Psikoloji

Zeigarnik Etkisi: Eksik Kalanı Tamamlama Dürtüsü

'O Tabak Bitmeden Sofradan Kalkılmayacak" Diye Büyütülen Bizlere, "İşini Bitirmeden Masadan Kalkabilirsin' Önerisi

Şimdiye kadar yarım bırakmanın neredeyse her konuda insana olumsuz etkilerini konuştu herkes. Bu yazıda ise bazen yarım bırakılan şeylerin bize olumlu dönebileceğinden bahsedelim. Farkındalık alanımız olan bilinç ve davranışlarımızın esas ve gizil kaynağı olan bilinçaltının çalışma mekanizmasını etkileyen en önemli unsurlardan biri de algıdır. Algı şekillerimizi inceleyen yasalar temelde Algı Yasaları olarak adlandırılır. Algı Yasalarının ilgilendiği alt başlıklardan biri olan Zeigarnik Etkisi, adını kendisini bulan Rus Psikolog Bluma Zeigarnik’ten alır.

Bluma Wulfovna Zeigarnik (1901-1988), II.Dünya Savaşı sonrası dönemde Sovyetler Birliği’nde deneysel psikopatolojinin ayrı bir disiplin olarak kurulmasına katkıda bulundu.

Zeigarnik Etkisi Nedir?

1920’li yıllarda, aralarında Kurt Lewin ve Bluma Zeigarnik’in de bulunduğu bir grup, Berlin Üniversitesi’nin restoranında yemek yemek üzere toplanır. Bu esnada Kurt Lewin, garsonların henüz hesabı ödememiş müşterilerin siparişlerinin detaylarını, ödemiş olanlardan daha iyi hatırladıklarını fark eder. Bu Zeigarnik’in, henüz tamamlanmamış işlerin bellekte farklı bir konumu olup olmadığını ve bitmiş işlerden daha iyi hatırlanıp hatırlanmadığını merak etmesine yol açar.

Bunun üzerine bir deney tasarlar. Yapbozların veya basit ödevlerin verildiği bir deneyde katılımcı­ların yarısına müdahale edilir ve işleri yarım bıraktırılır. Diğer yarısına ise herhangi bir müdahale edilmez. Daha sonra katılımcıların aktivitelerin ne kadarını hatırladıkları incelenir. İlginç biçimde çalışmaları kesintiye uğrayanlar süreci daha iyi hatırlamaktadır. Zeigarnik bunun tamamlanmamış ödevlerin hafızada farklı ve daha etkin bir şe­kilde depolanması olarak yorumlar.

Zeigarnik Etkisi, bir görev sırasında kesintinin bir kişinin hatırlama yeteneğini sınırlamak yerine iyileştirebileceği fikridir. Bitmemiş görevler bizi rahatsız eder ve beynimizi tamamlanana kadar bilgiyi saklamaya zorlar.

Zeigarnik etkisinin tanımlanmasının devamında çok sayıda çalışma yapılmıştır. Bu çalışmaların bazılarının sonuçları tam tutarlılık göstermese de çoğunluğu orijinal iddiayı desteklemiştir. Örneğin; Zeigarnik’in yaptığı deneylerden çok sonraki zamanlarda Kenneth McGraw bir yapboz deneyi hazırlar. Katılımcılara zor bir yapbozu tamamlamaları karşılığında ödül vereceğini söyler. Bir süre sonra yapbozu tamamlamamalarına rağmen araştırmanın sona erdiğini söyleyerek ödüllerini verir. Yine de katılımcıların çoğu yerinde kalarak yapbozu tamamlamaya devam eder.

“Zeigarnik etkisi” olarak bilinen bu olgunun önemli çıkarımları olmuştur. Örneğin öğrencilerin, özellikle de çocukların çalışırken sık molalar verilmesi durumunda daha çok şey hatırlayabilecekleri anlaşılmıştır. Zeigarnik’in kuramı belleğin çalışma biçiminin anlaşılmasında çok önemli bir adımdır. Bu kuram sadece eğitimde değil, reklamcılık ve medyada da pratik uygulamalar ile kendine yer edinir.

Zeigarnik Etkisinin Karşımıza Çıkan Bazı Sonuçları

Yapmamız gereken bir şeyi yapmayı bıraktığımızda ya da ara verdiğimizde bilincimizin ve bilinçaltımızın olanı bütüne tamamlama mekanizması bizi bu görevi tamamlamaya zorlayacaktır. Böylelikle zihin, tamamlanmamış döngüleri tamamlamaya yönelik çalışacaktır. Örneğin;

  • Dizilerin en heyecanlı yerde kesilmesi ve bir sonraki bölümü merakla beklememiz,
  • Fragmanını izlediğimiz bir filmi, sadece broşürünü gördüğümüz bir filme kıyasla daha çok tercih etmemiz,
  • Yarım bıraktığımız bir kitabı, bitirdiğimiz kitaba kıyasla daha iyi hatırlıyor olmamız, 
  • Tam anlamıyla sonlandırmadığımız ilişkilerimizin aklımızı meşgul etmeyi bırakmaması, 
  • Zor bir soruyla uğraşmayı bir süreliğine bıraktığımızda aklımızın hâlâ ona çözüm arayışı içinde olması ve çoğunlukla bıraktığımız andan sonra çözümün bulunması,
  • Sınav sonrasında boş bıraktığımız soruları, yaptıklarımıza kıyasla daha net hatırlamamız,
  • Okullarda ve bireysel çalışmalarda teneffüs ve molaların verimi artırıyor olması, 
  • “Yakında…” “Devamı Gelecek…” gibi ifadelerin “Son!” ifadesinden daha çok dikkat çekmesi,
  • Haberlerde, magazinde merakla beklenen haberin tanıtımını en başta verip o haberin en sona konması, bunu yapacaklarını tahmin etmemize rağmen onu izlemek için tüm haberleri sonuna kadar izlememiz gibi durumlar Zeigarnik etkisi ile ilgili bazı örneklerdir.

En iyisi, annemizin “O tabak bitecek!” diye sitem eden sesi kulağımızda dursun, yapmakta zorlandığımız şeylere biraz ara verip tekrar dönelim.

KAYNAKÇA: The Zeigarnik Effect Explained; Psychologist World/The Zeigarnik Effect Explained       

Matematiksel

Gamze Dönmez

Okumayı pek çok eyleme tercih eden, araştırmayı, öğrenmeyi, öğretmeyi ve yeniden öğrenmeyi önemseyen, amatör olarak öykü yazarlığı yapan, Türkçeyi çok seven bir ilköğretim matematik öğretmeniyim. Öğrenme psikolojisi, gelişim psikolojisi, olasılık, geometri ve mantık çokça dikkatimi çeken alanlardan. Merak uyandırıp geri çekilmenin merak gidermekten daha değerli olduğunu düşünüyorum. Bilimin, bilmenin ve bilenin gücüne inanıyorum. Paylaşmak güzeldir!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz

Başa dön tuşu