Biyografiler

Kopernik: Evren Hakkında Anlayışımızı Değiştiren Bir Astronom

Güneş merkezli bir güneş sistemi fikri ilk olarak yaklaşık MÖ. 280 civarında Aristarchos tarafından önerilmiştir. Bu fikir Polonyalı bilim insanı Nicolaus Copernicus ( Kopernik) tarafından kanıtlanmıştır. Kopernik gerçek bir dahiydi. Latince, Almanca, Lehçe bilen ve aynı zamanda biraz Yunanca, İtalyanca ve İbranice konuşan birisiydi. Genellikle çevirmen olarak çalışmıştı. Diplomat ve vali olarak görev yapmasına rağmen, astronom ve matematikçi olarak da ün kazandı. Ayrıca bir ekonomistti. Daha sonraları Gresham yasası olarak bilinen paranın miktar teorisini de formüle etmişti. Ancak elbette Kopernik, güneş merkezli evren modelini önermesi ve bunun için güçlü kanıtlar sunmasına neden olan astronomik gözlemleri yapmasıyla ünlüdür.

Kopernik Bunu Nasıl Başardı?

1512-1515 yıllarında uzun bir dizi yoğun yıldız ve gezegen gözlemleri yaptı. Ele aldığı bulmacalar arasında, eski Yunan gökbilimcileri tarafından geriye dönük hareket olarak bilinen ilginç bir olay da vardı. Mars ve Jüpiter gibi belirli gezegenlerin her gece konumlarını incelerseniz, tuhaf bir şey gözlemlersiniz. Gezegenler gökyüzünde yer değiştirirler. Ancak arada bir, gezegenler durur ve kısa bir mesafe geriye giderler. Sonra da ileriye gitme hareketine devam ederler.

Yukarıda aktardığımız durum Retrograde motion olarak bilinir. Dünya (mavi), Mars (kırmızı). Sağdaki izdüşüm, dışta bulunan gezegenin dünyadan nasıl görüneceğini gösteriyor. Bu durumu anlamak için büyük bir viraj etrafında dönen iki yarış arabasını düşünün. Dünyanın rotası Mars ve Jüpiter gibi dış gezegenlerden daha kısa. Bu yüzden her arkadan gelip onları geçişimizde, onlar bize geri düşüyor gibi görünüyorlar. Kaynak: https://en.wikipedia.org/

Bu bulmacaya pek çok çözüm önerildi. Ancak en ünlüsü, MS 100-170 civarında İskenderiye’de yaşayan gökbilimci Claudius Ptolemaeus (Ptolemy) tarafından ortaya atıldı. Evreni, tümü merkezde dünyanın etrafında dönen bir dizi iç içe geçmiş küreler olarak gördü. Kilise tüm Batı düşüncesine hakim olduğunda, Ptolemy’nin sistemi resmen onaylanmış evren modeli oldu. 1.400 yıldan uzun süre kimse bu sisteme meydan okumaya cesaret edemedi. Kopernik, Ptolemy’nin geriye dönük hareket açıklamasından memnun değildi. Kilise’ye veya gününün dogmasına meydan okumaya çalışmıyordu. Ancak Ptolemy’nin sistemi ona oldukça karmaşık görünüyordu. Ancak merkeze dünya yerine güneşi koyduğumuz zaman sorun çözülüyordu.

Kopernik, modelini destekleyecek karmaşık bir matematiksel model de hazırladı ve araştırmalarında kullanacağı orta halli bir gözlemevi kurdu. Ancak düşüncelerini yayınlama konusunda isteksiz olduğundan, üzerinde oynamak için çok zaman harcadı. Sonunda De revolutionibus orbium coelestium (Göksel Kürelerin Döngüleri) isimli kitap ortaya çıktı. Kopernik yetmiş yaşında felçten ölürken kitap da nihayet 1543’te basıma gitti. Kitap elbette Roma Katolik Kilisesini çok rahatsız etti.

Kopernik sisteminde her şey yüzde yüz doğru değildi. Gezegenlerin yörüngelerini dairesel olarak düşünmüştü. Bu hata, 17. yüzyılda yörüngelerin eliptik olduğunu kanıtlayan Alman astronom Johannes Kepler tarafından düzeltildi. Ölümünden sonra, çalışmaları çoğunlukla göz ardı edildi. Galileo onu yeniden canlandırana kadar Kilise onun çalışmasını bir tehdit olarak görüp Kopernik’in kitabını yasakladı. Kilise Kopernik ve Galileo resmi barışı 1990’larda yaptı. Kopernik bilime olan etkisi ve cesareti ile astronomi tarihine geçti.

Matematiksel

Sibel Çağlar

7 yıl Kadıköy Anadolu Lisesinin devamında lisans eğitimimi Marmara Üniversitesi İng. Matematik öğretmenliği üzerine tamamladım. Devamında 20 yıl çeşitli özel eğitim kurumlarında matematik öğretmenliği ve eğitim koordinatörlüğü yaptım. 2015 yılında matematiksel.org web sitesini kurdum. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.