Durmuş Saat İllüzyonu Zamanın Durduğunu Düşünmenize Neden Olur

Hiç bir saatin saniyesine bakıp zamanın bir an için durmuş gibi göründüğünü düşündünüz mü? Cevabınız evet ise size güzel haber, aslında bunu deneyimleyen yalnızca siz değilsiniz.

Gerçekten de zaman bazen çok hızlı akıp geçer ancak bazen de durmuş gibi gözükür. Yoğun bir günde duvarda ya da kolunuzda bulunan analog saate hızlıca göz attığınızda, saatin saniye kolu kısa bir anlığına yerinde çakılı gibi gözükecektir. Bu kısa duraklamadan hemen sonra da saat normal biçimde davranmaya devam eder.

Aslında bu normal bir deneyimdir ve tanımlanmış bir adı da vardır. Stopped-clock illusion yani Durmuş Saat İllüzyonu. Genel olarak bu durum chronostasis (Kronostasis: Yunancada chrónos, “zaman” ve stásis, “durması, asılı kalması” kelimelerinden gelmektedir) olarak tanımlanır. Bu ve benzer yanılsamalar zaman algısı kadar temel bir deneyimin bile beyinlerimiz tarafından inşa edildiğini ve bunun daha çok deneyimlerimiz sonucunda şekillendiğini ortaya koyuyor.

Durmuş Saat İllüzyonu Nasıl Gerçekleşir?

Durmuş saat illüzyonu beynimizin, duyularımız aracılığı ile dünya hakkında kesintisiz bir hikaye inşa etmeye çalışmasıdır. Hızlı göz hareketleri, bilgilerde bir kırılma yaratır. Beyin ise ne olması gerektiğini tahmin ederek bu boşluğu doldurur.

Gözlerimizi bir noktadan diğerine hareket ettirmek normalde hızlı ve otomatiktir. Ancak gözlerinizi hızla hareket ettirdiğinizde görsel deneyimde aslında anlık bir boşluk oluşur. Kollarınızı uzatıp, gözlerinizi iki işaret parmağınızın arasında hareket ettirerek bunu siz de hissedebilirsiniz. Gözlerinizi soldan sağa doğru kaydırdığınızda, neredeyse algılanamayacak kadar kısa bir an görüntü boşluğu oluştuğunu fark edeceksiniz.

Gözlerimizi hareket ettirdiğimizde retinamızda her şey konum değiştirir. Biz hareket ettikçe görsel korteksimiz de etrafımızdakilerin etkileşimli bir haritasını oluşturur ve günceller. Beyin de altüst olmamak için bu haritayı kullanarak, ne göreceğimizi önceden tahmin etmeye çalışır.

İskoçya’daki Aberdeen Üniversitesinden sinirbilimci Amelia Hunt, durmuş saat illüzyonu olarak bilinen bu durumun, beynimizin göreceğimiz şeyi, bizim gerçekten görmemizden önce tahmin etmesinden kaynaklandığını söylüyor. O yüzden, saate baktığınızda beyniniz saatin neye benzeyeceğini önceden tahmin ediyor. Bunun sonucunda da bakışınız saate ulaştığında, siz gerçek zamanın bir adım önünde oluyorsunuz.

2009’da yaptıkları bir araştırmada Hunt’ın ekibi, saate bakanların zamanı, saatin gösterdiğinden ortalama 39 milisaniye önce okuduğunu ortaya çıkarmış. Bu yüzden de kısacık bir süre için saat durmuş gibi görünüyor. Bu zaman sizin için çok kısa gelebilir evet öyledir. Uyanık olduğumuz tüm zaman dilimi boyunca yani gözlerimizi oynattığımız her an bu hareketi gerçekleştirdiğimizi unutmayın. Bu nedenle bu küçük anların toplamı bir gün içinde 40 dakika kadar yapacaktır. Yani bir günde yerde uyanık olduğumuz zamanın her 40 dakikası aslında kayıptır.

Aslında hepimiz günde 40 dakikayı görmeden geçiriyoruz.

Bu Yanılsama Sadece Göz Hareketi İle Oluşmaz

Bu illüzyonun ortaya çıkması için her zaman gözlerinizi hareket ettirmeniz bile gerekmez. Aslında önemli olan tek şey dikkatinizi kaydırmanız. Bu durum işitme ile ilgili durumlarda da aslında karşımıza çıkar. Örneğin cep telefonunuzu bir kulağınıza tuttuğunuzu ve telefonun çalmasını dinlediğinizi hayal edin. Şimdi aynı şeyi diğer kulağınızla yapın.

Bunu birkaç kez yaparsanız, kulaklarınızı değiştirdikten hemen sonra bir sonraki zil sesinden önceki duraklamanın alışılmadık derecede uzun geldiğini fark edeceksiniz. Bu da aynı etkiden kaynaklanmaktadır. Ancak bu kez beyin görme boşluğundan ziyade işitmedeki bir boşluğu maskelemektedir. Kısacası söz konusu olan beynimiz olduğunda her saniye aynı geçmiyor. Gerçekte olan her şeyi gördüğümüzü sanıyoruz, ancak beynimiz bazılarını bizim için icat etmekle meşgul oluyor.



Kaynaklar ve ileri okumalar:


Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu