Psikoloji

Zeigarnik Etkisi Nedeni İle Yarım Kalan İşler Aklınıza Takılıp Kalacaktır

Yapılacaklar listenizde sonsuza kadar kalacak gibi gözüken bir öğeniz var mı? Belki de tamamlanması uzun bir zaman gerektiren bir görevdir. Bu nedenle sürekli olarak başka şeyler öne geçmekte o da listenin sonunda kalmaya devam etmektedir. Tanıdık geldi mi?

Aklınızda böyle bir görev varsa, bu makaleyi okumayı bırakın. Boş bir sayfa alın ve bu görevi nasıl başaracağınızı planlamak için bir dakika harcayın. Bu bir deneme ise, ilk satırı yazın; bu bir raporsa, içindekiler sayfasını yazmaya başlayın. Uzun zamandır dolabınızı toplamak istiyorsanız, bir çekmeceden başlayın. Ne yaptığınızın, ne kadar az yaptığınızın önemi yok. Önemli olan şey başlamanız. Şimdi geri dönüp okumaya devam edebilirsiniz.

Tebrikler, az önce Zeigarnik Etkisi’ni etkinleştirdiniz ve az önce başladığınız görev tamamlanana kadar bu durum aklınıza takılacak ve görev tamamlanana kadar kendinizi hissetmenize neden olacak.

Zeigarnik Etkisi Nedir?

Bluma Wulfovna Zeigarnik (1901-1988), II.Dünya Savaşı sonrası dönemde Sovyetler Birliği’nde deneysel psikopatolojinin ayrı bir disiplin olarak kurulmasına katkıda bulundu.

Bir şey üzerinde çalışmaya başladığınızda ama bitirmediğinizde, başka şeylere geçseniz bile bitmemiş işlerin düşünceleri zihninizde canlanmaya devam eder. Bu tür düşünceler sizi geri dönmeye ve başladığınız şeyi bitirmeye teşvik eder. Bu yüzden bir dizi izlemeye başladığımız zaman, sezonu tamamlamadan ekran karşısından kalkamayız.

Bu nedenle, sınav sonrasında boş bıraktığımız soruları, yaptıklarımıza kıyasla daha net hatırlarız. Bu yüzden ayrıldığımız ancak tam anlamayla sonlandıramadığımız eski ilişişimizi aklımızdan bir türlü atamayız. Tamamlanmamış şeyler, başka şeyler ile ilgilensek bile aklımızı meşgul etmeye hep devam edeceklerdir.

Böyle Bir Etkinin Varlığı Nasıl Anladık?

Zeigarnik Etkisi, bir görev sırasında kesintinin bir kişinin hatırlama yeteneğini sınırlamak yerine iyileştirebileceği fikridir. Bitmemiş görevler bizi rahatsız eder ve beynimizi tamamlanana kadar bilgiyi saklamaya zorlar.

Etki ilk olarak, teorisyen Kurt Lewin’in öğrencisi olan Bluma Zeigarnik adlı bir Rus psikolog tarafından gözlemlendi ve tanımlandı. 1920’li yıllarda, aralarında Kurt Lewin ve Bluma Zeigarnik’in de bulunduğu bir grup, Berlin Üniversitesi’nin restoranında yemek yerken Kurt Lewin, garsonların henüz hesabı ödememiş müşterilerin siparişlerinin detaylarını, ödemiş olanlardan daha iyi hatırladıklarını fark etti. Daha sonra da ikili bu konu üzerinde araştırmalara başladı.

Bir dizi deneyde, katılımcılara bir ipe boncuk dizme, bulmacaları bir araya getirme veya matematik problemleri çözme gibi görevler verildi. Ancak katılımcılar bu işler ile meşgul iken yarısının çalışması yarıda kesildi. Diğer yarı ise görevleri tamamladı. Bir saatlik aranın ardından Zeigarnik, katılımcılardan ne üzerinde çalıştıklarını açıklamalarını istedi. Sonrasında da çalışmaları yarıda kesilenlerin, ne yaptıklarını hatırlama olasılıklarının, görevleri gerçekten tamamlayanlara göre iki kat daha fazla olduğunu keşfetti.

Deneyin başka bir versiyonunda da, katılımcıların tamamlanmamış görevleri, bitmiş görevlerden yüzde 90 daha sık hatırlayabildiklerini buldu. Zeigarnik bu bulgularını 1927’de yayınlanan “Bitmiş ve Bitmemiş Görevler Üzerine” ( On Finished and Unfinished Task) başlıklı bir makalede kaleme aldı.

Zeigarnik Etkisi İle İlgili Araştırmalar Devam Etti

1960’larda, hafıza araştırmacısı John Baddeley, bir deneyde bu bulguları bir daha araştırdı. Bu deneyde, katılımcılara bir dizi anagramı çözmeleri için sınırlı bir süre verildi. Anagramı verilen süre içinde çözemedikleri zaman, onlara doğru cevap söylendi.

Daha sonra yapılan sorgulamalarda, katılımcıların çözemedikleri kelimeleri daha iyi hatırladığı anlaşılacaktı. Bu, Zeigarnik’in insanların bitmemiş veya kesintiye uğramış bilgiler için daha iyi bir belleğe sahip olduğu bulgusunu desteklemişti. Bununla birlikte, tüm araştırmalarda bu etki yeterince destek bulamadı. Bazı araştırmacılar, etkinin gücünü etkileyen çeşitli faktörlerin olduğunu anladılar. Bunlardan bir tanesi de kişilerin motivasyonuydu.

Bu Etki Neden Gerçekleşiyor?

Zeigarnik etkisi hafızanın nasıl çalıştığı hakkında çok şey söyler. Bilgi bir kez algılandığında, genellikle çok kısa bir süre için duyusal bellekte saklanır. Bilgiye dikkat ettiğimizde kısa süreli belleğe geçer. Kısa süreli bellek hem kapasite hem de süre bakımından sınırlı kapasitedir. Bu nedenle belirli sayıda bilgiyi burada depolayabiliriz. Bu nedenle burada depolanan bilgileri kolayca unuturuz. Ancak bilgiyi burada tutmak için çaba gösterirsek bu bilgilerin bir kısmı uzun süreli belleğe taşınacaktır.

Zeigarnik, bir görevi tamamlayamamanın bilişsel gerilim yarattığını öne sürdü. Bu nedenle bu göreve daha fazla dikkat ediyor, tamamlamaya çalıştıkça daha fazla zihinsel çaba harcıyor ve sonunda da daha fazla hatırlıyorduk. Zeigarnik etkisi insan beyninin nasıl çalıştığına dair ilginç bir gözlemdir. Ancak akılcı bir yaklaşım ile bu psikolojik fenomeni kendi yararınıza kullanabilirsiniz.

Sağduyu size bir görevi bitirmenin bir hedefe yaklaşmanın en iyi yolu olduğunu söyleyebilir. Bunun yerine Zeigarnik etkisi, bir görev sırasında kesintiye uğramanın bilgiyi hatırlama yeteneğinizi geliştirmek için etkili bir strateji olduğunu öne sürmektedir.

Zeigarnik Etkisinden Nasıl Yararlanabiliriz?

  • Bir sınav için çalışıyorsanız, sınavdan önceki gece tüm bilgiyi öğrenmeye çalışmak yerine çalışmanızı parçalara bölün. Bilgileri kademeli olarak öğrenin. Bu sayede sınav gününe kadar hatırlama olasılığınız daha yüksek olacaktır.
  • Önemli bir şeyi ezberlemekte zorlanıyorsanız, anlık kesintiler aslında sizin yararınıza olabilir. Bilgileri tekrar tekrar okumak yerine, birkaç kez gözden geçirin ve ara verin. Başka şeylere odaklanırken, kendinizi zihinsel olarak çalışmakta olduğunuz bilgilere geri dönerken bulacaksınız.
  • Çoğu zaman, görevleri son ana kadar erteleriz. Teslim tarihinden bir gün önce de çılgınca tamamlama telaşına düşeriz. Ne yazık ki, bu eğilim sadece büyük bir strese yol açmakla kalmaz, aynı zamanda düşük performansa da neden olabilir. Ertelemenin üstesinden gelmenin bir yolu, Zeigarnik etkisini işe koymaktır. Ne kadar küçük olursa olsun ilk adımı atın. İşinize başladığınızda -ama bitirmediğinizde- kendinizi sürekli bu görevi düşünürken bulacaksınız. Bu da sizi görevi tamamlamaya yönlendirecektir.

Tahmin edebileceğiniz gibi, Zeigarnik etkisi her zaman faydalı değildir. Görevleri tamamlayamadığınızda, düşüncelerinize izinsiz girebilir ve strese neden olabilir. Bunun yanı sıra az evvelde saydığımız biçimde olumlu yönde motive de edebilir. En iyisi yazının başında başladığını görevi dönüp tamamlamaya çalışmanız gibi görünüyor.



Kaynaklar ve ileri okumalar:


Dip not:

Matematiksel, tamamen gönüllü bir ekip tarafından 2015 yılından beri yürütülen, Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmayı hedefleyen, öğretmenler tarafından kurulmuş bir bilim platformudur. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.


Gamze Dönmez

Okumayı pek çok eyleme tercih eden, araştırmayı, öğrenmeyi, öğretmeyi ve yeniden öğrenmeyi önemseyen, amatör olarak öykü yazarlığı yapan, Türkçeyi çok seven bir ilköğretim matematik öğretmeniyim. Öğrenme psikolojisi, gelişim psikolojisi, olasılık, geometri ve mantık çokça dikkatimi çeken alanlardan. Merak uyandırıp geri çekilmenin merak gidermekten daha değerli olduğunu düşünüyorum. Bilimin, bilmenin ve bilenin gücüne inanıyorum. Paylaşmak güzeldir!

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz

Başa dön tuşu