Fizik

Dick Fosbury: Fizik Sayesinde Dünya Rekoru Kıran Efsane Sporcu

Sizin de fark etmiş olacağı gibi bilim ve teknoloji ilerledikçe sporcuların performansları ve dereceleri de gün geçtikçe iyileşiyor. Özellikle malzeme bilimi, biyomekanik, spor fiziği, akışkanlar mekaniği ve tasarım alanlarında yürütülen bilimsel çalışmalar sporcuların kapasitelerini ortaya çıkarmalarına yardımcı oluyor. Ancak bu kavramların günümüz sporunu biçimlendirmesinden çok daha öncesinde de Dick Fosbury isimli bir sporcu insanları şaşırtmayı başarmıştı.

Yüksek atlama sporunda atletler belirli bir yükseklikte bulunan çıtayı düşürmeden üzerinden atlamaya çalışır. 1930’ların sonuna kadar atletlerin atlayışlarını gerçekleştirdikten sonra ayakta durması gerekirdi. Bu yüzden atlayış sırasında ayaklarını gövdelerine doğru çekip mümkün olduğunca yükselmeye çalışırlardı. Sonrasında da ivme kazanmak için ayaklarını hızla ileri geri hareket ettirmeleri gerekiyordu.

Bu tarihten sonra, sporcuların atlayış biçimde ayakta durma şartı ortadan kaldırılacaktı. Bunun yerine artık bir mindere düşüyorlardı. Bunun neticesinde de yeni atlayış biçimleri ortaya çıkmaya başladı. Bunlardan bir tanesi bacakların sırayla çıtanın üzerinden geçirildiği ve atletlerin yumuşak zemine yan düştüğü bir stildi. Ancak başka atlama stilleri de mevcuttu. Aşağıda bunlardan bazılarını görebilirsiniz.

1960’lı yıllarda yüksek atlamada iki popüler metot vardı. Biri sporcunun barı geçerken yüzüstü döndüğü “straddle” metodu, diğeriyse sporcunun önce dıştaki bacağını sonra da içteki bacağını barın üzerinden aşırdığı Western roll da denilen makas metoduydu. 

1968 Mexico City Olimpiyatları’nda ise Dick Fosbury yeni bir atlama stili kullandı. Sporcuların benimsediği bu stile günümüzde “Fosbury atlayışı” denmektedir. Şu anki yüksek atlama dünya rekoru olan 2,45 metredir. Bu rekor 1993’te bu teknik ile atlayan Kübalı atlet Javier Sotomayor tarafından kırıldı. Yaklaşık 30 yıl geçmesine rağmen henüz bu rekor egale edilemedi.

Dick Fosbury Mükemmel Atlayış İçin Fizik Yasalarından Yardım Aldı

Dick Fosbury, ABD’de bir lise öğrencisi olarak hayatını sürdürürken spor yapmaya karar vermişti. Aklına gelen ilk spor dönemin popüler sporu olan Amerikan futbolu olacaktı. Ancak bunun için güçsüz olduğu söylenince basketbol ile uğraşmaya karar verecekti. Ne yazık ki bu sporda da yeterince becerisi olmadığını anlayacaktı. Sonucunda da seçtiği branş yüksek atlama olacaktı.

Dick Fosbury altın madalya alırken

Dick Fosbury iyi bir sporcu değildi. Antrenman yapmayı sevmiyor, kaslarını yeterince çalıştırmıyordu. Bu nedenle sporda başarılı olması için başka bir çözüm bulması gerekiyordu. O da sonucunda kafasını çalıştırmaya karar verecekti. Bulduğu çözüm hepimizin yakından tanıdığı ağırlık merkezini doğru ayarlamak ile ilgiliydi.

Kendisinin aynı zamanda bir mühendislik öğrencisi olduğu düşünülünce bu aslında çok da tesadüf değildi. Prensip oldukça basitti. Barı daha önceki kişilerin yaptığının aksine yüzüstü ya da yan yerine sırtüstü geçecekti. Bu teknik, yüksek atlama sporuna tamamen yeni bir bakış açısı getirdi.

“Fosbury flop” (Fosbury düşüşü) İle Ağırlık Merkezinin İlgisi Nedir?

Ağırlık merkezi bir cismin yerçekimine göre mükemmel bir biçimde dengelendiği noktadır. Tam o noktadan yerçekiminin tersi yönünde destek verilirse, nesne dengede duracaktır. Yani bu noktadan asılan cisim, dengede kalır. Örneğin bir cetvel ağırlık merkezi olan tam ortasından asıldığında mutlaka yatay konumda kalmak zorunda değildir. Nasıl bırakılırsa öyle kalır.

ağırlık merkezi
Ağırlık noktasından asılan bir cisim nasıl bırakılırsa öyle kalacaktır.

Bu arada kütle merkezi ile ağırlık merkezi aynı şey değildir. Aralarındaki fark aslında kütle ile ağırlık arasındaki farktan kaynaklanmaktadır. Kütle bir cisimdeki madde miktarıdır. Ağırlık ise bir cisme kütlesinden dolayı uygulanan yerçekimi kuvvetidir. Ancak yeryüzü ile ilgili hesaplamalarda ağırlık merkezi ile kütle merkezi terimlerini eşanlamlı olarak kullanabiliriz.

Farklı vücut duruşlarına bağlı olarak, ağırlık merkezi şekilde gösterildiği gibi konumunu değiştirir. Ortalama bir insan için ağırlık merkezi, bel civarındadır. Ancak konumu vücudun şekline bağlıdır. Hatta önce eğildiğimiz zamanlarda vücudumuzun dışında da olur. Aslında Dick Fosbury’nın başarısı da bu mantığı iyi kavramasından gelir. Şimdi meşhur Fosbury düşüşünü gösteren aşağıda görsele bakalım.

Amerikalı atlet Dick Fosbury tarafından popüler hale getirilen ve mükemmelleştirilen bir yüksek atlama stili.

Görselde sizin de fark ettiğiniz gibi ağırlık merkezi vücudun yaklaşık 20 santimetre ve barın altındadır. Sonuçta sporcu sadece vücudunun şeklini değiştirerek önceki atlayışların aksine ağırlık merkezinin kendisine bir engel olmasını engellemiştir.

Dick Fosbury Yüksek Atlama Sporunun Tarihini Değiştirmiştir

Bu tekniği kullanan Fosbury, lise atletizm takımındaki herkesten daha yükseğe zıplamayı başarmıştı. İlerleyen yıllarda da bu yöntemi geliştirmeye devam etti. O dönemde yüksek atlama dünya rekoru 1.73 cm idi. Sonucunda bu teknik ile 20 Ekim 1968’de, 21 yaşındaki Dick Fosbury 2.23 cm atlayarak yeni bir dünya rekoru kıracaktı. Aynı teknik ile 1993 yılında elde edilen 2,45 metrelik dünya rekoru 30 yıldır kırılamadı. Yeni bir dünya rekoru için Fosbury atlayışından daha etkili bir tekniğin geliştirilmesi gerekiyor gibi gözüküyor.



Kaynaklar ve ileri okumalar

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu