Ünlü Matematikçiler

Maria Agnesi ve Agnesi Cadısı Eğrisi

Agnesi adı belki kulağınıza okulda öğrendiğiniz bir eğrinin adı olduğu için tanıdık gelebilir. Bu eğrinin orjinal adı “the witch of Agnesi” yani Agnesi cadısıdır. Agnesi cadısı adı verilen eğrinin denklemi x.y2 = a2 (a-x) biçimindedir. Burada a bir sabittir. Çizildiği vakit eğri bir cadıya hiç benzemez. O halde bu eğri neden böylesine garip bir isimle anılır olmuştur?

En üstteki şekil Agnesi’nin kendi ders kitabından, Agnesi’nin Cadısı olarak bilinen eğridir. (Maria Agnesi, Instituziioni Analitiche, MIlan: 1748. David Eugene Smith Koleksiyonu, Nadir Kitap ve El Yazmaları Kütüphanesi, Columbia Üniversitesi)

Fermat bu eğriden söz eden ilk kişidir ve cadı sözcüğü de bir çeviri hatasıdır. 1718 yılında eğriye Latince versoria adı verildi. İtalyanca da bu ad versiera’ye çeviren dönüştü. Ancak İngilizce çevirisinde bu sözcük l’aversiera olarak anlaşıldı. Bu cadı anlamına geliyordu. Bu eğri, 1748’de kaleme aldığı Analytical Institutions adlı kitabında ilk olarak tanımlanmıştır. Bu kitap farklı dillerde yazılmış matematik teorilerini birleştiren ilk metin olmanın yanı sıra, bir kadın tarafından kaleme alınan ve günümüze kalan en eski matematiksel metindir. Hayatının onlarca yılını fakirlere hizmet etmeye adamış dindar bir kadının, icat etmediği bir eğri üzerinden bir cadılıkla ilişkilendirilmesi de ayrı bir ironidir elbette…

Kısaca Maria Agnesi

Maria Agnesi (1718- 1799) zengin, entelektüel, aristokrat ve politik açıdan güçlü bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. Beş yaşında hem Fransızca hem de İtalyanca konuşabiliyordu ve on iki yaşına geldiğinde ise bu dillere Yunanca, İbranice, İspanyolca, Almanca ve Latince’yi de ekledi. 9 yaşındayken kadınların eğitim görme hakkı ile ilgili bir denemeyi Latinceye çevirmiş ve evlerinin bahçesinde yapılan akademik bir toplantıda ezberden okumuştu.

Ailesinin sosyal statüsünü korumak için babası evinde dönemin önde gelen kişilerinin davet edildiği buluşmalar düzenlerdi, bu zamanlarda Maria bilim ve felsefe konularında farklı dillerde konuşarak göz kamaştırır devamında yetenekli kız kardeşi kendi eserlerini piyanoda çalardı. Kadınların salon süsü olarak kullanıldığı zamanlarda, bu iki yetenekli kız kardeş oldukça dikkat çekiyordu ancak Maria, babasının gösteriş çabasına uygun hareket etse de, bu davetlere alet olmayı sevmiyordu.

Annesi 1732’de doğum sırasında öldüğünde, evin en büyük kadını olarak, kendi eğitimini geri plana atıp, küçük kardeşlerine bakma sorumluluğunu yüklendi. 1739’da babasına bir rahibe olmak istediğini söyledi. Babası, ailesinden uzaklaşmaması için çok ısrar edince üç şart ileri sürdü: Her istediğinde kiliseye gidebilmek, basit ve gösterişsiz elbiseler kullanmak ve özel etkinliklere katılmak zorunda kalmamak…

Kendi istediği gibi bir biçimde hayatını düzene sokan ve dış dünyayla bağlantısını kesen Maria, kendini dine ve matematiğe verdi, diferansiyel ve integral kalkülüs üzerine çalışmalar yaptı. Agnesi 1748 yılında bir matematik ders kitabı olan Instituzioni analitiche adli della gioventù italiana (İtalyan gençliğinin kullanımı için analitik kuramlar) isimli diferansiyel ve integral hesaplamalarını içeren iki ciltlik kitabını yazdı.

Latince’nin eğitim dili olarak kabul gördüğü dönemlerde, kitabını İtalyanca kaleme aldı Agnesi. Gençliğe matematik öğretme arzusunun altında yatan dürtü biraz da evde uğraşmak zorunda olduğu kardeşleri idi belki de: Pietro’nun üç karısından toplam 21 çocuğu vardı çünkü…

Bir kadın tarafından kaleme alınmasına rağmen kitabı Avrupa çevresindeki matematikçilerin saygısını kazandı. Yayınlanmasından on yıllar sonra, matematikçi Lagrange, bu kitabı referans olarak çalışmalarında kullandı. Kitap daha sonra İngilizce ve Fransızcaya çevrildi.

Fransız sanatçı Jean-Baptiste-François Bosio’nun Maria Agnesi portresi. (Elisha Whittelsey Koleksiyonu, Metropolitan Müzesi)

Agnesi, kitabının yayınlanmasından sonra, matematiksel yaşamdan yavaş yavaş geri çekildi. Bazı kaynaklarda ilk kadın matematik profesörü olarak tanımlansa bu görevi hiç yapmadı. Yaşam tarzıyla örtüşmediği için üniversiteye gitmedi. Babası 1752’de öldükten sonra teoloji ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi. Agnesi’nin zamanında entelektüel arayışlar Tanrı’ya bir bağlılık biçimi olarak düşünülüyordu. Kalkülüs gibi bir konuyu derinlemesine incelemek de, Agnesi’nin bir dua şekliydi.

Agnesi kalıplara sığmayan bir kadındı. Dünyadaki konumunun katı sınırları içinde, kendi yolunu çizebildi. O bir rahibe, bir eş veya bir anne olmadı. Toplum tarafından hem matematik çalışmaları hem de hayırseverliği nedeniyle saygı gördü.

Neden matematik çalışmalarını durdurduğu, neden kadınların var olma mücadelesi verdiği bir dönemde kendisine gelen teklifi kabul etmeyip, sıradan bir yaşamı tercih ettiğini günümüzün gözlüğü ile bakarak anlamak zor elbette. Kendi doğrularına göre içinden geldiği gibi yaşamak, onun yapmaya çalıştığı şey buydu belki sadece…

Sibel Çağlar

Kaynaklar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

7 yıl Kadıköy Anadolu Lisesinin devamında lisans eğitimimi Marmara Üniversitesi İng. Matematik öğretmenliği üzerine tamamladım. Devamında 20 yıl çeşitli özel eğitim kurumlarında matematik öğretmenliği ve eğitim koordinatörlüğü yaptım. 2015 yılında matematiksel.org web sitesini kurdum. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.