Psikoloji

Maymun Deneyleriyle Anne Sevgisini Araştıran Harry Harlow’un Tartışmalı Hikayesi

20. yüzyılın ortalarında psikolog Harry Harlow, anne ve çocuk arasındaki bağın varlığını kanıtlamak için bebek maymunlar üzerinde bir dizi ünlü (ve acımasız) deneyler yaparak önemli sonuçlara ulaştı. Harlow’un deneyleri tartışmalıydı. Ancak bu deneyler bebeklerin dokunma, sevgi ve rahatlık ihtiyaçları hakkında önemli bir gerçeği tüm dünyaya kanıtladı.

Böyle bir kanıta neden ihtiyaç duyulduğunu merak edebilirsiniz. Aslında yakın zamana kadar psikologlar ebeveyn ve çocuk arasındaki duygusal bağın önemini sorgulamaktaydı. 20. yüzyılın ilk yarısında, hakim davranış bilimci ekoller ebeveynler ve çocuklar arasındaki ilişkinin maddi alışverişe dayandığını düşünüyordu. Yani çocukların genel olarak bakıma muhtaç olduğunu ve ebeveynlerin ihtiyaçları karşıladığı sürece çocukların da onlarla bağ kuracağını iddia ediyordu.

Hatta bazı psikologlar, ebeveynlerin çocuklarını fazla kucaklamaması ya da öpmemesi gerektiğini söylüyordu. Aksi durumda çocukların şımaracağı ve yetişkinliklerinde egoist ve güvensiz kişiler olacakları konusunda uyarılar yapıyordu. Davranışçı John B. Watson bir keresinde ebeveynleri uyaracak kadar ileri gitmişti , “Çocuğunuzu sevmeye başladığınızda, anne sevgisinin tehlikeli bir araç olduğunu unutmayın .”

Harry Harlow, insan sevgisinin ve şefkatinin doğasını bilimsel olarak araştıran ilk psikologlardan biriydi. Harlow, bir dizi tartışmalı deney yoluyla, sağlıklı gelişim sürecinde erken bağlanmaların, sevginin ve duygusal bağların önemini gösterebildi.

Ancak 1950 ve 60’lara gelindiğinde davranış bilimcilerin katı teorileri üzerindeki fikir birliği yerini duygusal ihtiyaçların temel önemini göz önünde bulunduran bakış açılarına bıraktı. Dönemin psikologlarından Harry Harlow ve arkadaşları, annenin yavruya verdiği rahatlık, arkadaşlık ve sevginin görmezden gelindiğini ileri sürüyorlardı; ancak buna yönelik güvenilir bir kanıtları bulunmuyordu.

Harry Harlow Bebek Maymunlar İle Çalışmalarına Başlıyor

Wisconsin Üniversitesi’nde psikolog olarak çalışan Harry Harlow, 1957’de, onu ünlü yapacak ancak aynı zamanda önemli eleştireler almasına neden olacak, bebek al yanaklı maymunlarla bir deneye başladı. Deneylerde bebek maymunlar doğumdan kısa zaman sonra annelerinden koparılıp küçük kafeslerde yalnız bırakıldılar. Hatta bazıları izole edilmiş kafeslerde tutuldu. Sosyal izolasyonda, maymunlar rahatsız davranışlar sergilediler, boş boş baktılar, kafeslerinde daireler çizdiler ve kendi kendilerini yaraladılar.

Doğada yavrusunu tutan bir rhesus maymunu, Harlow kurdukları bu temasın önemini bizlere kanıtladı

İzole edilmiş bebekler gruba yeniden dahil edildiğinde, nasıl etkileşimde bulunacakları bilemediler. Çoğu gruptan ayrı kaldı ve hatta bazıları yemek yemeyi reddettikten sonra öldü. Tam bir izolasyon olmadan bile, annesiz yetiştirilen bebek maymunlarda da sosyal eksiklikler oluştu. İlginç davranıyorlar ve sıklıkla altlarındaki pamuklu bebek bezlerine sarılıyorlardı. Maymunların bu davranışları Harry Harlow’a bir fikir verecekti. Bu gözleme dayanarak Harlow, şimdilerde ünlü olan sahte anne deneyini tasarladı.

Bir anne yokluğunda bebek maymunların alt bezlerine sarılmaları Harry Harlow’a araştırması için bir fikir verdi. Harlow, izole olmuş maymunları, normal yavrularla yeniden entegre etmeyi denedi. Ancak başarı elde edemedi.

Tel Veya Pamuk Sahte Anne Deneyleri

Harlow bu deneyde bebek maymunları doğumdan sadece birkaç saat sonra annelerinden ayırdı. Daha sonra onları tel ve sünger gibi malzemeler kullanılarak yapılmış maymuna pek de benzemeyen, temsili annelerin yanına koydu. Telden olan vekil annede bebek maymunu beslemek için gerekli süt bulunmaktaydı. Diğeri ise daha yumuşak bir etki yaratmak için havlu kumaş ve sünger ile kaplı idi. Deneyin bir kısmında da kumaş anne de süt dolu bir biberon vardı. Ancak sonuç fark etmedi. Her iki durumda da bebek maymunlar kumaş anne ile daha fazla zaman geçirdiler.

Harlow, bebek maymunların rutin olarak tel annelere süt için gitmelerine rağmen, zamanlarının çok daha fazlasını kumaş annelerle geçirdiklerini keşfetti. Buna ek olarak Harlow, bebek maymunları ses ile korkuttuğu zamanlarda maymunlar güvenlik için havlu kumaştan anneye gidiyorlardı.

Harry Harlow deneyi, bebeklerin korktukları zaman da cansız taşıyıcı annelere de yöneldiklerini gösterdi. Bebek maymunlar, sahte anne ile yeni bir ortama yerleştirildiğinde bölgeyi keşfediyor, korktuklarında da anneye geri dönüyor ve sonra tekrar keşfetmek için dışarı çıkıyorlardı. Bu annenin ortalıkta olmaması durumunda da maymunlar be yapacaklarını bilemediler.

Daha sonraki kişisel yaşamına damgasını vuran kargaşaya rağmen, Harlow’un kalıcı mirası, çocukların gelişiminde duygusal desteğin, şefkatin ve sevginin önemini pekiştirdi. Harlow’un “sevgi deneyleri” yavrularına dokunan annelerin, yavrularla olan bağın önemli bir parçası olduğunu gösteriyordu

Harry Harlow’un Deneyleri Bize Ne Öğretti?

Harry Harlow, bebek maymunlarla yaptığı deneylerde, fiziksel temasın önemsiz olduğuna ve bebeklerin anneleriyle hayatta kalma arzusuyla bağ kurduklarına inanan zamanının bilimsel görüşünü çürütecekti. Bu çalışmalar ebeveyn-çocuk bağlanma ilişkisinin önceliği ve bebek gelişiminde anne dokunuşunun önemi için çığır açan ampirik kanıtlar üretti. Harlow tarafından yapılan ek deneyler, yoksunluğun neden olduğu uzun vadeli yıkımı ortaya çıkardı. Bu durum derin psikolojik ve duygusal sıkıntıya ve hatta ölüme yol açtı.

Memeliler sadece yemekle yaşayamaz, duygusal bağlara da ihtiyaç duyarlar. Milyonlarca yıl önce evrim maymunları karşı konulamaz bir duygusal bağ kurma isteğiyle programlamıştır. Bunun yanında bu kodlar yüzünden, duygusal bağların genelde soğuk metal nesnelerle değil yumuşak tüylü şeylerle kurulabildiğini varsayarız. Bu sebeple küçük çocuklar da oyuncak bez bebeklere ya da battaniyelere bağlanırlar.

Harry Harlow deneyleri bugün bazıları tarafından etik dışı olarak görülüyor. Sonuçta bu maymunları annelerinden ayırmış, izole etmiş ve deneklerinin psikolojik olarak acı çekmesine neden olmuştu. Ancak Harry Harlow, hayatın en güçlü duygularından birini daha iyi anlamak için çalışmasını gerekli görmüştü. Gerçekten de Rhesus maymunlarıyla yaptığı deneyler tartışmalıydı. Ama aynı zamanda sevginin – ya da onun yokluğunun – hayatımızı nasıl şekillendirebileceğini de ikna edici bir şekilde bizlere gösterdi.



Kaynaklar ve ileri okumalar

  • Inside The Controversial Story Of Harry Harlow. The Psychologist Who Studied Maternal Love By Experimenting On Monkey. Yayınlanma tarihi: 3 Ağustos 2022; Bağlantı: https://allthatsinteresting.com/harry-harlow
  • Harlow’s Classic Studies Revealed the Importance of Maternal Contact. Yayınlanma tarihi: 20 Haziran 2018; Bağlantı: https://www.psychologicalscience.org/
  • Harlow H. F., Dodsworth R. O., & Harlow M. K. (1965). Total social isolation in monkeys. Proceedings of the National Academy of Sciences of the United States of America. Retrieved from https://www.ncbi.nlm.nih.gov/
  • Harry Harlow and the Nature of Affection; yayınlanma tarihi: 3 Aralık 2020; Bağlantı: https://www.verywellmind.com/

Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu