Mutlu Olmak İçin Epikür Felsefesini Nasıl Kullanabiliriz?

“Sizi ne mutlu eder? Para, güç, arkadaşlar, yemek, eğlence belki de müzik… Çoğu insan nasıl mutlu olacağı konusunda endişeler taşır. Hepimiz bizi mutlu edeceğini düşündüğümüz şeyleri sıralayabiliriz. Ancak bu bilgiyle yol alma konusunda pek de iyi değiliz. Aslında bizi neyin mutlu ettiği ve bu bilgiyle nasıl hareket edeceğimiz sorunu, felsefenin en eski sorularından biridir.

Mutluluk kavramıyla ilgili olarak tarih boyunca birçok anlayış ortaya çıktı. Ancak mutluluk kavramına odaklanan en büyük akıllardan biri, MÖ 341 ile MÖ 270 yılları arasında yaşayan Yunan filozof Epikuros (kısaca Epikür) idi.

Epikür, Ege Denizi’nde bir Yunan adası olan Sisam’da doğdu. Hayatının çoğunu Atina’da geçirdi. Burada bir grup öğrenciyi çevresine topladı ve onlarla tarihin ilk komün hayatını yaşadı. Bahçeli bir evde eğitim veren bu felsefe okulu, sonrasında Kepos yani Bahçe olarak tanınıp bilindi. Epikür’ün okulu için nispeten uzak bir yerde duvarlarla çevrili bir bahçe seçimi tesadüf değildi.

Stoacılar ve diğer felsefi okullarla keskin bir kopuş içinde, takipçilerini “dünyasının hapishanesinden” kaçınmaya çağırıyordu. Epikür gelenekten başka şekillerde de koptu. O dönemde çoğu okul yalnızca Atina’nın erkek vatandaşlarını kabul ediyordu. Ancak Epikür okuluna azat edilmiş köleleri ve kadınları da memnuniyetle kabul etti. Epikür kurduğu bu okulda otuz beş yıldan fazla bir süre öğretmenlik yaptı. Öğrencileri tarafından saygı gördü ve yaklaşık üç yüz eser yazdı. Ne yazık ki, sadece birkaç kısa yazı günümüzde hayatta kaldı.

Epikür, mutluluğun nihai insan arayışımız olduğu konusunda diğer filozoflarla aynı fikirdeydi. Ancak karar verme ve davranışlarımızda bunun nasıl görüneceği konusunda diğerlerinin önerdiğinden farklı bir şey önerdi. Epikür bizi kendimize ilişkin anlayışımızı değiştirmeye ve toplumu buna göre şekillendirmeye davet eder. Bizi tatmin etmeyecek şeyler için bir yarışta kendimizi ve gezegeni yormamalıyız. Hepimiz büyük bir kır evine taşınıp en iyi arkadaşlarımızla birlikte yaşayamasak da, yine de Epikür’den bir şeyler öğrenebiliriz.

1873, Claude Monet

Epikürcü Yaşam Tarzı

Felsefesi hedonist bir felsefe idi. Zevk ve acı, teorinin ana unsurlarıdır. Bu, bir kişi için her zaman içsel olarak değerli olan tek şeyin zevk olduğu ve bir birey için özünde değerli olmayan tek şeyin acı olduğu anlamına gelir. Antik çağda, iki büyük hedonizm okulu vardı. Biri, Sokrates’in öğrencisi Aristippus tarafından kurulan Kirene Okulu idi. Diğeri, Epikür’ün kurduğu okuldu. Bu iki okul özde aynı felsefeyi sürdürse de Aristippus’un versiyonu daha çok bedensel ihtiyaçların anında tatmin edilmesini vurguluyordu. Epikür’ün versiyonu ise daha rafineydi, zihnin zevklerini vücudun zevklerinden daha fazla vurguluyordu.

Sade bir ya­şam tarzı benimsemek, etrafınızdakilere nazik olmak ve  dostlarınızın çevrenizde olması. Bu şekilde  arzularınızın çoğunu tatmin edebilir­diniz. Elde edemeyeceğiniz bir şeyi de isteyip durmazdınız. Bir ev alacak paranız yoksa, ev sahibi olmak için umutsuz bir dürtü duymanın da yararı yoktur.

Bütün hayatınızı, muhtemelen  ulaşamayacağınız bir şeyi elde etmeye çalışarak harcamayın. Sade bir şekilde yaşamak çok daha iyidir. Arzularınız basitse, onları tatmin etmek kolaylaşır. İlgilendiği­niz şeylerde  keyif almak için zamanınız  ve enerjiniz olur. Bu Epikür’ün mutluluk tarifi­dir, çok da mantıklıdır. Epikür de tüm hayatı boyunca sade bir yaşam sürdü. Onun için felsefe her şeyden önce bir terapi biçimiydi. Sonunda da “İnsanın hiçbir acısını iyileştirmeyen bir filozofun sözü boştur” diye yazdı.

Epikür Felsefesine Göre Mutluluk Ne Anlama Gelir?

Epikürizm genellikle duyumsal zevklerin peşinde olmakla yanlış yere suçlanmıştır. Epikür için en büyük zevkler sadece bilgi ve dostluk aracılığıyla elde edilebilenler, acı ve korkular­dan bağımsız, aşırılığa kaçmayan bir hayat sürmekti. Epikür’e göre arkadaşlarla ve felsefi tartışmalarla dolu basit bir hayat mutluluğun anahtarı idi.

Düşünce ve tartışma yoluyla mutlu bir yaşamın elde edileceğine inandı. Ona göre mutluluk, korkuların, acıların ve sahte umutların bilinçli olarak ortadan kaldırılmasını gerektirirdi. Bu sayede beden sağlığı, gönül rahatlığı ve korkusuz sakin bir yaşam elde edilebilirdi. Mutluluk halinin ancak erdemli bir yaşam, ayık düşünme ve güvenli bilgi ile sağlanabileceğini vurguladı. Vücudun tek istediği donmamak, açlıktan ölmemek, susamamaktır. Ruhun tek istediği korkmamaktır.

Felsefesinin önemli bir bölümünü fizik, özellikle astrofizik araştırması oluşturmuştur. Demokritos’un izin giderek fizikte atomizmi savunur. Buna göre evren, mekanik yasalar doğrultu­sunda dönen atomlardan oluşuyordu. Biz insanlar öldüğümüzde çö­zülüp bu göksel atom çorbasına karışırız. Ancak hayattayken, olağanüstü iyi bir talihle bilincimiz, aklımız ve özgür irademiz olur ki, bunlar da mutluluk ve haz dolu bir yaşam sürmek için gereksindiğimiz her şeydir.

Epikür, yok olana kadar bu gezegende sayılı günümüz ol­duğunu, bu sırada da yapmak zorunda olduğumuz hiçbir şey ol­madığını söyler. Uymamız gereken hiçbir emir yoktur. Mutsuz olmaya çabalamak yerine varlığımızdan zevk alarak mutluluğu seçebiliriz. Bu skandal yaratan bir öneriydi, öyle de oldu. Bu nedenle diğer felsefe okulları Epikür felsefesine derin bir kuşkuyla yaklaşır.

Epikür bizlerin mutlu olma konusunda ne kadar kötü, kendimize mutsuzluklar icat etmede ise ne kadar yetenekli olduğumuzu hatırlatır.

Mutluluk Konusunda Ondan Ne Öğrenebiliriz?

Epikür “Mutluluk getiren şeylerin alıştırmasını yapmalıyız” diye yazar. Hazzı genelde yanlış yerlerde aradığımızdan haz dolu bir hayat çaba gerektirir. Yanlış seçimler yaparız, bunlar bizi duygusal olarak telaşlı kılar. Onun için akılcı hazcılar yapmalıyız. Bunu da “erdem” ya da “ödev” gibi kavramlar nedeniyle değil, rasyonel çıkarımız öylesini gerektirdiğinden yapmalıyız.

Arzu­ların bazıları doğal, diğerleri temelsizdir. Doğal olmayan ve gereksiz ihtiyaçlar (güzellik, zenginlik, güç) duygusal huzursuzluğun kaynağı oldukları için her zaman reddedilmelidir. Yiyecek ve içecek gibi birincil doğal ve gerekli ihtiyaçlar, iç huzuru için gerekli oldukları için her zaman karşılanmalıdır.

Dingin bir yaşama ulaşmak için Epikürcü bakış açısıyla arzularımızı gözden geçirmeli ve bunların doğal ve gerekli olup olmadığını kendimize sormalıyız. Yol açtığı zevki, acıyı ve sakıncasını düşünmeliyiz. Arzularınız ne kadar az ise karşılanması kolay olur. Bu sayede daha az çalışarak dostlarınızla ge­çirecek daha fazla zaman bulursunuz. Aslında iyi bir hayat için bütün gereksindiğiniz temel bir güvenlik, sağlığınız, aklınız ve dostlarınızdır.

Mutluluğumuzu geleceğe ilişkin kaygılarla mahvedebi­liriz. Epikürcüler bütün bunlara omuz silker. Gelecek ile ilgili kaygı duyarak şimdiki anı berbat ettiğimizi düşünürler. Epikürcü ozan Horace şöyle der. “An ile mutlu olan ruha gelecekte olabilecekler­den kaygılanmaktan nefret etmeyi öğretelim.” Gelecekte başımı­za kötü bir şey gelirse felsefe bize bununla baş etmenin çaresini verir, ölürsek de artık var olmayacağımızdan sorun kalmayacaktır.

Epikür’ün yaşamı süresince küçük ama sadık bir destekçiler kitlesi oldu. Ancak felsefesi dini önemseme­diği şeklinde algılandığı için sevil­medi. Bu nedenle asırlar boyunca ana akım felsefe tarafından görmezden gelindi. Ancak 18. yüzyılda Jeremy Bentham ve John Stuart Mill tara­fından tekrar su yüzüne çıkabildi. Felsefesi Amerika Birleşik Devletleri Bağımsızlık Beyannamesi’ndeki şu sözlerle yankı buldu: “yaşam, özgürlük ve mutluluğun izinde”



Kaynaklar ve İleri Okumalar için

  • Using Epicurean Philosophy for Finding Happiness; Yayınlanma tarihi: Bağlantı: https://www.verywellmind.com/
  • The happiness contradiction: Essential ways to find value in life from Epicurus; Yayınlanma tarihi: 22 Şubat 2018; bağlantı: https://bigthink.com/
  • Jules Evans; Yaşam Koçum Aristo; Kuraldışı Yayınları

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu