Psikoloji

Acıdan Umut Yaratmak: Logoterapi ve Viktor Frankl

Viktor Emil Frankl, Auschwitz dahil dört ayrı toplama kampında hayatta kalmayı başardı. Kamplardaki deneyiminden sonra, bireylerin zorluklara katlanmalarının ancak yaşamda anlam ve amaç arayışı yoluyla olduğuna dair bir teori olan logoterapiyi geliştirdi. Logoterapi kelimesindeki logo “anlam” demektir. Bu ise insanların her zaman aradığı şeydir. Bu yüzden logoterapi “anlam” yoluyla terapi demektir.

İnsanı en çok yaralayan şey fiziksel acı değil, haksızlığın, mantıksızlığın verdiği ruhsal ıstıraptır. Acılar, sadece gelişiyorsan bir anlam taşır. Yaşanmış olan güzel şeyler artık var olmasalar bile sonsuza kadar sizindir, o yaşanmışlığı kimse sizden alamaz. Aklınızı kaybetmenize neden olacak şeyler vardır ya da kaybedecek aklınız yoktur. Anormal bir duruma gösterilen anormal bir tepki normal bir davranıştır. İnsanın temel uğraşı haz almak ya da acıdan kaçınmak değil, yaşamında bir anlam bulmaktır.

Viktor Frankl

Kısaca Viktor Frankl

Viktor Frankl 26 Mart 1905’te doğdu ve 2 Eylül 1997’de Avusturya’nın Viyana kentinde öldü. Erken yaşamında Sigmund Freud ve Alfred Adler’den etkilendi. Frankl, 1930’da Viyana Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden tıp diploması aldı. 1940’tan 1942’ye kadar Rothschild Hastanesinin Nöroloji Bölümü’nün müdürüydü ve 1946’dan 1970’e kadar Viyana Nöroloji Polikliniği’nin direktörlüğünü yaptı.

Kendi muayenehanesini açtıktan bir yıl sonra, savaş zamanında Almanya’nın Avusturya’yı işgal etmesiyle, onun için zor günler başlamıştı. Yahudiler, Adolf Hitler’in toplama kampına getiriliyordu. Ağabeyi Walter da bir toplama kampına gönderildi. Kız kardeşi Stella, Meksika’ya kaçtı. Kendisi de başka ülkelere gitmek ve anne ve babasıyla kalmak arasında karar vermeye çalışırken kalmayı seçti.

Acıdan Umut Yaratmak: Logoterapi ve Viktor Frankl
Tilly Grosser ve Viktor Frankl

Daha sonra Tilly Grosser adlı genç bir kadına aşık oldu ve evlendiler. Tabii bu evlilik Yahudilerin evlenmesini yasaklayan yasanın çıkmasından önce gerçekleşti. Yahudilerin çocuk yapması da yasaktı. Ancak Tilly hamileydi. Doktor Frankl ve Tilly’nin bebekleri bu yasağa kurban edilmişti. (Doktor Frankl, bebeğini ”Duyulmayan Anlam Çığlığı” kitabında ölümsüzleştirir). 1942’de Frankl, karısı, ebeveynleri ve diğer aile üyeleriyle birlikte bir Nazi toplama kampına gönderildi.

Toplama Kampı Zamanları

Toplama kampında geçirdiği üç yıllık süreçte, tifüs (lekeli humma) salgınının başladığı bir dönem idi. Bu dönemde kamptaki hastaları tedavi etmeye çalışan Frankl, onlarla ilgili gözlemlerini not edip hastalıkla ilgili kitap yazar. Tabii bu süreçte ölümle sonlanma ihtimali yüksek olan hastalığa defalarca kez yakalanır. Yaşadığı ağır acıları hafifletmek için hayaller kurar, Dostoyevski, Nietzsche, Schopenhauer, Spinoza gibi düşünürleri aklına getirip onlardan beslenir.

Acıdan Umut Yaratmak: Logoterapi ve Viktor Frankl

1942’den 1945’e kadar Auschwitz dahil toplamda dört kampta, ailesinin tüm üyelerinin öldüğünden habersiz olarak kaldı. Umutla onları beklese de yıllar sonra onları da kitaplarında yaşatmaya başlar. Eşi ile ilgili ”İnsanın Anlam Arayışı” kitabında şöyle yazar: ”Zihnim hala onun imgesine takılı.. Hayatta olup olmadığını bile bilmiyorum..’

1945’te Viyana’ya döndü ve kamplarda geçirdiği süre boyunca yaptığı gözlem kayıtlarına dayanarak teorileri üzerine bir kitap yayınladı. Ölümü sırasında, İnsanın Anlam Arayışı adlı kitabı 24 dilde yayınlanmıştı.

Logoterapi Nedir?

Frankl, insanların yaşamda “anlam arzusu” denen bir şey tarafından motive edildiğine inanıyordu. Hayatın en sefil koşullarda bile bir anlam bulunabileceğini ve bunun yaşama motivasyonu verebileceğini savundu. Günlük yaşamınızı iyileştirmek için logoterapi ilkelerini kısaca şöyle düşünebilirsiniz.

  • Bir şeyler yaratın. Tıpkı Frankl’ın önerdiği gibi, bir şey yaratmak (örneğin, sanat) size bir amaç duygusu verir ve bu da hayatınıza anlam katabilir.
  • İlişkiler geliştirin. Başkalarıyla zaman geçirmenin destekleyici doğası, hayatınızda daha fazla anlam duygusu geliştirmenize yardımcı olacaktır.
  • Acıda bile bir amaç bulun. Kötü bir şey yaşıyorsanız, bunun içinde bir amaç bulmaya çalışın. Örneğin, bir aile üyesi bir hastalık için tıbbi tedaviden geçiyorsa, amacınızı o kişiyi desteklemek için orada olmak olarak görün.
  • Hayatın adil olmadığını anlayın.
  • Anlam bulma özgürlüğü. Yaşam durumunuzdan anlam çıkarmak için her zaman özgür olduğunuzu unutmayın.
  • Başkalarına odaklanın. Bir durum hakkında sıkışmış hissetmekten kurtulmak için kendinizin dışına odaklanmaya çalışın

Bu yüce ruhlu insanın yaşadığı acılara rağmen hayata tutunuşu ve ürettikleri hepimize ders olmalı. Kendisinin sözleriyle bitirelim:

”İnsan potansiyelini en yüksek noktaya çıkarmak istiyorsak, ilk önce bunun varlığına inanmamız gerekir. Aksi takdirde insan sürüklenecek, yozlaşacaktır. Çünkü insanın en kötüye yönelik bir potansiyeli de vardır. Potansiyel insanlığa olan inancımızın, bizi insancıl insanların bir azınlık olduğu ve belki de hep azınlık olarak kalacağı gerçeğine karşı köreltmesine göz yummamalıyız.”

Göz Atmak İsterseniz

Kaynak:

Matematiksel

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim.. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum ve İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde akademik görevimi sürdürüyorum. Spora, sanata (özellikle resim sanatı), müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara, filmlere düşkünüm.. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 9 adet günlüğüm var. Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum.. Çoğunlukla enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanmaya ve yalnızlığa susayabiliyorum. İkisi de keyifli ve öğretici.. Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım. Özetle bu dünyayı bir rüyaymış gibi (Is this the real life? Is this just fantasy?) hissedip iyi bir insan olarak '‘kalmaya'’ çabalayan, sonsuzmuş gibi üretmeye çalışan insanlardan olarak; bahsettiğim 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum. Yaşam keşifle canlanıyor.. (Instagram veya Facebook hesabım yoktur. Fotoğrafımı ve adımı kullanarak sahte hesap açıldığını öğrendiğim için bu bilgiyi belirtmek durumundayım.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu