Ünlü Matematikçiler

Ramanujan: Sonsuzluğu Bilen Adam

Ramanujan sonlu hayat içinde sonsuzluğa en çok yaklaşabilmiş insanlardan biri.

Ünlü matematikçiler hakkında pek çok kitap yazılmış olmasına rağmen, pek azının yaşamları hakkında uzun metrajlı bir film çekilmiştir. Resmi bir eğitim almamasına rağmen kısa yaşamında kendini matematik camiasına kabul ettiren dahi matematikçi Srinivasa Ramanujan bu şansı elde edenlerden birisi. Robert Kanigel tarafından kaleme alınan daha sonra da beyaz perdeye aktarılan The Man Who Knew Infinity ( Sonsuzluğu Bilen Adam) bu parlak matematikçi ile bizlerin tanışmasına neden oldu. Onun yaşam öyküsünün bize kadar ulaşmasındaki en önemli faktör ise elbette matematikçi G.H. Hardy ve yazdığı kitaplardı.

Srinivasa Ramanujan, 22 Aralık 1887’de, Hindistan’ın Tamil Nadu kentinde, doğdu. Hindistan’ın Kumbakonam kasabasında, bugün başarılarını simgeleştirmek için bir müzeye dönüştürülen bir evde büyüdü. Kardeşlerini küçük yaşta çiçek hastalığı nedeniyle kaybetti. Yoksulluk ile mücadele eden ailesi ona temel bir eğitim imkanı sunabildi. On bir yaşındayken üniversite düzeyinde matematik bilgisine sahipti ve matematik teoremleri geliştirmeye başlamıştı. İlgi alanı daha çok geometri ve sonsuz seriler üzerine yoğunlaşmıştı. Ramanujan on beş yaşındayken, kübik bir denklemin nasıl çözüleceğini gösterdi. İkinci dereceden denklemleri çözmek için kendi tekniğini geliştirdi.

Ramanujan’ın Hayatını Değiştiren Kitap

1903’te, Ramanujan on altı yaşındayken Synopsis of Elementary Results in Pure and Applied Mathematics (Soyut ve Uygulamalı Matema­tikte Temel Bilgiler Özeti) adındaki bir kitaba denk geldi. Kitap aslında bir ders kitabıydı ve ispatlara girilmeden binlerce sonuç, formül ve denklem içeriyordu. Kuramsal matematiği ilk kez bu kitaptan öğrenen Ramanujan’a hayatı boyunca belki de bu nedenle bir ispat yapma ihtiyacı duymadı.

Matematik dışında başka hiçbir konu ile ilgilenmeyen Ramanujan ilerleyen süreçte okulu bıraktı. Yoksulluk ve açlık ile mücadele ederken aynı zamanda çalışmalarına da devam etti. 1909’da, annesi tarafından seçilen ve o sırada sadece on yaşında olan bir kızla evlendi. Bu bir Hint geleneğiydi ve sıra dışı değildi. Şimdi aile sorumlulukları olan Ramanujan bir iş, özellikle de bir büro görevi arıyordu. Bir süre ders vererek kendini idame ettirdi. Sonunda, Mayıs 1913’te Madras Üniversitesi’nde araştırma pozisyonu aldı ve ailesiyle Triplicane’ye taşındı. Ramanujan’ın dehasını anlayabilmek için bir örnek olarak, π sayısının değerini elde etmek için geliştirdiği formüllere göz atmak yeterlidir.

pi formülü

Ramanujan’ın Hardy İle Buluşması

Ramanujan

Ramanujan çalışmalarını profesyonel matematik dünyasına duyurmak çok çabaladı, bunun için onlarca mektup yazdı. Hiç olumlu cevap almadı ama yazmaya devam etti. İngiliz matematikçilerden bazıları, resmi bir eğitimi olmadığını iddia ederek mektuplarına cevap bile vermedi. 1913’te Orders of Infinity kitabının büyüsüne kapılan Ramanujan, kitabın yazarı ünlü İngiliz matematikçi GH Hardy’ye (1877–1947) bir mektup yazdı. Bir kez daha mektubunda, resmi eğitimden yoksun olduğunu belirtti, ancak bu sefer mektubuna çalışmalarından bazı örnekler ekledi.

Hardy, hiçbir kanıtla destek­lenmemiş güvenilmez iddialar ve tuhaf teoremlerle dolu bu mektuba başta önem vermedi. Ama mektuba ilişkin bir şey belki de aşırı tuhaflığı Hardy’nin aklını çeldi. Mektubu üç saat bo­yunca inceleyen Hardy ve meslektaşı Littlewood sonunda karşılarında bir dahi olduğuna karar verdiler. Hardy Ramanujan’a cevap yazarak bazı ispatlar göndermesini istedi. Ancak Ramanujan bu ispatları sağlayamadı çünkü muhtemel yoktu. Bunun yerine bir sonraki mektubunda yine ispatları olmadan daha da fazla sonuç gönderdi.

Ramanujan’ın Mektupları

Ramanujan’ın Hardy’ yolladığı mektuplardan bir örnek; Kaynak: https://www.ams.org/notices/201011/rtx101101410p.pdf

Sonunda Hardy Ramanujan’ı 1914’te Londra’ya gelmesi konusunda ikna etti. Fiziksel zayıflığına rağmen Ramanujan, Cambridge Üniversitesi’ne öğrenci olarak kaydoldu. 1916’da, o zamanlar lisans derecesi olarak adlandırılan, ancak bugün doktora olarak değerlendirilen bir derece aldı. Ertesi yıl, Cambridge Philosophical Society’nin bir üyesi olarak seçildi. Kısa bir süre sonrada Royal Society of London’ın bir üyesi seçilerek hayatının en büyük onurunu elde etti. Ardından Cambridge Üniversitesi Trinity College’ın öğretim üyeliğine seçildi. Ancak giderek artan sağlık sorunları endişe vermeye başlamıştı. Ertesi yıl Ramanujan Hindistan’a döndü. Ancak sağlığı pek iyileşmedi ve 26 Nisan 1920’de 32 yaşında Hindistan’da veremden öldü.

Ramanujan, ölümünden sonra sayısız övgü aldı. Hindistan hükümeti, olağanüstü başarılarını onurlandırmak için, Ramanujan’ın 22 Aralık olan doğum gününü, Ulusal Matematik Günü olarak kabul etti. Ramanujan arkasında ispatı olmayan formüllerle dolu defterler bıraktı. Günümüzde sayılar kuramı konusunda çalışanlar bu formüllerin doğruluğunu araştırmakla meşgul.

Göz Atmak İsterseniz

Kaynak: Alfred S. Posamentier and Christian Spreitzer; The Lives and Works of 50 Famous Mathematicians; Prometheus Books

Matematiksel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu