıyorsanız, kendinizi başkaları ile olumsuz ve gerçekçi olmayan bir şekilde karşılaştırıyorsanız, mükemmelliğe ulaşılmadıkça çaba sarf etmenin anlamsız olduğunu düşünüyorsanız, öğrenme sürecinden ziyade nihai sonuca odaklanıyorsanız, mükemmel olamama korkusuyla yeni bir aktivite denemekten kaçınıyorsanız okumaya devam ediniz.

Mükemmeliyetçilik Türleri Nelerdir?

  • Kendine yönelik: Ulaşılması olanaksız ve gerçek dışı standartlar belirleme eğilimidir.. Kişi kendisine son derece yüksek beklentiler dayatır, hata kabul etmez ve sürekli olarak kendisini eleştirir. Sıkıntı, kaçınma, kaygı ve kendini kınama gibi olumsuz duygulara yol açma olasılığı yüksektir.
  • Başkasına yönelik: Belirlenen gerçek dışı ve yüksek standartlara başkalarının uymasını bekleme eğilimidir. Bu kişiler başkalarına iş veremezler, yaptıklarını beğenmez, sürekli hata bulurlar. Genellikle öfke ve doyumlu ilişki kuramama sorunları vardır.
  • Sosyal beklentiler: Başkalarının kendilerinden ulaşılması olanaksız beklentileri olduğu inancı. Bu kişiler çevrelerinden onay ve takdir görmek için çok yüksek standartlara ulaşmaları gerektiğine inanırlar. Genellikle öfke, standartlara ulaşamadıklarında depresyon ve başkaları tarafından yargılanma korkusu duyduklarında da sosyal kaygı sorunları vardır. örneğin, toplum tarafından “ideal” olduğu iddia edilen vücut tipini elde etmek için baskı hisseden gençler ve yetişkinler, sonuç olarak sosyal olarak öngörülen mükemmeliyetçilik özelliklerini geliştirebilirler.
Hata yapmak ve bunlardan öğrenmek yetişkin insan olmanın bir parçasıdır. İnsanı kariyerinde ve genel olarak ilişkilerinde daha başarılı kılar. Mükemmeliyetçi insanlar, ne pahasına olursa olsun hata yapmaktan kaçınmakla hedeflerine ulaşmayı zorlaştırır.

Elbette bir miktar mükemmeliyetçilik gereklidir. Bu nedenle bu kavram ‘sağlıklı’ ve ‘sağlıksız’ olarak iki farklı bakış açısı ile incelenmelidir. Yüksek standartlara sahip olma, motivasyon ve disiplin gibi özelliklerden dolayı ‘sağlıklı’ olabilecek eğilimdir. İnsanın kendisini hiçbir zaman yeterince iyi görmediği ve bu yüzden hedeflerinden geri tutan bir hal kazandığında ise sağlıksızdır. Çok çalışıp da kötü not alan bir öğrenci “Hayal kırıklığına uğradım, ama sorun değil; hala genel olarak iyi bir insanım” diyorsa bu sağlıklıdır. Ama “Hep başarısız oluyorum, yeterince iyi değilim” şeklinde bir değerlendirme mükemmeliyetçiliktir.

Bazen Özenli Olmakla Mükemmel Olmak Birbirine Karıştırılabilir.

mükemmelliyetçilik
Mükemmeliyetçilik erken yaşta başlayan ve giderek yaygınlaşan bir özellik. Çoğumuz bunun olumlu olduğunu düşünsek de araştırmacılar bizimle aynı görüşte değil.

Özenli insanlar bir sorun çıktığında onu aşmanın bir yolunu bulur. Mükemmeliyetçiler ise yoldaki her tümseği hisseder ve hemen strese girer. Bu durum da onları edinmek istedikleri başarıdan alıkoyar. Mükemmeliyetçiler için performans ile benlik algısı iç içe geçmiştir. Başarılı olamadıklarında sadece yaptıkları konusunda hayal kırıklığı değil, kendi kimliklerine dair de utanç hissederler. Sonra da mükemmeliyetçilik bu utancı hissetmemek için bir savunma taktiği haline gelir. Eğer mükemmelseniz başarısız olmaz, başarısız olmazsanız utanç da hissetmezsiniz. Böylece mükemmeliyetçilik arayışı kısır bir döngü haline gelir. Böyle bir şey olanaksız olduğundan sonuç vermeyen bir arayıştır. Mükemmeliyetçilik ve tükenmişlik üzerine yapılan 43 çalışmanın 2016 yılı meta-analizinde, sporcuların, çalışanların ve öğrencilerin, yüksek kişisel standartlara sahip olma gibi özelliklerden yararlanmadığını, tersine bu durumun onlarda olumsuz etkiler yarattığını ortaya koyuyor.

Mükemmeliyetçilik tehlikelidir

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre rekor sayıda genç ruhsal sağlık sorunundan mustarip. Depresyon, endişe ve intihar düşüncesi on yıl öncesine kıyasla çok daha yaygın. Bu tür sorunlara karşı koruyucu olabilecek şeylerden biri kişinin kendisine karşı merhametli olmasıdır ki mükemmeliyetçilik takıntısı olan kişilerde bu yoktur. Onların sıkça yaptığı şey kendisini eleştirmektir ve bu da zamanla depresyona yol açar. Mükemmeliyetçilik konusunda 30 yıldır araştırma yapan ve bir değerlendirme cetveli geliştiren Gordon Flett, bu eğilimdeki insanların “sürekli stres halinde” olduğunu söylüyor. Ayrıca “işkolik” bir savunma da geliştirmişlerse rahatlamaya zaman bulamayıp beyni ve bedeni sağlıklı işlemekten mahrum edebiliyorlar.

Sonuçta piyasa temelli bir toplumda yaşıyoruz ve başarılarımızla değerlendiriliyoruz. Öğrenim hayatımız sürecince rekabet ortamında bulunuyoruz. Ve buna daha fazlasını başarması için çocuklarını üzerinde sürekli baskı uygulayan ebeveynler eşlik diyor. Akademik başarıya odaklanmanın mükemmeliyetçilik ile ilişkisi artık bilinen bir gerçek. Çocuklarına hata yapma fırsatı vermeyen aileler sonuçta faydadan ziyade zarar veriyor anlayacağınız…

Aynı zamanda başarısızlık korkusunu sosyal medya da önemli etkide arttırıyor. Sonuçta gerçekçi olmayan standartlar sadece gençlerin değil yetişkinlerin bile kendileri hakkında endişe etmelerine neden olabiliyor. O sürekli eleştiren bakış açısının yerine insanın hem kendisine hem de başkalarına karşı daha merhametli bakmasını sağlamak, bu tutumun aslında bir sorun olduğunu anlamak sizi ve gençlerimizi mükemmeliyetçilik hastalığından uzaklaştırıp, daha özgür ve yaratıcı kılabilir…

Kaynaklar ve ileri okumalar:

Matematiksel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu