Psikoloji

Empatiden Sürü Psikolojisine Ayna Nöronlar

Başka birinin esnediğini gördüğünüzde neden esneme ihtiyacı hissettiğinizi hiç merak ettiniz mi? Ya da bebekler neden bakıcılarının ağız hareketlerini ve yüz ifadelerini taklit ediyor? Ya da karşınızdaki kişi konuşurken çenesini kaşıdıysa siz neden çeneniniz kaşıma ihtiyacı hissedersiniz? Öğrenme sadece yeni bir beceriyi uygulama yoluyla gerçekleşmez. Aynı zamanda başkalarını izleyerek de öğreniriz. Beynimizin gözlem yoluyla nasıl öğrendiği konusu bazı noktalarda gizemini korusa da nörobilimciler bunun potansiyel fizyolojik temelini belirlemeye başladılar. Bu tür bir öğrenme, beyindeki ayna nöronlar adı verilen ve eylemleri gerçekleştirmeden deneyimlememizi sağlayan sinir hücrelerinin aktivasyonu sayesinde gerçekleşir. Karmaşık insan davranışlarını anlamaya çalışmakta önemli bir rolü olan ayna nöronlarla birbirimizi nasıl taklit ettiğimizi ve kalabalıklar içinde nasıl başkalaştığımızı anlayabiliriz.

Ayna Nöronlar Nelerdir?

Bu nöronların keşfi 1996 yılında İtalyan bilim insanları Giacomo Rizzolatti, Vittorio Gallese ve ekiplerinin maymunlar üzerinde yaptıkları çalışmalar ile ileri sürüldü. Bir maymun, başka bir maymunun bir nesneye uzanmak gibi bir eylem gerçekleştirmesini izlediğinde, prefrontal korteksinde, motor korteksinin yakınında bir grup nöron aktif hale geldi. Beyin görüntüleme teknolojisi ile, bir maymun bir eylem gerçekleştirdiğinde ve maymun aynı eylemi gerçekleştiren başka bir maymunu izlediğinde beynindeki aynı hücrelerin aktive olduğunu gözlemlendi. Ve böylece “ayna nöron” terimi ortaya çıktı. Bu ilk gözlemin ardından gelen birçok ek deney, ayna nöronların insanlarda da var olduğunun keşfine yol açtı. Nörolojik olarak normal insanlarda fMRI kullanılarak yapılan ek çalışmalar, bu nöronların beyin boyunca bir ağda dağıldığını ileri sürdü.

ayna nöronlar
Ayna nöronlar canlıların birbirlerinin hareket ve davranışlarını taklit etmesini sağlarlar. Spesifik bir hareketle uyarılabilen bu nöronlar, uyarıcının beynindeki aktif nöronların uyarılan da da aktifleşmesini sağlar. Bir maymun hareketsiz kalan başka bir maymunu gördüğünde ayna nöronlar aktif hale gelmezler. Bunun yerine, bir maymun başka bir maymunun bir eylemde bulunduğunu gördüğünde aktif hale gelirler.

Beyindeki ayna nöronların keşfi başkaları esnediği zaman neden bizim de esnediğimizi, güldüğü zaman neden güldüğümüzü açıklayan biyolojik bir mekanizma oldu. Hiç kimse ayna nöronların ne yaptığını veya neden beynimizde olduklarını kesin olarak bilmiyor. Ancak bazı sinirbilimciler, bu tür nöronların, başkalarının duygusal durumlarını hissetmek ve hareketlerini taklit etmek de dahil olmak üzere empatide merkezi bir rol oynadığını varsaymışlardır.

Taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi kavramlar hislerimizin ve davranışlarımızın başka insanlarınkiyle ortak paydada buluşmasını sağlar. Bir başka insanın yaşadığı acıyı kendiniz yaşamış gibi hissedebilirsiniz. Bir film izlediğinizde filmin konusuna ve bu konuyu aktarabilme yoğunluğuna göre siz de yoğun hisler yaşayabilirsiniz. Maç seyrederken insanların birbirlerini taklidi, mitinglerde insanların daha sonraları kendilerinin bile hayretle karşıladığı aşırılık ve taşkınlıkları ayna nöronların rollerine birer örnek olabilir.

Ayna Nöronlar Nasıl Çalışır?

İnsan beynindeki ayna nöron sistemiyle ilişkili kortikal alanlar. Renkler, her bölgede işlenen eylemlerin türünü gösterir. Turkuaz: nesnelere yönelik hareket; mor: hareketleri edinme; turuncu: alet kullanımı; yeşil: nesnelere yönelik olmayan hareketler; mavi: üst uzuv hareketleri.
(Kaynak: Cattaneo & Rizzolatti, 2009′)

Başkalarının belirli eylemleri gerçekleştirdiğini gözlemlediğimizde ayna nöronlar farklı şekillerde aktive olur. Bir kişinin çiğneme gibi bir nesneye bağlı olmayan bir eylemi gerçekleştirmesini izlemek, gözlemcide premotor alanı etkinleştirir. Bu, planlanan eylemleri prova etmekle bağlantılı bir alandır. Aynı zamanda ağız ve çene hareketleriyle ilişkili alanları da harekete geçirir. Bir kişinin bir meyveyi ısırması gibi bir nesneye yönelik bir eylemi izlediğimiz durumda da, motor korteksin benzer alanları hareketlenir. Bununla birlikte, ayna nöronları, duyusal girdiyi yorumlamanın yanı sıra vücudun konumu hakkında bilgi sağlayan ek bir alan olan parietal kortekste de hareketlenir.

İnsanlardaki ayna nöronların kesin işlevleri hala tartışılıyor. Örneğin, bu nöronların empatide veya otizm ve psikopatik kişilik gibi yetersiz empati ile karakterize edilen psikolojik durumlarda bir rol oynayıp oynamadığı açık değil. Fakat insanlarda ayna nöronlarının tam rolü ne olursa olsun, harekete geçmemizi sağlayan bir mekanizma olduğuna dair bir şüphe yok. Sosyal psikologların da insan davranışlarının arkasında yatan nedenleri anlamaları için araştırma yaptıkları konular arasına giren ayna nöronlar; insanların, toplumların sosyolojik ve psikolojik dinamiklerini anlamamıza da yardımcı olabilir.

Göz atmak isterseniz:

Kaynaklar

Matematiksel

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim.. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum ve İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde akademik görevimi sürdürüyorum. Spora, sanata (özellikle resim sanatı), müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara, filmlere düşkünüm.. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 9 adet günlüğüm var. Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum.. Çoğunlukla enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanmaya ve yalnızlığa susayabiliyorum. İkisi de keyifli ve öğretici.. Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım. Özetle bu dünyayı bir rüyaymış gibi (Is this the real life? Is this just fantasy?) hissedip iyi bir insan olarak '‘kalmaya'’ çabalayan, sonsuzmuş gibi üretmeye çalışan insanlardan olarak; bahsettiğim 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum. Yaşam keşifle canlanıyor.. (Instagram veya Facebook hesabım yoktur. Fotoğrafımı ve adımı kullanarak sahte hesap açıldığını öğrendiğim için bu bilgiyi belirtmek durumundayım.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu