Psikoloji

Numeroloji Sayesinde Metinlerdeki Saklı Şifreleri Çözebilir miyiz?

Kabul edelim biz insanlar gizemlerden hoşlanıyoruz. Bilimsel yöntemler ile bazı gizemleri çözemediğimiz de ya da çözülmüş olsa da verilen açıklamalar mevcut inanç biçimlerimiz ile çeliştiğinde bazı açıklamalara erişebilmek için neyse ki imdadımıza sözde bilim araçları yetişiyor. Bunlardan birisi de Numeroloji ( Nümeroloji diye de yazılır). Numeroloji evrenin sayısal bir kurgu içerdiğini, evrendeki hiçbir şeyin rastlantıya dayanmadığını, her şeyin sayısal bir düzen içinde meydana geldiğini varsayar. Sayılarla ilgili çeşitli analitik ve sentetik çalışmalarla, evrendeki ve olaylardaki gizli yasa ve ilkeleri keşfetmeyi amaçlar. Elbette kökenlerini de günümüzden değil geçmişten alır.

Numeroloji’nin babası bir çoğunuzun bildiği gibi Pisagor’dur. Pisagor’a göre, evren sayılar üzerine kurulmuş bir sistemdir. Bunun sonucunda evrendeki ahenk sayıların bir uyumudur. Her ne kadar takdiri Pisagor alsa da sayılara bir anlam yükleme çabası Pisagor’dan çok daha önce Antik Mısır’da karşımıza çıkar. Nitekim Pisagor’un numeroloji ile ilgili sözlerini Antik Mısır bilgeliğini yansıtan Hermetika’da bulmaktayız: “Mükemmel işleyen evren, sayıların gücüyle düzenlenmiştir.

Örneğin Antik Mısır’da 22 sayısına çok önem verirlerdi. Bu inanç devamında kabalistlerde görülür. İbrani alfabesini kutsal alfabe olarak gören kabalistlere göre İbrani alfabesinin 22 harften oluşması bir rastlantı değildir. Numeroloji çalışmaları, İslam’da da ebced hesabı adıyla bilinir. Ebced, geleneksel Arap alfabesinin eski sıralanışından (elif, ba, cim, dal) ilk dört harfinin okunuşlarıyla (E-B-Ce-D) türetilmiş bir sözcüktür. Ebced hesabında ise Ebced rakamları denilen alfabetik bir sayı sistemini kullanılır. Bu sayede kelime ve cümlelerin sayısal değerini hesaplamanır. Bu sonuçlarda da belli anlamlar çıkartılır.

Numeroloji İddiaları ve Bilimin Cevabı

Yukarıda aktardığımız kültürel etkiler sayesinde sayılar yeni anlamlar kazanır. Bunun hiç umulmadık yerlerde gizli anlamlar olduğunu iddia eden kişiler ortaya çıkar. Örneğin 1984 yılında üç İsrailli, Doron Witztum, Eliyahu Rips ve Yoav Rosenberg, Tevrat’ta (Eski Ahit’in Yahudi metninde) yeni bir şey keşfettiklerini iddia ettiler. Buna göre ortaçağ hahamlarının adları, ölüm ve doğum tarihleriyle birlikte metnin içine gizlenmişti.

Oysa ki matematikçilere göre eşit aralıklı harf dizinleri (Equidistant Letter Sequences ) tekniği kullanarak şifreyi çözmek mümkündü. Buna göre anahtar harfler birbirinden belli bir harf sayısı uzaklıktaydı. Eğer bu sayıyı bilirseniz mesajı çözebilirdiniz. On yıl sonra bu iddialar bir istatistik dergisinde yayınlandı ve tartışmalar ortaya çıktı. Kutsal metinlerde gizli şifrelerin olduğuna inananlar (The Bible Codes kitabının yazarı Michael Drosin gibi), bu metinlerin içine “saklanmış” olan doğal afetleri, dünyanın sonunu ve pek çok gizli bilgiyi bulma çabasına giriştiler.

Antik İbranice metin. Bu metinlerin içine belli harf düzenleri kullanılarak gizli mesajlar kodlandığı düşünülüyor

Fikir kulağa ne kadar hoş gelse de, matematikçiler konuyu incelediğinde iddiaların hiç de o kadar ikna edici olmadıkları ortaya çıktı. Öyle anlaşılıyor ki elimizde yeterli uzunlukta bir metin varsa, uygun sayıları kullandığımız takdirde aradığımız her şeyi bulabiliriz. Bulutlara bakıp suratlar görme örneğinde olduğu gibi, anlamlı gelecek örüntüler her yerde bulunabilir. Fakat bu onların özel bir anlamı olduğunu göstermez.

Moby Dick romanının için gizlenmiş olan şifreler

Drosin, kitabını elbette savunmaya çalıştı ve ortaya bir iddia attı. “Moby Dick romanının içinde gizlenmiş, öldürülen herhangi bir başkanla ilgili bir mesaj bulabilirlerse onlara inanacağım” dediğinde Brendan McKay adındaki bir matematikçi, Moby Dick’in EAHD analizini yaptı.

McKay sadece lndira Gandi suikastini değil, aynı zamanda Martin Luther King Jr., John F. Kennedy, Abraham Lincoln, İzak Rabin ve Galler Prensesi Diana’nın ölümlerini de analiz sonucunda göstermeyi başardı. (İncelemek isterseniz: https://users.cecs.anu.edu.au/~bdm/dilugim/moby.html ). Bununla da yetinmedi McKay, Vanilla lce’ın şarkı sözlerinde 11 Eylül saldırısının kodlarının da bulunabileceğini gösterdi. Devamında da Dave Thomas adındaki bir başka matematikçi Tevrat üzerinde bir EAHD incelemesi yaptı. Sonucunda “bozuk” ve “şifre” sözcüklerinin 60 kere yan yana yazıldığını buldu. Thomas ayrıca Drosnin’in ikinci kitabı üzerinde EAHD incelemesi yaptı ve içinde “aptalca, anlamsız, hileli, yalan, yanlış, aşağılık, çirkin, sıkıcı bir aldatmaca” mesajını buldu.

Sonuç olarak asal olsun, mükemmel olsun, karmaşık ya da sanal olsun, sayılar kendi başlarına yeterince hayranlık uyandırıcı. Onlara anlam yüklemeye gerek yok. Sayıların, evreni keşfetmemizi ve anlamamızı sağlayan gerçek anlamları zaten var. Yanlış bilgiler vererek para kazanmayı hedefleyen şarlatanlardan uzak durmak en iyisi.

Kaynak: The Secret of Numbers and How They Created Our World, Peter J. Bentley, Türkçe Çevirisi: Cem Duran, NTV yayınları

Ana sayfa » SOSYAL BİLİMLER » Psikoloji » Numeroloji Sayesinde Metinlerdeki Saklı Şifreleri Çözebilir miyiz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.