Biyografiler

Güçlü Bir Kadın, Zorlu Bir Yaşam: Marie Curie

Gerçek bir öncü olan Marie Curie, radyoaktivite üzerine çalışmaları sayesinde bizlere yepyeni bir bilgi dünyasının kapılarını açan tutkulu ve kendini adamış bir bilim insanıydı. İki yeni radyoaktif element keşfetti ve kanser tedavisinde radyoterapi kullanımının temelini attı.

Marie Curie ( Manya Skłodowska) Polonya’nın Varşova kentinde doğdu. Başından beri hayatı zordu: 10 yaşında hem annesi hem de en büyük kız kardeşi ölmüştü. Çok zeki olmasına rağmen, o zamanlar Polonya’daki kadınların üniversiteye gitmesine izin verilmiyordu. Bu yüzden Marie mürebbiye olarak çalışırken gizlice okudu. 23 yaşına geldiğinde, Paris’teki Sorbonne’da üniversiteye gidecek kadar para biriktirmişti. “Manya” adı Fransızca söylenişiyle “Marie”ye dönüşen genç kız dört yıllık öğrenimini, sobası bile olmayan bir çatı katında çoğu günler peynir, ekmek ve çayla yetinerek sürdürdü.

Yoksulluk Marie’nin direncini kırmayıp, tam tersine artırdı. Sorbonne’da hem fizik hem de matematik bilimlerinde dereceler kazandı. 1894’te Fizik Fakültesi Profesörü Pierre Curie ile tanıştı ve ertesi yıl evlendiler. İkili harika bir takım oluşturdu. Araştırmalarını yan yana aynı alanda sürdüren Marie ile Pierre, yalnız yaşamlarını değil, bilimsel uğraşlarını da birleştirmekte gecikmediler.

Polonyum Ve Radyum’un Keşfi

Pierre_and_Marie_Curie

Bu bilimsel buluşların birbirini izlediği bir dönemdi. Almanya’da Röntgen “X-ışınları” dediği katı cisimlerden bile geçen çok güçlü bir ışın keşfetmişti. Fransa’da ise yoğun çalışmalarıyla ünlü fizikçi Becquerel gündemdeydi. 1896’da Henri Becquerel tarafından radyoaktivitenin keşfi, Marie’nin doğduğu ülkenin adını taşıyan polonyumun ve radyumun izolasyonuna yol açan parlak araştırma ve analizlerinde Curie çiftine ilham verdi. Uranyum cevherinin (ziftblend olarak bilinir) analizinde yorulmadan çalıştılar ve 1898’de içinde iki yeni radyoaktif element belirlediler. İlk önce Marie Curie ülkesinin adıyla andığı “Polonyum” elementini bulduklarını açıkladı. Curie’lerin yılmadan, usanmadan sürdürdükleri çetin uğraş, sonunda hedefine ulaştı: Işın etkinliği yüksek radyum elementi devamında bulundu.

periyodik tablo polonium

Sanayi çevrelerinden gelen ısrarlı taleplere karşın, buluşlarını satma yoluna gitmeyen Curie’ler, 1903′de fizikte Nobel Ödülü’nü Becquerel ile paylaştılar. Böylece uzun yıllar biriken araştırma masraf borçlarını ödeme olanağına kavuştular. İki çocuklu aile artık daha rahat ve mutlu bir yaşam içindedir. Ne yazık ki, aileyi, mutsuzluğa gömen bir trafik kazası bekliyordu. 1906′da Pierre Curie bilimsel bir seminerden çıkıp evine yürürken atlı bir arabanın altında kaldı, kaza yerinde yaşamını yitirdi. Dünyası bir anda kararan Marie kurtuluşu tekrar laboratuvara dönmekte buldu. Marie Curie, kocasının Sorbonne’daki fizik profesörlüğünü görevini devraldı. Sonunda 1910’da saf radyumu izole etti. Bu elementin ekstraksiyonu ve özellikleri üzerindeki olağanüstü çalışması nedeniyle, 1911’de bu kez kimya dalında ikinci bir Nobel Ödülü kazandı. Marie ve Pierre Curie her zaman bilginin paylaşılması gerektiğine inandı ve asla keşiflerinden kar sağlamaya çalışmadı.

Hayat Kurtarmak İçin Çalışmak

1914’ün başlarında Alman birlikleri Paris’e doğru ilerlerken Marie Curie bilimsel araştırmalarının askıya alınması gerektiğini biliyordu. Tüm radyum stokunu topladı, kurşun kaplı bir konteynere koydu, trenle Bordeaux’ya taşıdı ve yerel bir bankanın kasasına bıraktı. Daha sonra, Fransa savaşı kazandıktan sonra radyumunu geri alacağından emin olarak Paris’e döndü. Hayatından araştırmasını çıkartınca yapacak başka bir şeye ihtiyacı vardı. Kargaşadan kaçmak yerine kavgaya katılmaya karar verdi. Bilimsel becerilerini ülkesine yardım etmek için kullanmaya karar verdi. Ancak bunu silah yaparak değil hayat kurtararak yapacaktı. Curie’nin çözümü, ordu cerrahlarının ameliyatlarında kullanması için rehberlik etmek için “Küçük Curie” adı verilen mobil bir röntgen ünitesi icat etmekti. Nobel Ödülü için aldığı parayı ve bilimsel nüfusu sayesinde sonunda bu araçlardan 20 tanesini savaş alanlarına gönderdi.

Kaynak: https://fr.wikipedia.org/

Bu esnada kızı Irène de dahil olmak üzere 150 kadını bu makineyi kullanma ve yaralıların röntgenini çekme için eğitti. Savaştan sonra, Curie, radyum kullanarak kanser tedavisine yönelik ilk araştırmaya öncülük eden Curie Vakfı’nın (şimdi Institut Curie) kurulmasına yardım etti. Curie, bu araştırma için para toplamak amacıyla Amerika Birleşik Devletleri’ni iki kez gezdi.

Curie’ler, atomlar farklı bir biçimde parçalandığında enerjinin nasıl açığa çıktığını tanımlamak için “radyoaktivite” terimini kullanmış olsa da, radyoaktif maddelerle uğraşmanın tehlikelerinden habersizdiler. Günümüzde bilindiği gibi Uranyum ve diğer radyoaktif maddeler tarafından yayılan ışınların nüfuz etme gücü, onları potansiyel olarak tehlikeli kılar. Marie Curie zaman için radyasyon hastalığı belirtileri göstermeye başladı. Ne yazık ki, çok fazla radyasyonun zararlı etkileri, Curie’nin çalışmasının onun için ölümcül olduğu anlamına geliyordu. Muhtemelen uzun süre radyasyona maruz kalması nedeniyle kemik iliği hastalığı olan aplastik anemiden 66 yaşında öldü.

Kaynaklar:

  • Scientists Who Changed History (Great Lives); Yayıncı: DK; ISBN : 1465482482
  • How Marie Curie Brought X-Ray Machines To the Battlefield; https://www.smithsonianmag.com/

Matematiksel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu