Sosyoloji

Gelişime Engel Bir Tutum: Helikopter Ebeveyn

Helikopter ebeveyn kavramı ilk olarak psikoterapist Haim Ginnott tarafından 1969 yılında ‘’Ebeveynler ve Gençler’’ isimli kitabında kullanılmıştır. Küçük bir çocuğun, annesinin adeta bir helikopter gibi etraflarında dört döndüğünü söylemesinden yola çıkılarak ortaya atılan kavram 2011 yılında bilimsel literatüre kazandırılmıştır.

Helikopter Ebeveynlerin En Belirgin Özellikleri

  • Çocuklarına aşırı odaklanmış durumdadırlar, çocuklarının hayatlarını yaşamlarının tek ilgi odağı haline getirme eğilimindedirler.
  • Çocuklarının başarı ya da başarısızlıkları ile ilgili gereğinden fazla sorumluluk alırlar.
  • Çocuklarına karşı aşırı korumacı davranırlar, hayatları üzerinde aşırı kontrol sahibi olma eğilimindedirler.
  • Bu aileler çocukları ile ilgili sohbetlerde genelde “bugün çok ders çalıştık”, ‘’ödevlerimizi yaptık’’, ‘’okula gittik’’, ‘’az uyuduk’’ ‘’hasta olduk’’ gibi çoğu zaman konuşmalarında çoğul özne kullanırlar.

Helikopter ebeveyn tutumu çoğu zaman tek ya da az çocuklu ailelerde gözlemlenmekle birlikte bu tutuma sahip anne babalar başarı odaklı olduklarından, çocuklarının sürekli bir şeyleri eksik yapmış olabilme ihtimali ile mücadele halinden kaynaklı kaygı düzeyleri daima yüksektir.

Helikopter Ebeveyn Davranışları

  • Çocuk yürümeye başladığı gibi çocuğu gölge gibi takip etme, davranışlarına, kelimelerine, oyunlarına müdahale ederek çocuğu yönlendirme, çocuğun tek başına zaman geçirmesine fırsat vermeme;
  • Çocuğun okul yıllarında, güvenilir ve alanında başarılı öğretmen bulma arayışı, çocuğun okul yaşantısı ve okulda yaşadığı problemler ile öğretmene rahatsızlık verecek düzeyde ilgilenme;
  • Çocuğun problemlerini onun yerine çözme, arkadaş çevresine karar verme, her anını etkinlikler ile doldurma, yapacaklarını onun yerine yaparak çocuğun sorumluluklarını üstlenme
  • Okul yıllarının sonuna kadar çocuğu okula bırakma, okuldan alma, öğle aralarında yoklayarak yemeğini yedirme, okul yollarında çantasını taşıma, yoğun bir ders çalışma planı hazırlama, oyun saatlerine karar verme, çocuğa danışmadan sürekli özel kurslara gönderme, her sohbette çocuklarından bahsetme gibi davranışlar helikopter ebeveynlerin tipik davranışlarıdır.

Helikopter ebeveyn tutumu üniversite ve evlilik öncesi, sonrası da devam edebilmektedir. Çocuğun tercih edeceği üniversite ve bölüme karar verme hatta aynı şehre taşınma, evleneceği kişi konusunda belirleyici olma, evlendikten sonra eşi ile ilişkilerinde müdahaleci tutum sergilemek helikopter ebeveynliğin her yaşta devam edebileceğini göstermektedir.

Bu aileler ile çocukları arasında iyi bir iletişim varmış gibi görünse de iletişim genel olarak tek yönlü olup, çocuğa verilen talimatlar, öneriler, çocuktan beklentiler, yapılması gereken ödevler, gösterilmesi gereken ideal davranışlardan öteye geçmemekte ve oldukça sığ bir hal almaktadır.

Helikopter Ebeveynliğin Sebepleri

Dünyaya karşı duyulan güvensizlik, çocuklara yönelik suç oranlarının artması, akademik rekabet, ekonomi ve iş piyasası ile ilgili kaygılar, kendi çocukluk yıllarında sevilmediğini düşünen ebeveynlerin durumu telafi etme çabaları, çevre baskısı, ailelerin bu tutumu göstermelerine neden olan sebeplerdendir. Helikopter ailelerin davranışlarının altında yatan temel nedenin kendi egolarının ve gerçekleştiremedikleri ideallerinin telafisinin bulunduğu düşünülmektedir.

Helikopter Ebeveyn Tutumunun Sonuçları

Helikopter ebeveyn tutumunun ortaya çıkardığı en önemli sorun çocuğun ‘’bu şeyi yapmam konusunda ailem bana yeterince güvenmiyor’’ inancı ile özgüveninin ve özsaygısının azalmasına yol açmasıdır. Araştırmalar bu ailelerin çocuklarında yüksek derecede kaygı ve depresyonun diğer çocuklara oranla daha fazla olduğunu göstermektedir.

  • Öz yeterlilik inancının zayıf olması, sosyal fobi, öfke nöbetleri, narsist kişilik gelişimi, bencil tutumlar, seçim yapmada ve karar vermede güçlükler yaşama, bağlanma sorunları, psikolojik dayanıksızlık diğer olası olumsuz gelişimler arasındadır.
  • Bu ailelerin çocuklarının duygularını yaşamalarına da müdahale etmelerinden kaynaklı çocukların duygularını kontrol edememeleri, uyum sağlama ve mücadele etme yetenekleri gelişmediğinden ufak sorunlar karşısında bile büyük yıkımlar yaşamaları da olasıdır.
  • Yetişkinlikte de hayatlarını kontrol etme zorlukları, zamanı kontrol edememe, işleri sürekli erteleme, girişimcilik düzeylerinin düşük olması gibi davranışlar gözlemlenebilen diğer sonuçlardır.

Helikopter ebeveyn tutumu şüphesiz ailelerin iyi niyetinden, sürekli daha iyisi olsun algısından ya da disiplin anlayışından hareketle gelişir fakat bu tutumun uzun vadede çocuğa zarar verdiğini aşikardır.

Çocuklar ebeveynlerinden bağımsız birer bireylerdir, söyleyecek sözleri ve yapmak istedikleri vardır. Çocuklarımızın sözlerini, yapmak istediklerini önemseyelim. Bırakalım düşsünler, ağlasınlar, başarısız olsunlar, arkadaşları ile sorunlar yaşasınlar, yokluğu da bilsinler, kaybetmeyi de. Ancak böylelikle duyguları ile baş edebilmeyi, problem çözebilmeyi hayata karşı mücadele edebilmeyi öğrenecekler ve daha güçlü birer birey olacaklardır.

Göz Atmak İsterseniz

İLKNUR ÇETİNKAYA

Kaynakça

  • Yılmaz, H. (2020). Türkiye’de Helikopter Ebeveynlik Eğilimi ve Helikopter Ebeveynlerin Demografik Özellikleri. Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi, sayı 46.
  • Yılmaz, H. (2019). İyi Ebeveyn, Çocuğu İçin Her Zaman Her Şeyi Yapan Ebeveyn Değildir: Algılanan Helikopter Ebeveyn Tutum Ölçeği. Erken Çocukluk Çalışmaları Dergisi, Cilt 3 Sayı 1.
  • Yılmaz, H. & Büyükcebeci A. (2019). Bazı Pozitif Psikoloji Kavramları Açısından Helikopter Ebeveyn Tutumlarının Sonuçları.

Matematiksel

İlknur Çetinkaya

Nelson Mandela'nın sözleri ile ‘’Bir toplum, kendini en belirgin biçimde çocuklarına nasıl davrandığıyla ortaya koyar. Başarımız, her toplumun en kırılgan fertleri ve aynı zamanda en büyük zenginliği olan çocuklarımızın mutluluğu ve sağlığıyla ölçülmelidir’’. Çocuklarımızın yaşamdan, öğrenmekten keyif aldığı, öğrenmenin sınıfların dört duvarı arasına hapsedilmediği, çocuklarımızın özgür hissettiği, oyun oynayabildiği, çocukluklarını yaşayabildikleri, başarılarının sınavla ölçülmediği, her birinin başarıyı yetenekleri ve ilgi alanlarında tattığı, yüzlerinden gülümsemenin eksik olmadığı güzel yarınlara

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.