Tarih

Erkek Ve Kadın İçin Kullanılan Simgelerin Kökeni Nereden Geliyor?

Hayatımızda bazı semboller ile o kadar sık karşılaşırız ki çoğu zaman nereden geldiklerini sorgulama ihtiyacı bile hissetmeyiz. Bu sembollerden birisi de kadın ve erkek cinsini temsil etmesi için kullanılan ve günlük hayatımızda sıkça karşımıza çıkan kapak görselinde de gördüğünüz sembollerdir. Peki sizce bu simgelerin kökeni nedir?

Bu sorunun cevabı için bir kere daha tarihe göz atmanız gerekecek. Bu semboller aslında günümüzden çok önce kullanılmaya başlanmıştır. Ancak kullanım amaçları bugünkünden biraz daha farklıdır. Aslında bu iki küçük sembolün başlangıçta insanlardan çok, gezegenler ve metaller ile ilişkisi vardı. “Erkekler Mars’tan ve kadınlar Venüs’ten”, neyse ki artık modası geçmiş bir atasözü. Ancak bu atasözünün gerçeklerle de bir miktar ilgisi mevcut.

Kadın Ve Erkek Simgelerinin Kökeni Gök Cisimleri İle İlgili İdi

Erkek ve kadın sembollerin, Mars ve Venüs gezegenlerinin Yunanca isimlerinden geldiğine inanılıyor.

Dünya haricinde, güneş sistemimizdeki tüm gezegenlerin Yunan veya Roma mitolojisinden isimleri vardır. Örneğin Mars, yüzeyinde yaygın olan demir oksidin etkileri nedeniyle, kırmızımsı bir görünüme sahiptir. Adını kırmızı görünümünden dolayı Roma savaş tanrısından almıştır. Bunun Yunan mitolojisinde eş değeri savaş tanrısı Aries’tir. Temelde kolay fark edilmesi ve parlaklığı yüzünden Venüs gezegeni de, Roma aşk ve güzellik tanrıçası Venüs’ün adını taşımaktadır. Bu Tanrı’nın Yunan mitolojisinde karşılığı ise Afrodit’tir.

Bir zamanlar her gök cismi, tanrısıyla birlikte belirli bir metalle de ilişkilendirildi. Örneğin, Güneş (Helios) altın ile ilişkili idi. Mars’ın yine renginden dolayı (Yunanca Thouros ), silah yapımında kullanılan demirle ilişkilendirilecekti. Ayrıca bu esnada Venüs ise (Yunanca, Phosphorus) bakır ile ilgili olarak kabul edilecekti.

Sonraki yıllarda bu metaller hakkında çeşitli yazılar yazıldı. Bu yazıları yazan kişiler de metaller yerine tanrılarının adlarını kullanmayı tercih ettiler. Zaman içinde bazı kısaltmalar yapıldı. Bunun sonucunda da aşağıda da gördüğünüz gibi farklı gösterimler ortaya çıktı. Aşağıdaki çizimi dikkatle incelerseniz kadın ve erkek sembolünün yavaş yavaş nasıl ortaya çıktığını görebilirsiniz.

Belki de en basit açıklama bizi Yunan alfabesine geri götürüyor. Buradaki harfler, Mars ve Venüs için Yunanca gezegen adlarının baş harflerinden türetilmiştir. 

Zaman İçinde Bu Simgeler Modern Bilimde de Kullanılacaktı

Ortaçağda, Avrupalı simyacılar yukarıda aktardığımız sembolleri kullanmaya devam ettiler. Ancak modern taksonominin babası olarak kabul edilen Carolus Linnaeus olmasaydı, bu kadar yaygınlaşmaları da mümkün olamazdı. Kendisi ilk olarak 1735 tarihli Systema Naturae adlı çalışmasında bu tür metallere atıfta bulunmak için ilgili sembolleri kullanacaktı. Ancak ilerleyen süreçte bu sembollerin kullanım amacı da değişim gösterdi. Sonucunda anlamları metallerden biyolojiye kaydı. Bu da yine Carolus Linnaeus sayesinde oldu.

İsveçli Botanikçi Carl Linnaeus’un kitabından bir sayfa

Linnaeus Plantae hybridae (1751) adlı tezinde bu işaretleri biyolojik bağlamda ilk kullanan kişidir. Venüs sembolünü melez bir bitkinin dişi ebeveynini ve Mars sembolünü ise erkek ebeveyni belirtmek için kullanmıştır. Sonrasındaki çalışmalarında da bu gösterim biçimini sürdürmüştür. Sonraki yıllarda onun ayak izlerini diğer botanikçiler de takip etti. İleri süreçte de aynı gösterim biçimi zooloji, insan biyolojisi ve nihayetinde genetik de dahil olmak üzere diğer alanlardaki bilim insanları tarafından da benimsenecekti.

Son bir not ekleyelim. Modern genetikçiler artık bu tanıdık simgelerini kullanmıyorlar. Yukarıda da gördüğünüz gibi bunun yerine erkek için bir kare ve kadın için bir daire tercih ediyorlar. Bu sembolizm ise, 1845 yılında doktor Pliny Earle tarafından geliştirilmiştir. Neden bu değişikliği yaptığı kesin bilinmese de bunun mevcut sembolleri yazmanın zorluğundan kaynaklanması ile ilgili olduğu rivayet edilmektedir.



Kaynaklar ve ileri okumalar


Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Başa dön tuşu