Nasa’nın Ayaklı Bilgisayarı Katherine Johnson İle Tanışın

Muhtemelen pek çok kişi, Katherine Johnson ismini, 2016 yılında beyazperdeye uyarlanan “Hidden Figures” filmini izleyene kadar duymamıştı. Filmde Johnson, Nasa’nın astronot John Glenn‘in uzaya fırlatılmasından önce, o zamanlar yeni kullanılmaya başlanılan, IBM bilgisayar tarafından yapılan hesaplamaları, kontrol eden ve eş zamanlı olarak siyahi bir ırktan geldiği için ayrımcılıkla mücadele eden bir kadın olarak kazınmıştı hafızalara.

Aslında kendisi bundan çok daha fazlası idi…

26 Agustos 2018 tarihinde 100 yaşına girecek olan Johnson, 1950’ler ve 60’lardaki uzay yarışı sırasında insan bilgisayarı olarak çalışan parlak zekalı bir kadındı. Ancak, onun karizmatik kişiliği ve hayat hikayesi bizim ona daha fazla hayranlık duymamıza neden oluyor. Batı Virginia’dan Afro – Amerikan bir kız çocuğunun yıldızlara ulaşma hikayesine kısaca göz atalım.

“Her şeyi saydım. Yoldaki basamakları, kiliseye çıkan basamakları, yıkadığım bulaşık ve gümüş eşyaları sayısını… Sayılabilecek her şeyi saydım”

Sayılara olan hayranlığı 10 yaşındayken başlayan Johnson, aynı yaşta liseye başladı. Babası Joshua, kızının sahip olduğu potansiyeli gördü ve kızının West Virginia Enstitüsü’nde eğitim alması için buraya taşındı. Katherine 14 yaşında liseden, 18 yaşında da üniversiteden mezun oldu. Ardından siyahların gittiği 4 yıllık bir yüksekokul olan W. V. S. College’a kaydoldu. Orada verilen matematik derslerinin tümünü aldı ve 1937’de yüksek şeref öğrencisi olarak Matematik ve Fransızca bölümlerinden mezun oldu.

1937’de en yüksek onur derecesiyle üniversiteden mezun olduktan sonra, Katherine, matematik alanında lisansüstü eğitim almak istese de, o dönemde beyazların okuluna siyahların gidebilmesi yasak olduğundan eğitimine devam edemedi ve öğretmenlik yapmaya başladı.

Bir yıl sonra 1938’de Anayasa Mahkemesi; bir bölgede siyahların üniversitesi yoksa siyahlar beyazların üniversitesine girebilir, şeklinde bir karar aldı. Katherine, bu karar sayesinde akademiye girse de, ailesinin geçindirmek ve çocukları ile ilgilenebilmek adına eğitimini tamamlayamadı ve bu hayalini hiçbir zaman unutmadı.

ABD’de NASA’dan önce faaliyet gösteren “Ulusal Havacılık Danışma Kurulu” NACA’ 2. Dünya Savaşından itibaren bünyesinde, yapılan hesaplamaları kontrol etmek için bulundurduğu kadrosuna, Afrika kökenli Amerikalı kadınları da almaya başladı.

1953 yılına gelindiğinde Katherine, olağanüstü matematik becerilerini gösterebileceği bir yer buldu. ve NASA’ya girdi ve burada ayaklı bir bilgisayar olarak çalışmaya başladı. Bu insan bilgisayarların görevi, mühendisler için tüm hesaplamaları yapmak ve uzay programını hızlandırmaya yardımcı olmaktı.

Johnson işe başladığı anda işine aşık oldu. Günde, 14-16 saat çalışıyordu ancak gözleri küçük sayılara bakmaktan mutluluk duyuyordu. Karmaşık matematiksel denklemleri ve geometriyi çözebilme yeteneği, onun araştırma ekibine alınmasına neden oldu. Ancak o bununla yetinmek istemeyip, önemli kararların alındığı NACA brifinglerine de katılmak istedi. Başlangıçta bir kadın olmasından dolayı bu kabul görmese de, hesaplarının doğruluğu açısından bunun zorunlu olduğu biçiminde yaptığı ısrarlar sonucunda, brifing odasına giren tek kadın oldu uzun süre…

Johnson, uzaya giden ilk ABD’li astronot olan Alan Shepard’ın uzay mekiğinin yörüngesini bir bilgisayar gibi hesapladı. Katherine’in hesapları sayesinde, 1961’de, Shepherd’ın uzay kapsülünün içinde okyanusta istenilen noktaya başarıyla inebildi.

Ama kendisi aslında en çok, dünyanın yörüngesine girip tur atan ilk ABD astronotu olan John Glenn’in başarısındaki payı ile hatırlanır.

NASA, kısa bir süre önce ilk IBM bilgisayarını satın almıştı ve Glenn’in yörüngesini hesaplamak için programlanmıştı. Ama yeni bilgisayarın hesaplamalarına karşı bir güvensizlik söz konusuydu astronotlar arasında. Glenn özellikle Johnson’ın bilgisayarla aynı hesaplamaları gerçekleştirmesini istedi, ancak el ile. “Numaraları kontrol etmek için kızı alın… sayıların iyi olduğunu söylerse ben de gitmeye hazırım.” diyordu konuşmasında. Hesaplamaları yapmak Katherine’nin bir buçuk gününü aldı ve rakamlar eşleşti. Glenn’in uçuşu, ABD ve Sovyetler Birliği arasındaki uzay yarışında bir dönüm noktası olarak bir başarıyla gerçekleşti.

El ile, karmaşık matematiksel denklemlerin hesaplamalarını yaparak, Alan Shepherd, John Glenn ve Neil Armstrong gibi uzay kahramanlarının uzaya – ve onun için daha da önemlisi – evlerine başarılı bir şekilde dönmelerine başarılı bir şekilde yardımcı oldu Katherine NASA’da geçen33 yıl boyunca. Ten renginden dolayı kendisine her zaman, eşdeğer meslektaşlarından daha az para ödenmesine ve onca ayrımcılığa rağmen, o yaptığı işi severek yaptı.

Johnson’ın hesaplamaları, ABD’nin uzay yolculuğu ile ilgili ilk adımları atarken, Apollo Uzay Gemisi’nin Ay’a iniş programının başarısında önemli rol oynadı.

Katherine Johnson başarılarla dolu bir hayat geçirdi. Çok sayıda fahri doktora aldı.

1967 yılında Apollo programına hazırlık amacıyla, Ay’ın etrafında dönen beş uzay aracına ilişkin navigasyon sorunları alanında yaptığı öncü çalışmalar sayesinde NASA Lunar Orbiter uzay aracı ve operasyon ekibi ödülünü aldı.

24 Kasım 2015 günü, ABD’de o dönem başkan olan Barack Obama’nın elinden ülkedeki en yüksek vatandaşlık ödülü olan “Başkanlık Özgürlük Madalyası”nı aldı.

Katherine Johnson’ın, ABD’de “Kadınların Eşitlik Günü” olan 26 Ağustos’ta dünyaya gelmesi hikayesini daha da anlamlı kılıyor.

Onu bize anımsatan filmden kısa bir bölümle kapatalım yazımızı.

Şu an 100 yaşında olan ve tüm hayatı boyunca mütevazı yaşayan Katherine, filmin senaristine ve gazetecilere “Ben önemli biri değilim sadece işimi yapmıştım” demesi gerçekten takdir edilesi…

Sibel Çağlar

Kaynaklar:

https://massivesci.com/articles/katherine-johnson-science-heroes-hidden-figures/

http://www.uralakbulut.com.tr/

http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-41281940

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın

Belirsizliğin Babası: Werner Karl Heisenberg

Gözle görülemeyecek kadar küçük olan dünyanın kanunları, bilinen dünyadan çok daha farklı. Bu dünya, insan …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ga('send', 'pageview');