Tekinsiz Vadi Nedir Ve Neden Bu Durum İle Yüzleşiyoruz?

Doğumdan itibaren yüzleri algılayıp analiz edebiliyoruz. Bu nedenle yüzler, iletişimimizde çok önemli bir rol oynuyor. Ancak bazı yüzler bizler de şaşırtıcı biçimde rahatsızlık hissi uyandırır. Eğer bir palyaço ya da insanımsı bir robota baktığınız zaman siz de kendinizi rahatsız hissediyorsanız, aslında Tekinsiz Vadi ( Uncanny Valley) olarak bilinen deneyimi yaşıyorsunuz.

Bu aslında kökleri 1970’lere dayanan bir teoridir. Japon robotikçi Masahiro Mori tarafından geliştirilen bu teori, bir robotun ya da bir palyaçonun belli bir noktadan sonra insanda rahatsızlık vereceği sınırı tanımlar. Yani bu cansız nesneler sevimli göründükleri zamanlarda bir sıkıntı yoktur. Ancak insana benzemeye başladıkları zaman biz de belli bir huzursuzluk yaratacaklardır.

Sonucunda karşımızdaki görüntüler son derece gerçekçi görünmelerine karşın aslında değildirler. İnsan gibi görünürler ama bakışları bizi rahatsız eder. “Neredeyse insan” ve “tamamen insan” görünme arasındaki fark bizde bir huzursuzluk duygusu yaratır. Aynı duygu bazı maskeler ve hatta çizgi film karakterleri için de geçerlidir. Bunu tasarımcılar iyi bilir. Sonucunda modeller ve animasyonlar gerçekçiliği hedeflerken, tekinsiz vadi olarak adlandırılan uçurumun içine düşebilirler..

Tekinsiz Vadi
“Vadi”, kelimesi grafiğindeki çukur bölgeden adını alıyor “Tekinsiz” tanımı ise 1906 yılında Ernst Jentsch’in yazdığı bir makalede yer almıştır.

Tekinsiz vadi teoremindeki iki anahtar alan, gözler ve ağızdır. İletişim kurduğumuzda dikkatimiz gözler ve ağız arasında gidip gelir. Dikkat çekmek için gözlere, anlamak ve konuşmayı okumak için ağza bakarız. Özellikle robotlar söz konusu olduğunda, doğal dudak hareketleri dışında kalan her şey kafa karıştırıcı olacaktır.

Tekinsiz Vadi
Bir robot insana benzedikçe rahatsız edici bir his uyandırmaktadır. Görselde Ameca isimli bir robotu gösteride görüyorsunuz.

Bazı Tekinsiz Vadi Etkisi Örnekleri

Zaman içinde tekinsiz vadi etkisi hem bilim insanları hem de medya, tarafından bir veri olarak kullanmaya başlanmıştır. Bu etkinin sonuçları son derece gerçekçi robotlardan video oyunu karakterlerine kadar çeşitli bağlamlarda gözlemlenmiştir. Tekinsiz vadi etkisinin örneklerinden bazıları filmlerde karşımıza çıkar.

Örneğin; Shrek filminin ilk test gösterimleri esnasında, Prenses Fiona karakteri çocuklarda beklenmedik tepkiler uyandırdı. Karakter fazlasıyla gerçeğe benziyordu, bu da çocukların sinirlerinin bozulmasına ve korkmalarına neden oluyordu. Yapımcılar, geri bildirimlere dayanarak, tekinsiz vadi etkisini önlemek için filmin gösteriminden önce bu karakteri ona daha karikatür tarzı bir görünüm vermek için düzenlediler.

Tekinsiz Vadi
Prenses Fiona karakteri çocuklarda beklenmedik tepkiler uyandırdı.

Bir başka örnek olarak da 2001 yapımı Final Fantasy: The Spirits Within animasyonu verilebilir. Bu yapım, o zamanlar kullanılan en gerçekçi CGI animasyonlarından bazılarını kullanıyordu. Animasyon karakterlerini süper gerçekçi gösterme çabalarına rağmen, film bir fiyaskoydu. Filmin gişedeki ticari başarısızlığı genellikle tekinsiz vadi etkisi ile ilişkilendirilir. Basitçe söylemek gerekirse, insanlar animasyonu rahatsız edici buldukları için filmi izlemek istememişlerdir.

Tekinsiz Vadi Etkisi Neden Kaynaklanır?

Tekinsiz Vadi
Arkadaki ve plastik kollardaki çok belirgin net kablolar dışında, Sophia neredeyse bir insan görünüyor. Kendisi ile ilgili videolara göz atarsanız muhtemelen siz de tekinsiz vadi hissini yaşayacaksınız.

İnsanların neden tekinsiz vadi etkisini yaşadıklarına dair bir dizi önerilen açıklama vardır. Ancak kesin bir fikir birliği henüz bulunmamaktadır. Bazı teoriler fenomenin biyolojik olduğunu, diğerleri kültürel açıklamaların olduğunu öne sürüyor. Araştırmacılar, bu hipotezlerin birbirini dışlamadığını, ancak Tekinsiz Vadi etkisini yaratmak için birlikte çalışabileceğini düşünüyorlar. İşte onu açıklamayı amaçlayan sayısız hipotezden sadece birkaçı:

Bilişsel Uyumsuzluk

Teoriler, tekinsiz vadinin, bir figürün gerçek yaşayan bir insan mı yoksa bilgisayar tarafından üretilen üç boyutlu bir model mi olduğu da dahil olmak üzere, bir varlığın hangi kategoriye ait olduğunu belirlemedeki zorluk nedeniyle var olabileceğini öne sürüyor.

İnsan ve insan olmayan iki ayrı ve birbirini dışlayan kategoriyi temsil eder. Bu nedenle, bir şey birinden diğerine geçiş yaptığı bir noktaya yaklaştığında, bilişsel uyumsuzluk duygularını tetikleyebilir. İnsanlar çelişkili inançlara sahip olduklarında, psikolojik rahatsızlık hissi yaşama eğilimindedirler.

Tehlikeden Kaçınma

Bu hipotez, insanların, hastalıklı veya tehlikeli olabilecek şeylere karşı doğuştan gelen, kendini koruma duygusuna sahip olduklarını ileri sürer. Bir şey insana benzediği, ancak pek de gerçekçi olmadığı için, insanların ölü veya ölmekte olan bir şeyle karşılaştıklarında hissettikleri aynı tepkiyi uyandırabilir. Bilişsel mekanizma, bu kusuru hastalık ya da tehlike olarak yorumlar ve bizi ondan uzaklaştırmaya teşvik eder.

Uyumsuz Öğeler

Araştırmalar, normalde bir arada bulunmayan unsurlar birleştirildiğinde insanların rahatsız olma eğiliminde olduğunu da göstermiştir. Örneğin, 2011’de yayınlanan bir makale, insanların “robot” sesli robotlardan veya insan sesi olan kişilerden rahatsız olmadıklarını, ancak insan sesli robotları ürkütücü bulduğunu ortaya çıkardı.

Robotlar günlük yaşamda giderek daha önemli hale geldikçe, araştırmacılar ve tasarımcılar tekinsiz vadiye düşmeyecek araçlar yaratmanın yollarını bulmakla ilgileniyorlar. Tekinsiz vadi fenomeni hakkında henüz çok fazla araştırma yapılmadı, bu yüzden onun hakkında, neden olduğu ve üstesinden nasıl gelineceği hakkında daha fazla bilgi, zaman geçtikçe daha net ortaya çıkacaktır.


Bu yazılarımıza da göz atmak isteyebilirsiniz…


Kaynaklar ve İleri okumalar:

  • Kendra Cherry; What Is the Uncanny Valley?; Yayınlandığı Yer: Verywellmind; Yayınlanma tarihi: 10,10,2020; Bağlantı: https://www.verywellmind.com
  • Uncanny Valley: What is it and why do we experience it?. Yayınlanma tarihi: 23 Nisan 2022; bağlantı: https://www.sciencefocus.com
  • Jeremy Hsu; Why “Uncanny Valley” Human Look-Alikes Put Us on Edge. Yayınlandığı Yer: Scientificamerican; Yayınlanma tarihi: 3,04,2012; Bağlantı: https://www.scientificamerican.com/

Matematiksel

Batuhan Erdik

Grafik tasarımcısı ve bilgisayar meraklısı...

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz