Hafızayı Koruyarak Yaşlanmak Mümkün: Kimdir Bu Süper Yaşlılar?

Hareketin yavaşlaması; canlılık, dayanıklılık ve esneklik kaybı; kendini tamir etme becerisinde kaçınılmaz bir azalma yani tek kelimeyle “yaşlanma” bütün türlerde var olan evrensel bir özellik ve kaçınılmaz bir süreçtir. Neden yaşlandığımız konusunda herhangi bir fikrimiz yok. Daha doğrusu, bir sürü fikrimiz var ama bunların doğru olup olmadığını bilmiyoruz. Bu nedenle yaşlanmayı bunların bir birleşimi olarak genelde kabul ediyoruz.

Vücudumuz ve elbette beynimiz için yaşlanma ile birlikte ortaya çıkan hastalıklar ve sorunlar da bu sürecin en tatsız yanını oluşturur. Ancak bazı insanlar ne kadar yaş­lanırlarsa yaşlansınlar hafızalarını ve bilişsel yetenek­lerini hiç bir zaman kaybetmez. Bu kişiler süper yaşlılar olarak bilinmektedir. Araştırmalar, bu kişilerin yaşlanma ve bunama gibi yaşla ilgili sağlık sorunları hakkında daha fazla bilgi edinmenin anahtarı olabileceğini öne sürüyor. Peki kimdir bu süper yaşlılar? Ve hangi yönden fark yaratmaktadırlar?

Süper Yaşlılık Ne Anlama Geliyor?

Süper yaşlılar terimi ilk de­fa 2007 yılında Northwestern Üniversitesinde yapılan çalışmalar sonucu kullanıldı. Ölçüm için kişilere çeşitli hafıza testleri uygulayan araştırma ekibi, 80 yaş üstündeki bazı ki­şilerin testlerde yaş grubu ortalamalarının çok üzeri­ne çıktığını gördü. Uzmanlar öze­likle 80 yaşın üzerinde olup da zihinsel olarak genç­ler kadar keskin belleğe sahip süper yaşlıların beyinle­rinde farklar aramaya başladı. Gerçekten de diğer yaşıtlarının beyinlerine göre bu kişilerin birtakım ya­pısal ve işlevsel farklılıkları olduğu ortaya çıktı.

Bildiğimiz en uzun ömürlü kişi, Fransa’nın Provence bölgesindeki Arles şehrinde yaşamış Jeanne Louise Calment’dır. Calment 122 yıl, 164 günlük koca bir ömrün ardından 1997’de ölmüştü. Hayatı boyunca sigara içmişti (sigarayı nihayet bıraktığı 117 yaşında bile hala günde iki tane içmeye devam ediyordu); haftada bir kilo çikolata yiyordu ama son günlerine kadar aktif ve sağlıklı bir yaşam sürmüştü.

Süper Yaşlılar ve Von Economo Nöronları

Süper yaşlılar ve beyin yapıları incelendiğinde aşağıdaki bulgulara rastlandı.

  • Korteks (gri madde) yani beyin kabuğu daha kalın. Bu yapısal özellik 30 yaşındaki insanınkine ben­ziyor. Korteks ne kadar kalın olursa sinir hücresi sa­yısı da o kadar fazla olur, beyin daha sağlıklı olur.
  • Alzheimer’in çok önemli belirtilerinden biri olan nörofibriler yumak sayısı %90 daha az.
  • Sosyal zeka sinir hücreleri (nöronları) olarak bilinen Von Economo nöronlarının sayısı çok daha fazla.

Avusturyalı psikiyatrist ve sinirbilimci Constain von Economo tarafından 1929 yılında keşfedilen Von Economo nöronları insan, balina, fil, maymun, yunus gibi ileri sosyal türlerde beynin sadece belirli kısım­larında bulunan çok özel sinir hücreleri olarak bilinmektedir.


Beyinde Von Economo nöronlarının bulunduğu bölgeler; Kaynak: https://www.researchgate.net/

Von Economo sinir hücreleri beynin şakağa ya­kın ön lobundaki korteks alanlarında yer alır. Bu alanlar beynin daha çok dil, iletişim, dikkat, odaklan­ma, sosyal uyum, farkındalık, motivasyon ve hafıza ile ilgili işlevlerinin gerçekleştiği bölgelerdir. Von Economo nöronları karmaşık bilişsel ve sos­yal işlevlerde kullandığımız bilgiyi hızlı işleme gö­revini yerine getirir. Bu nöronlar bilinçli davranışların geliş­mesinde rol oynar. Süper yaşlıların beyninde bu nöronlardan nor­mal yaşlılara kıyasla 4 kat fazla bulunduğu anlaşılmıştır. Bu nöronların sayısal azalmanın dav­ranışsal değişimlere, sosyal uyumsuzluğa, öz farkındalığın azalmasına ve bunamaya yol açtığı düşünü­lüyor.

Elbette bu süper yaşlılar sadece bu nedenle süper hala gelmiyorlar. Yapılan başka araştırmalar kişilikleri ve yaşam biçimleri ile de ilgili bize ipuçları veriyor. Massachusetts General Hospital tarafından yapılan bir başka çalışmada bu kişilerin beyin yapıları inceledi. Sonucunda bilim insanları duygusal durumumuzla ilgili olan bölümlerde farklılıklar gözlemledi. Bu farkın nedeni süper yaşlıların yaşam biçimi ile ilgiliydi. Bu kişiler yaşlandıkları zamanda bile izole bir hayat yerine sosyal olarak aktif kalmayı tercih ediyorlardı.

Nasıl Süper Yaşlı Olabiliriz?

Bilinen en yaşlı erkeklerden biri ise Japon Jiroemon Kimura’dır. Bir hükümet iletişim çalışanı olarak yaşadığı sakin hayatın ardından Kyoto’ya yakın bir köyde geçirdiği çok uzun bir emeklilik döneminin sonunda, 116 yıl 54 gün yaşamış olarak 2013’te öldü. Sağlıklı bir yaşam tarzı sürmüştü ama bu açıdan milyonlarca Japon’dan da pek farklı değildi. Yaşam süresi bakımından diğer insanlara attığı bu büyük farkın nedeni bilinmemekle birlikte, aile genlerinin önemli bir rol oynamış olabileceği düşünülüyor.

Tabii ki, büyük soru şu: Nasıl şimdi ya da gelecekte bir süper yaşlı olabilirsiniz? Hangi faaliyetler, yaş alsanız da zihinsel olarak keskin kalmanızı sağlayacaktır? Aslında bilim insanları bu konuda tam bir reçete sunamıyorlar. Ancak en iyi cevaplar aktif kalmak, sosyal ilişkilere devam etmek, beyni meşgul etmek ve çalışmak olarak kabul ediliyor.

Aktif kalmak, yaşlandıkça yapabileceğiniz en iyi şeylerden biridir. Fiziksel aktivite, vücudunuzun en iyi şekilde çalışmasına yardımcı olan artan oksijen alımına neden olur. Düzenli egzersiz aynı zamanda sağlıklı biçimde kilonuzu korumanıza da yardımcı olur. Vücut kitle indeksi 30’un üzerinde olan kişilerde Alzheimer hastalığına yakalanma riski üç katına çıkar. Haftada iki kez egzersiz yapmak bile bu hastalığa yakalanma riskinizi azaltmaya yardımcı olacaktır.

Sonuç Olarak;

Vücudumuz kadar beynimiz de egzersize ihtiyaç duyar. Birçok çalışma, bu kritik beyin bölgelerin, zor görevler gerçekleştirdiklerinde aktivitesinin arttığını gösteriyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir şey var. Bu artışın gerçekleşmesi için tabir yerinde ise sınırları zorlamak gereklidir. Bu nedenle sadece Sudoku çözerek bir süper yaşlı olunmuyor. Daha fazla emek isteyen faaliyetlere odaklanılması gerekiyor. Bunlar yabancı bir dil öğrenmek, online bir eğitime katılmak ya da yeni bir enstrüman çalmaya başlamak olabilir. Yeter ki beyni çalıştırsın. Michelangelo’nun 87 yaşında söylediği iki kelime ile yazıyı kapatalım; “Ancora Imparo” yani “Hala Öğreniyorum


Göz Atmak İsterseniz


Kaynaklar ve ileri okumalar:


Dip not:

Matematiksel, tamamen gönüllü bir ekip tarafından 2015 yılından beri yürütülen, Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmayı hedefleyen, öğretmenler tarafından kurulmuş bir bilim platformudur. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz