Psikoloji

Bilinçaltı Yani Subliminal Mesajlar Gerçekten İşe Yarıyor mu?

Pazar günü öğleden sonra evdesiniz, koltuğunuza kıvrılıp TV’de bir film izliyorsunuz. Birdenbire, birkaç dakika içinde ekranda üç veya dört tane son derece hızlı yanıp sönen ışık gördünüz. Sadece birkaç dakika sonra, kontrol edilemeyen bir hamburger yeme arzusu sizi etkisi altına aldı. Reklam veren, filmin ortasına bir yere bir hamburgerin fotoğrafını yerleştirmiş ve bilinçaltınızı etkilemiş olabilir mi? Etkili reklamcılık, tüketicilere ne istediklerini, hatta bazen ne istediklerini bile bilmeden söyler. Ama ikna etme girişiminin sürdüğünün farkına bile varmazsak ne olur? Bu soru bizi bilinçaltı mesajlar fikrine getiriyor.

Bu mesajlar, bilinçli olarak algılanmayan ancak yine de yargıları, tutumları ve davranışları etkileyebilen kelimeler veya resimlerdir. Bilinçaltı mesajlar sadece görsel değildir; işitsel de olabilirler. Günümüzde insanların kilo vermelerine, sigarayı bırakmalarına, çalışma alışkanlıklarını geliştirmelerine, özgüvenlerini artırmalarına yardımcı olmak için bilinçaltı mesajlar içeren büyük bir ses kaydı pazarı mevcuttur. Ancak bilinçaltı mesajlar etkili midir? Bir şeyleri satın alma olasılığımızı gerçekten artırırlar mı veya kilo vermemize ve sigarayı bırakmamıza yardımcı olabilirler mi? Günümüzde birçok insan bu soruların cevabının evet olduğunu düşünüyor.

Bilinçaltı – Sublimal Mesajların Ortaya Çıkışı

Bilinçaltı reklamcılığın varsayılan gücünü kullanmak için birçok girişimde bulunuldu. İlki 1957’de James Vicary adlı bir reklamcının, şirketinin tüketicileri etkilemek için yeni bir yol bulduğunu duyurduğu bir basın toplantısı düzenlediği zamandı. Vicary, bir film boyunca, bilinçli olarak algılanamayacak kadar hızlı bir şekilde “Coca-Cola için” ve “Patlamış mısır yiyin” sloganlarının arka arkaya, hızla görünüp kaybolmasını sağladığını ve bu sayede patlamış mısır satışlarını %18.1 ve kola satışlarını ise %57.7 arttırdığını duyurdu. Beyin yıkama ve hipnoz gibi fikirlerin herkesin aklında olduğu bir zamanda yapılan bu açıklama bir bomba gibiydi.

Daha sonra buna “bilinçaltı (subliminal) reklamcılığı” adını verdi. Ne yazık ki, 1962’de Vicary tüm anlatının bir pazarlama aracı olarak planlanmış olduğunu, yapılan deneyin hiçbir etkisinin görülmediğini itiraf ettiğinde, foyası ortaya çıktı. Ancak yine de bilinçaltı mesajların varsayılan gücüne dair inanç ortadan kalkmadı. Zaman içinde başkaları da insanları bilinçaltında etkilemek için kendi yöntemlerini geliştirdiklerini iddia ettiler.

Wilson Bryan Key tarafından kaleme alınan Subliminal Seduction kitabı 1973’te yayınladı. Kitap çok satanlar listesine girdi.

Bilinçaltı Mesajlar Gerçekten İşe Yarıyor mu?

Bilinçaltı reklamcılığın savunucularının çok azı iddialarını desteklemek için kontrollü çalışmalar yürüttü. Neyse ki, bazen tuhaf iddialarını değerlendirmemize olanak tanıyan bilinçaltı algı üzerine birçok çalışma yapıldı. Basitçe ifade etmek gerekirse, günlük yaşamda karşılaşılan bilinçaltı mesaj türlerinin insanların davranışları üzerinde herhangi bir etkisi olduğuna dair hiçbir kanıt yoktur. Gizli komutlar, normalde yaptığımızdan daha fazla sıraya girip patlamış mısır almamıza neden olmaz ve ses kayıtlarındaki bilinçaltı komutlar (maalesef!) sigarayı bırakmamıza veya kilo vermemize yardımcı olmaz.

Reklamlara cinsel imajlar yerleştirmenin bir ürünün satışını artırdığına dair bilimsel bir kanıt yoktur. Aslında, bilinçaltı reklamcılık nadiren kullanılmaktadır ve birçok ülkede yasaklanmıştır.

Bilinçaltı Mesajlar İle İlgili Yakın Zaman Çalışmalar

Bilinçaltı mesajların “günlük hayatta karşılaşıldığında” işe yaramadığını söylediğimizi fark etmiş olabilirsiniz. Bununla birlikte, dikkatlice kontrol edilen laboratuvar koşullarında insanların bilinçaltı mesajlardan etkilenebileceğine dair kanıtlar vardır. Yani iyi kontrol edilmiş koşullarda bilinçaltı mesajlar işe yarayabilir. Ancak bu reklam sektörü için bir avantaj sağlamaz. ( Şimdilik!) Bilinçaltı etkiler elde etmek için araştırmacılar, odanın aydınlatmasının tam olarak doğru olduğundan, insanların bir görüntüleme ekranından tam olarak doğru uzaklıkta oturduğundan ve bilinçaltı uyaranlar parlarken insanların dikkatini dağıtacak başka hiçbir şeyin olmadığından emin olmalıdır. Dahası, laboratuvarda koşullarında bile bilinçaltı mesajların insanları kendi isteklerine, değerlerine veya kişiliklerine aykırı davranmaya sevk edebileceğine dair hiçbir kanıt bulunamamıştır.

Kaynaklar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz

Başa dön tuşu