Mutlu Olmak İçin Epikür Felsefesini Nasıl Kullanabiliriz?
Mutluluk üzerine tarih boyunca pek çok farklı düşünce geliştirilmiştir. Bu konuya en derin ve sistemli biçimde yaklaşan filozoflardan biri ise Antik Yunan düşünürü Epikür’dür. Epikür’ün felsefesi, birçok açıdan diğer felsefi akımlardan ayrılır.

Tarih, neşeli insanları sanıldığı kadar sık kaydetmez. Filozoflar da çoğu zaman ağırbaşlı ve karamsar bir imajla anılır. Ancak Epikür (MÖ 341–270) bu kalıbın dışında kalır.
Onun ünü ise bambaşka bir yanlış anlamaya dayanır. Çoğu kişi onu lüks yaşamın ve bedensel hazların savunucusu, zevk düşkünlüğünü yücelten bir düşünür olarak görür.
Oysa durum böyle değildir. Epikür, şölenler ve aşırılıklar içinde yaşayan biri değildi. Arpa ekmeği ve meyveyle beslenirdi. Peyniri yalnızca bayram günlerinde özel bir ikram olarak tüketirdi. Kendisi bekârdı. Takipçilerine cinsel ilişkilerden kaçınmalarını öğütlerdi.
Ne var ki Epikür, Yunan felsefesinin son derece rekabetçi altın çağında yaşadı. Bu dönemde, Platon’un kurduğu Akademi ve Stoacıların stoa’sı gibi güçlü ve iyi örgütlenmiş rakiplerle karşı karşıya kaldı. Onun hakkında o dönemde ortaya atılan iddialar ve eleştiriler, iki bin yıl sonra bile etkisini sürdürüyor.
Epikür Kimdir?
Epikür, Atinalı bir ailede doğdu. Ancak çocukluğunu, bugün Türkiye kıyılarına çok yakın olan Samos Adası’nda geçirdi. Otuz beş yaşına geldiğinde Atina’ya yerleşti. Büyük bir bahçesi olan bir ev tuttu ve burada okulunu kurdu. Öğrencilerini de yanında getirmişti. Burası zamanla “Kepos” yani “Bahçe” olarak tanındı.

Ayrıca fizik, epistemoloji, toplum sözleşmesi ve din gibi konuları kapsayan kapsamlı bir felsefesi vardır.
Akademi ve Stoacılar gibi kamusal tartışmalar yerine, Epikürcüler daha içe dönük bir yaşam sürmeyi tercih etti. Epikür’ün, okulunu şehir merkezinden nispeten uzak, duvarlarla çevrili bir bahçede kurması tesadüf değildi. Stoacılar ve diğer felsefi ekollerle keskin bir kopuş içinde, takipçilerini “dünyanın hapishanesinden” kaçmaya çağırıyordu.
Okulun giriş kemerinde şu davetkâr sözler yazılıydı: “Yabancı, burada oyalanman iyi olur; burada en yüce iyimiz hazdır.” Söylentilerin nasıl başladığını anlamak zor değildir.
Epikür Felsefesi Neydi?
Oysa Epikür’ün “haz” tanımı oldukça kesindir. Ona göre haz, “bedende acının, ruhta sıkıntının yokluğu”dur. Bu duruma ataraksia denir. Bu dinginliğe “ölçülü akıl yürütme” ile ulaşılır. Sürekli içki âlemleri, taşkın eğlenceler, cinsel arzular peşinde koşmak bu anlayışın parçası değildir.

Epikür, “Bilgece, onurlu ve adil bir yaşam sürmeden haz dolu bir hayat yaşamak imkânsızdır” diye yazar. Aynı şekilde, “haz dolu bir yaşam sürmeden de bilgece, onurlu ve adil yaşamak mümkün değildir.” Ona göre düzgün bir yaşam, belli bir yaşam standardını gerektirir.
Çoğumuz temel ihtiyaçları sayarken yiyecek, su, sıcaklık ve barınmayı sıralarız. Epikür bunlara birkaç şey daha ekler: özgürlük, düşünce ve dostluk. “Mutlu bir yaşama katkıda bulunan tüm şeyler arasında,” der, “hiçbiri dostluk kadar önemli ve verimli değildir.”
Yemek ve şarap, Epikür’e göre, değerini paylaşılmaktan alır. Dostsuz bir sofra, ona göre, insanı yalnızca hayatta kalmaya indirger. Bu yüzden iyi bir yemek, ancak dostlarla anlam kazanır. Böyle bir sofrada asıl gereksiz olan şey ise korkudur. Nitekim Epikür, sade ama huzurlu bir yaşamın, gösterişli fakat kaygı dolu bir hayattan daha değerli olduğunu vurgular.
Friedrich Nietzsche bir yerde şöyle der: “Bilgelik, Epikür’den bu yana bir adım bile ileri gitmedi; çoğu zaman binlerce adım geri gitti.” Bu söz, Epikür’ün düşüncesinin ne kadar kolay gözden kaçtığını da ima eder. Ona göre acıdan kurtuluş, korkunun ortadan kalkmasına bağlıdır. Kaybetme korkusu, açığa çıkma korkusu ve özellikle ölüm korkusu insanı huzursuz eden başlıca etkenlerdir.
Epikür, ölüm korkusunu ahiret fikrini reddederek aşmaya çalışır. Böylece sonsuz ceza düşüncesi de anlamını yitirir. İnsan öldüğünde artık yoktur; bu yüzden önemli olan, burada ve şimdi sakin ve dingin bir yaşam sürebilmektir.
İdeal olarak bu yaşam, bir ağacın altında dostlarla felsefe konuşarak geçer. Ancak Epikür’ün “felsefe”den anladığı şey de farklıdır: “Hiçbir acıyı iyileştirmeyen filozofun sözü boşunadır.”
Mutluluk Konusunda Ondan Ne Öğrenebiliriz?
Bu neşeli ve insancıl yaklaşım, Epikür’ü büyük Yunan filozofları arasında en sağduyulu ve en çekici olanlardan biri hâline getirir. Ancak onu tanımlayan yalnızca bu değildir. Köleler ve kadınlar için eşit hakları savunan ilk düşünürlerden biridir. Ayrıca ücretsiz eğitimi savunan ilk isimlerden biri olarak öne çıkar.
Yalnızca gözlemle sınayabildiğimiz şeylere inanmalıyız görüşünü dile getirerek bilimsel yöntemin temelini atmıştır. Bunun yanında atom fiziğinin öncülerinden biri olarak da kabul edilir.
Abderalı Demokritos (MÖ 460–370), hayatı trajediden çok komedi olarak gördüğü için “gülen filozof” diye anılır. Ona göre dünya, bölünemeyecek kadar küçük madde birimleri olan atomlardan oluşuyordu. Epikür bu fikri daha da ileri taşıdı. Ona göre dünyadaki olaylar, boşlukta hareket eden atomların devinimi ve etkileşimlerine dayanır. Bu görüş, evrende düzen kuran bir zekânın bulunmadığı anlamına gelir. Tanrılar varsa bile, onlar da bizim gibi atomlardan oluşur.
Epikür’ün “zararı en aza indir, mutluluğu en çoğa çıkar” ilkesi ise Altın Kural’ın ilk Yunan yorumlarından biridir. Bu düşünce, Thomas Jefferson’dan Karl Marx’a kadar pek çok düşünürü etkilemiştir. ABD Anayasası’ndaki “mutluluğu arama” ifadesi bu anlayıştan izler taşır. Marx da doktora çalışmasını Epikür üzerine yapmıştır. Hümanist hareket de onu kendi öncülerinden biri sayar.
Onun çok sayıdaki Romalı takipçisinin mezar taşlarına Latince kazınan şu söz de bu düşüncenin özünü yansıtır: “Non fui, fui, non sum, non curo” — “Yoktum, vardım, yokum, umurumda değil.”
Epikür’ün felsefesi, Batı’daki diğer düşünürlere kıyasla Gautama Buddha’nın öğretilerine daha yakındır. Epikür’ün, kendisinden bir yüzyıl önce yaşamış olan Buddha’nın öğretilerini bilmiş olması mümkündür. Ancak aynı sonuçlara, insan yaşamını ve acıyı dikkatle gözlemleyerek kendi başına ulaşmış olması da en az bunun kadar olasıdır.
Kaynaklar ve İleri Okumalar için
- Mitsis P. Oxford Handbook of Epicurus and Epicureanism. Oxford University Press.
- The happiness contradiction: Essential ways to find value in life from Epicurus. Yayınlanma tarihi: 22 Şubat 2018; bağlantı: https://bigthink.com/
Matematiksel



