Tıp ve Sağlık

Şeker Tüketimi İle İlgili Yanlış Bilinen 6 Bilgi

Yüzyıllar boyunca, bu kristal tatlandırıcı herkesin atıştırmalıklarını, içeceklerini, içgüdüsünü ve zihnini istila etti. Bunun sonucunda da zaman içinde kulaktan dolma bazı bilgiler etrafta dolaşmaya başladı. Bu yazıda şeker tüketimi ile ilgili yanlış bilinen bazı bilgileri doğrulayalım.

1- Şeker Bağımlılık Yapar

Bazı kişiler şekerin bağımlılık yapan bir madde olduğuna inanır. Ancak şekerin bağımlılık yaptığına dair bilimsel kanıt yoktur. Şeker tüketiminin psikolojik etkileri olduğu bilinmektedir. Bu beynimizde bulunan ödül sistemleri aracılığıyla olur. Şeker, dopamini tetikleyen ender gıdalardan birisidir. Eğer çok miktarda şekerli besin tüketirseniz dopamin seviyeniz direnç gösterir. Bu nedenle daha fazlasını tüketme ihtiyacı duyarsınız. Ancak bu şekere bağımlı olduğunuz anlamına gelmez. Çünkü şekeri hiç kimse tek başına tüketmez. Sağlık uzmanları şekeri bağımlılık yapan bir madde olarak sınıflandırmasa da, bunun onu sağlıklı yapmadığını unutmayalım.

2- Şeker Aşırı Hareketliliğe Neden Olur.

Küçük çocukları olanların oldukça yaygın olarak kabul ettiği bu bilginin ortaya çıkışını destekleyecek hiçbir bilimsel bulgu yok. Bugüne kadar bu konuda bir ilişki olup olmadığını anlamak için yapılan tüm araştırmalar anlamlı bir sonuç elde edemediler. Şekere dayalı aşırı hareketlilik efsanesi beklentilerden dolayı sürmektedir. Çocuklar şeker tükettiğinde gürültücü ve şamatacı olmasını bekleriz. Dolayısıyla onların davranışlarını beklentilerimize uyacak biçimde yorumlarız. Çocuklardaki enerji patlamaları şekerden kaynaklanmaz. Çocuk olmanın doğasından gelir.

3. Şeker Tüketimi Diyabete Neden Olur.

Nispeten yaygın bir başka efsane, şekerin doğrudan şeker hastalığına neden olmasıdır. Ancak ikisi arasında doğrudan bir bağlantı yoktur. Karışıklık belki de kan şekeri seviyeleri ile diyabet arasında içsel bir ilişki olduğu için ortaya çıkmaktadır. Ancak yine de dolaylı bağlantıları vardır. Aşırı kilo ve obezite, tip 2 diyabet için risk faktörleridir. Yüksek düzeyde şeker tüketmek de, aşırı kilo veya obezite gelişme olasılığını artırır. Ancak şeker, tip 2 diyabetin doğrudan nedeni değildir. Tip 1 diyabet ise pankreastan salgılanan insülin hormonunun eksikliğine veya yokluğuna bağlı gelişen diyabet tipidir. Bu diyabet türünde beslenme biçimi ve yaşam tarzı faktörleri etkin rol oynamaz.

4- Kilo Vermek İçin Meyve Tüketmemek Gerekir.

Meyveler, içerdikleri doğal şekerler nedeniyle kısmen tatlı oldukları için lezzetlidir. Ancak bu şekerli tatları nedeniyle, sağlıklı bir kiloda kalabilmek için fazla meyve tüketmememiz gerektiğine inanılır. Bu bir efsanedir. Meyveler, çeşitli vitaminler, mineraller ve lif içeren bir dizi sağlıklı bileşik içerir. Bir çalışma, mangonun “açlık kan şekeri üzerinde olumlu bir etki sağladığı” sonucuna varmıştır. Başka bir çalışma, yaban mersini tüketmenin insülin duyarlılığını artırdığını bulmuştur. Kısacası meyve tüketmenin sağlığa faydası olduğuna dair şüphe yoktur. Şeker alımını azaltmak için onu diyetimizden çıkarmak hata olur.

5- En İyisi Şeker Tüketimini Tamamen Kesmektir.

Fazla şeker tüketmenin sağlık için kötü olduğunu bildiğimiz için, alımımızı azaltmak mantıklı. Ancak diyetimizden tamamen çıkarılmasına gerek yoktur. Yukarıda belirttiğimiz gibi, meyveler şeker içerir ve sağlığa fayda sağlar. Bu nedenle onu diyetimizden kesmek ters etki yapar. Hayattaki her şeyde olduğu gibi, ölçülü olmak anahtardır. Bununla birlikte kola gibi şekerli içeceklerin, böbrek hasarı, hücresel yaşlanma, obezite, tip 2 diyabet ve daha fazlası dahil olmak üzere birçok olumsuz sağlık sorunu ile ilişkisi vardır. Bu içeceklerin tüketimini azaltmak ise elbette iyi bir fikirdir.

6. Şeker Kansere Neden Olur.

Söylentilere rağmen, çoğu uzman şekerin doğrudan kansere neden olduğuna veya yayılmasını hızlandırdığına inanmıyor. Kanser hücreleri hızla bölünür, yani şekerin sağlayabileceği çok miktarda enerjiye ihtiyaç duyarlar. Bu, belki de efsanenin köküdür. Bununla birlikte, tüm hücrelerin şekere ihtiyacı vardır. Ayrıca kanser hücreleri hayatta kalmak için amino asitler ve yağlar gibi diğer besin maddelerine de ihtiyaç duyar.

Ancak diyabette olduğu gibi şeker tüketimi ile kanserin dolaylı bir ilişkisi vardır. Artan şeker alımı kilo alımı ile bağlantılıdır. Aşırı kilo ve obezite de kanser riskini arttırır. Yani şeker doğrudan kansere ve gelişmesine neden olmasa da yüksek düzeyde şeker tüketip obezite geliştirirsek risk artar.

Şeker üzerinde çok araştırılma yapılan bir konudur. Google Akademik’e “şeker sağlığı” yazmak, yalnızca 2020 yılına ait 78.000’den fazla sonucu karşımıza getirir. Bu miktarda içerikte gezinmek zordur ve herhangi bir bilimsel konuda olduğu gibi bu konuda da anlaşmazlıklar vardır. Unutulmaması gereken bir nokta, şekerin sağlık üzerindeki etkilerini araştıran birçok çalışmanın gıda endüstrisinden fon almasıdır. Şekeri çevreleyen bir dizi yanlış anlama olsa da, bazı şeyler kesindir. Şeker doğrudan diyabete veya kansere neden olmasa da, yüksek düzeyde şeker tüketimi sağlıklı değildir. Elbette arada bir yiyeceğiniz bir dilim pastadan zarar gelmez. Ancak bu konuda da ana prensip her şeyde olduğu gibi dengeyi sağlamaktır.

Göz Atmak İsterseniz

İleri okumalar: Medical myths: All about sugar; https://www.medicalnewstoday.com/

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz

Başa dön tuşu