Stephen Hawking Neden Bir Nobel Ödülü Kazanamadı?
14 Mart 2018’de İngiltere’nin Cambridge kentindeki evinde 76 yaşında hayatını kaybeden Profesör Stephen Hawking, birçok kişi tarafından kendi kuşağının en büyük dahilerinden biri olarak görülüyordu.
Zamanın Kısa Tarihi kitabının yazarı olan Hawking, kozmoloji alanında yaşayan bir efsaneydi. En çok kara delikler ve görelilik üzerine yaptığı çalışmalarla tanındı. Bu çalışmalar, evreni görme ve inceleme biçimimizi kökten değiştirdi.
Sir Roger Penrose ile birlikte Einstein’ın genel görelilik kuramı üzerine yaptığı çalışmalar, uzay ve zamanın Büyük Patlama ile bir başlangıca sahip olduğunu, kara delikler yoluyla da bir sona işaret ettiğini gösterdi.

Ancak teorik fizik üzerindeki büyük etkisine ve dünya çapındaki ününe rağmen Hawking, alanının en prestijli ödülü olan Nobel Fizik Ödülü’nü yaşamı boyunca alamadı. Peki bilimin en simge isimlerinden biri neden Nobel Fizik Ödülü kazanamadı? Cevap aslında oldukça basit.
Teorik bilimsel keşiflerin Nobel’e aday olabilmesi için gözlemsel verilerle doğrulanması gerekir. Kara delikleri gözlemlemek ise pek kolay değildir.
Teorik keşifleri test edecek bilimsel araçları geliştirmek onlarca yıl sürer. Bunu anlamak için Einstein’ın kütleçekim dalgaları kuramını düşünmek yeterlidir. Einstein bu fikri 1920’lerde ortaya atmıştı, ancak kütleçekim dalgaları ancak 2016’da doğrudan doğrulanabildi.

Hawking’in en önemli çalışmalarından biri “Hawking radyasyonu” idi. Bu kurama göre kara delikler aslında tamamen kara değildir. Bir tür radyasyon yayarlar ve bu süreç zamanla onların yok olmasına yol açar.
Sorun şu ki bu radyasyonu gözlemlemek için gereken teknoloji henüz yeterli değildir. Hawking’in kuramını doğrudan doğrulamak için yıllar sürecek çalışmalar ve milyonlarca dolarlık yatırımlar gerekir.
Stephen Hawking Bir Nobel Kazanamasa da Halkın Sevgisini Kazandı
Hawking, hayatının sonuna kadar kuantum kütleçekimi problemi ve kozmolojinin ilgili soruları üzerine çalışmayı sürdürdü. Bunun yanında, bilimin ve özellikle kendi fikirlerinin daha geniş kitlelere ulaşmasıyla giderek daha fazla ilgilenmeye başladı.
Bu süreç, 1988’de yayımlanan ve büyük bir başarı yakalayan Zamanın Kısa Tarihi kitabıyla başladı. Yaklaşık 40 dile çevrilen ve dünya çapında 25 milyondan fazla satan kitap, modern fiziğin en çok okunan popüler bilim eserlerinden biri oldu. Ardından başka kitaplar da geldi.
Stephen Hawking hiçbir zaman Nobel Ödülü kazanmadı. Ancak bilimin geniş kitlelere anlatılmasında son derece etkili bir rol üstlendi. Çalışmaları, kitapları ve kamuoyundaki güçlü varlığıyla hem bilim tarihinde hem de milyonlarca insanın zihninde kalıcı bir yer edindi.
Hawking, Bekenstein-Hawking entropi formülü olarak da bilinen kara delik termodinamiği kuramının geliştirilmesine önemli katkı sağladı. 60. doğum günü konuşmasında, “Bu basit formülün mezar taşımda olmasını istiyorum” demişti. Bu dileği daha sonra gerçekleşti.

Sol üst köşede gördüğünüz denklemde “k” Boltzmann sabitini, “c” ışık hızını, üstü çizgili “h” Planck sabitini, “G” ise evrensel kütle çekim sabitini ifade eder.
Kaynaklar ve ileri okumalar
- Physics Nobel for black holes too late for Hawking. Yayınlanma tarihi: 6 Ekim 2020. Kaynak site: Phys.org. Bağlantı: Physics Nobel for black holes too late for Hawking
- Here’s Why Stephen Hawking Never Won the Nobel Prize in Physics. Yayınlanma tarihi: 14 Mart 2018. Kaynak site: Time. Bağlantı: Here’s Why Stephen Hawking Never Won the Nobel Prize in Physics
Küçük Bir Not
Matematiksel, matematik ve bilime olan ilgiyi artırmak amacıyla kurulmuş bağımsız bir platformdur. Önceliğimiz matematik olsa da zamanla bilimin farklı alanlarından yazılara da yer vermeye başladık. Sitemizi sürdürebilmemizin temel gelir kaynağını reklamlardan sağlıyoruz. Bu sayede içeriklerimizi ücretsiz olarak okurlarımıza ulaştırmaya devam ediyoruz. Yazılarımızı paylaşarak bize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.



