Asla Unutmayan Adam: Solomon V. Shereshevskii

Muhtemelen hepimiz hayatımızın belirli dönemlerinde daha iyi hatırlama yeteneğimizin olmasını, bir şeyleri ikide bir unutmamayı diledik. Mesela kredi kartı pin kodumuzu asla unutmasak veya bazı önemli telefon numaraları hemen aklımıza geliverse gerçekten bazı şeyler daha kolayca gerçekleşebilirdi. Ancak bazen ne dileğimiz konusunda dikkatli olmamız gerekir. Unutkan olmak gibi bir şeyi unutmamak da aslında bir sorundur. Bunun ne anlama geldiğini anlamak için asla unutmayan adam ile tanışalım.

Yazımıza konu olan Solomon V. Shereshevskii, 20. yüzyılın başında Moskova’da yaşayan bir gazeteci idi. Shereshevskii’nin sıra dışı yeteneklerini ilk fark eden kişi çalıştığı gazetenin editörü oldu. Shereshevskii, toplantılarda hiç not tutmuyordu. Bu yüzden editör ilk başta Shereshevskii’nin güvenilmez bir çalışan olduğunu düşünse de, kısa zamanda genç adamın kendisine verilen tüm bilgileri mükemmel bir şekilde hatırladığını fark etti.

A. R. Luria şaşırtıcı bir hafıza kapasitesi olan Shereshevsky’ üzerinde çalışmalarına başladı.

Editör onun kısa süre sonra ünlü Rus nörolog Alexander R. Luria ile buluşmasını ayarladı. İlk görüşmelerinden sonra Luria, genç gazetecinin alışılmadık rahatsızlığından büyülendi. Sonraki otuz yıl boyunca düzenli olarak Shereshevskii’yi görmeye, sıkıntılarını ve yeteneklerini titizlikle not etmeye başladı.

Sınırsız Hafıza Kapasitesi

Luria, Shereshevsky’nin hafızasını test etmeye başladı. İlk içgüdüsü, Shereshevsky yeteneğinin sınırlarını bulmaktı. Luria sayı ve kelime listelerini okudu. Ancak, Shereshevsky liste ne kadar uzun süre devam ederse etsin onu tekrar etmeyi başardı. Bu şaşırtıcıydı çünkü Alman psikolog Herman Ebbinghaus tarafından yapılan klasik bellek araştırması, liste uzadıkça bir listeyi hatırlama yeteneğinin azaldığını bulmuştu.

Luria sonunda, Shereshevsky’nin hafızasının “belirgin sınırları olmadığı” sonucuna vardı. Luria’ya göre “tek ihtiyacı olan, dizideki her bir unsur arasında üç ila dört saniyelik bir duraklama olmasıydı”. Shereshevsky için listelerin sözcükler, sayılar, sesler veya anlamsız hecelerden oluşması fark etmedi. Sonucunda hepsini hatırladı. Aslında bu durum uzun süreli belleğinin de bir parçası gibi görünüyordu. Luria, Shereshevsky’nin on beş yıl sonra tekrar test edildiğinde listeleri hatırlayabildiğini gördü.

Luria, bilimsel makalelerine ek olarak, 1965’te daha geniş bir okuyucu kitlesine yönelik ilginç bir kitap yazdı. Bu kitapta unutamayan hastasıyla yaşadığı seanslarını anlattı. Dünyayı Shereshevskii’nin gözünden görme girişimini aktardığı The Mind of a Mnemonist: A Little Book About a Vast Memory başlıklı kitabının İngilizce çevirisi 1968’de yayınlandı. Luria kitabında Shereshevskii’den kısaca “S” diye bahsetmekteydi.

Solomon Shereshevsky’nin olağanüstü belleği 1920’lerde psikologların büyük ilgisini çekti. Beyni öğrendiği her kelime için otomatik olarak görüntüler oluşturuyordu. Örneğin mavi deyince aklına mavi bayrak sallayan bir kişinin görüntüsü geliyordu; yedi rakamı, bıyıklı bir adamı çağrıştırıyordu. Bu zihinsel imgeler Shereshevsky’yi çok yoruyor olsa da baktığı her şeyi hatırlamasını sağlıyordu

Mükemmel hafızanın dezavantajları

Luria hastasının hafızasının sınırlarını ölçemediği için, S.’nin diğer sorunlarına, özellikle de kendine özgü dünya algısına odaklandı. S. ağır bir sinestezi hastasıydı. Sinestezi, normalde ayrı ayrı deneyimlenen duyuların bir araya gelmesidir.

Bazı sinestezler kelimeleri duyduklarında veya okuduklarında renkleri tecrübe ederken, diğerleri neredeyse her kombinasyonda tatlar, kokular, şekiller veya dokunuşlar yaşayacaktır. Duygular otomatiktir ve açılıp kapatılamaz. Duyularından birindeki uyaranlar, diğer tüm duyularını harekete geçirir ve bu da genellikle hoş olmayan hislere yol açar.

Örneği S için bir restoranda, menüdeki rastgele bir kelime, iştahını kaybetmesine neden olacak tat ve koku karışımına neden oluyordu. Aynı anda hem yiyip hem de gazete okuyamıyordu. Yemeğin gerçek tadı, kelimelerin tetiklediği tatla birleşiyor ve okuduğu şeyi anlamasını zorlaştırıyordu.

Sinestezi ilk etapta kulağa keyifli bir durum gibi geliyor. Örneğin bir şiir okurken, her kelimenin belirli bir koku, tat, renk veya sesi tetiklemesini kim istemez ki? Ancak gerçekte işler bu biçimde yürümez.

Unutmayan Adam Unutmayı Öğrenmek Zorundaydı

S. gazetecilik kariyerinden vazgeçti ve gösterilerde ezberleme konusundaki inanılmaz kapasitesini insanlara göstererek hayatını kazandı. Zamanla bazı şeyleri unutabilmek için kendine telkin uygulamaya başladı. Bu sayede vücut işlevlerini bile kontrol eder duruma geldi.

Nabzı genellikle dakikada yetmiş kadarken sadece düşünce gücüyle nabzını azaltıp, çoğaltabiliyordu. Vücut ısısını kontrol ediyor, hatta ağrı hissi duymasını engelliyordu. Luria ona nasıl yaptığını sorduğunda S. cevapladı:

Bunda olağandışı hiçbir şey yok. İstasyondan yeni kalkan bir treni yakalamaya çalıştığımı hayal ediyorum. Yapmak için en azından son arabayı yakalamam gerekiyor. Kan basıncımın yükselmesi olağandışı mı? Sonra tamamen hareketsiz bir yatakta uzandığımı, uykuya dalmaya çalıştığımı hayal ediyorum… uyumaya başlıyorum… nefesim sakinleşiyor, kalp atışım yavaşlıyor…

Başarısına rağmen, gösteri dünyasında hiçbir zaman büyük bir tatmin yaşamadı ve bir süre sonra vazgeçti. Daha sonra Moskova’da taksi şoförü oldu. Ne yazık ki 1958’de unutmak için sığındığı alkol nedeniyle hayatını kaybetti.

Kültürümüzde dikkatler ve çalışmalar daha çok hatırlama üzerine odaklanmıştır. Ancak unutmayan adam Shereshevskii’nin hikayesi unutmanın da aynı derecede önemli olabileceği ortaya koymaktadır. Hatta unutamama bazen hatırlayamamadan daha yıkıcıdır.



Kaynaklar ve ileri okumalar için:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz