Sürüncemede Bırakma Hastalığı ve İsviçre Peyniri Tekniği

Bir işe başlamanız veya yarım bıraktığınız bir işi tamamlamanız gerekiyor, işinizin zorluğunun önemi yok. Hemen harekete geçme oranınız nedir? “Biraz sonra bakarım.” diyenlerdenseniz, yazımız sizin için.

Araştırmalara göre, insanların yüzde yirmi dördü kendini “kronik erteleyici” olarak tanımlamaktadır. Ancak bu oran da, araştırma sorularının bulunduğu formu zamanında doldurmayı başaran kişilerin cevapları üzerinden belirlenmiştir. Yani sorun bu yüzdeden çok daha vahim durumda. Ancak gerçek oran ne olursa olsun, ertelemenin ciddi bir sorun olarak insanların faturalarını ödemesine, projelerini teslim tarihine yetiştirmesine ve önemli sınav veya mülakatlara düzgün hazırlanmasına mâni olduğu aşikârdır. Erteleme hastalığı, şaşırtıcı derecede karmaşık bir olgudur.

Sürekli bir şeyler ertelememizin bir çok nedeni vardır. Başarısızlık korkusu, mükemmeliyetçilik, düşük özdenetim düzeyi, projeleri küçük parçalara bölmekten ziyade bir bütün olarak görme eğilimi, sıkılgan bir yapıya sahip olmak, hayatın önemsiz görünen görevlerle ilgili endişe duyamayacak kadar kısa olduğu düşüncesi ve bir şeyleri yapmanın ne kadar süreceğini kestirme yeteneksizliği bunlardan bir kaçıdır. Erteleme bu kadar sık karşılaşılan bir sorun olunca bir çok kişi bu duruma bir çözüm önermiştir.

Bunlardan birisi Bluma Zeigarnik tarafından önerilen ve daha önceleri de sizlere bahsettiğimiz Zeigarnik etkisi adı verilen durumdur. Buna göre herhangi bir aktiviteye başlamak zihnin bir tür ruhsal endişe yaşamasına neden olmaktadır. Aktivite sona erdiğinde, zihin bilinçdışı bir şekilde rahatlamakta ve her şeyi unutmaktadır. Ancak aktivitenin tamamlanması bir şekilde engellendiğinde, başlanan görev bitirilene kadar endişeli zihin dırdır etmeye devam etmektedir.

ertelemenin bilimi

Zeigarnik Etkisinin Erteleme Hastalığı ile Ne İlgisi Var?

Erteleyiciler, belirli faaliyetlere başlamayı çoğu zaman geciktirirler çünkü önlerindeki işin büyüklüğü onları boğar. Öte yandan “sadece birkaç dakika” çalışmaya ikna olurlarsa işin tamamlanması yönünde içsel bir dürtü duyarlar.

Araştırmalar*, “sadece birkaç dakika kuralı” nın erteleme sorununu yenmenin etkili bir yolu olduğunu göstermektedir. Bu, aynı zamanda Zeigarnik’in çalışmasının mükemmel bir uygulamasıdır. Görev üzerinde birkaç dakika çalışmak bile öyle endişeli bir beyin yaratır ki, iş tamamlanana dek rahat etmek mümkün değildir.

Zeigarnik’in bitirilmemiş görevler psikolojisi üzerine çalışması, etkileyici araştırmaların sadece bir örneğidir. Bir başka çalışma ise Alan Lakein’in geliştirdiği ve kaleme aldığı How to Get Control of Your Time and Your Life. adlı kitabında duyurduğu İsviçre Peyniri Tekniği’dir. Bir işi yaparken asıl yapılması gereken işin dışındaki şeylere gereksiz yere vakit harcıyorsanız ya da bir görev zor göründüğü için erteliyorsanız bir zaman yönetimi metodu olarak bu teknik işinize yarayabilir.

İsviçre Peyniri Tekniği İle Zaman Yönetimi

İsviçre peyniri tekniğinin bir organizasyonda risk yöntemi için örbek uygulanışı

Aslında İsviçre Peyniri Modeli, risk analizinde, riske karşı alınan yöntemlerin kusursuz olmadığı, dolayısıyla risk unsurunu en aza indirmek için birden fazla önleme başvurulması gerektiğini aktaran bir risk yönetimi modelidir. Bildiğiniz gibi her dilim İsviçre peyniri deliklerle dolu olur.

Deliklerin boyutu ve sayısı bir dilimden diğerine değişecektir. Modelde, bir dilim İsviçre peyniri, riski en aza indirmek için alınan belirli bir önlemin simgesidir. İsviçre Peynir Modeli, kuruluşların, kazaları önlemek için tüm çabalarına rağmen neden meydana geldiğini anlamalarına yardımcı olmak için kullanılmıştır.

Adını bu modelden ödünç alan İsviçre Peyniri Tekniği ise, bir şeyden çok zor göründüğü için kaçınmak yerine onu daha küçük, daha yönetilebilir parçalara bölerek, birkaç dakika içinde başlayabileceğiniz alt projeler veya görevler tanımlamayı önerir. Alt proje veya görevlerin önemli olması gerekmez, hızlı ve kolay yapılabilir olması gerekir.

İsviçre Peyniri Tekniği Nasıl UYgulanır?

Her alt projeyi bitirdiğinizde diğerine başlayın ve böylece esas projeyi bitirene kadar devam edin. Ne zaman boş vaktiniz olsa büyük projenin küçük kısmını yapmaya çalışın. Bu yöntemle, konuya nasıl yaklaşacağınızı bilmeseniz bile karmaşık veya hoş olmayan bir göreve 5 dakikadan daha kısa sürede başlayabilirsiniz. 5 dakika içinde yapabileceğiniz görev kapsamı dahilinde bir şey bulun ve yapın. Bu peynirinizdeki ilk delik olacaktır.

Böylelikle delikli İsviçre Peynirinde olduğu gibi, ufak delikler açarak kolaylıkla tamamlanabilecek anlık görevler ile işi tamamladığınız göreceksiniz. Yazıya, Charles Baudelaire’nin bir sözüyle son verelim. “ İşini erteleyen insan, işinin hiçbir zaman yapılmaması riskine giren insandır.” Sağlıcakla…



Kaynaklar ve İleri Okumalar:

  • 59 SANİYE, Prof. Richard WISEMAN / Çev. Hande ÖLÇEROĞLU, Pegasus Yay., 2017, Sf.100-101
  • B. A. Fritzsche, B. R. Young ve K. C. Hickson(2003).  ‘ındıvıdual Differences in Academic Procrastination Tendency and Writing Success.’ Personality and Individuality Differences, 35(7), sayfa 1549-57
  • Swiss Cheese Model; Bağlantı: https://thedecisionlab.com/

Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım

Matematiksel

Gamze Dönmez

Okumayı pek çok eyleme tercih eden, araştırmayı, öğrenmeyi, öğretmeyi ve yeniden öğrenmeyi önemseyen, amatör olarak öykü yazarlığı yapan, Türkçeyi çok seven bir ilköğretim matematik öğretmeniyim. Öğrenme psikolojisi, gelişim psikolojisi, olasılık, geometri ve mantık çokça dikkatimi çeken alanlardan. Merak uyandırıp geri çekilmenin merak gidermekten daha değerli olduğunu düşünüyorum. Bilimin, bilmenin ve bilenin gücüne inanıyorum. Paylaşmak güzeldir!

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz