Hedonik Adaptasyon: Yaşam Boyu Mutluluk Sadece Bir Hikayedir!

Hedonik adaptasyon (hazza uyum) 1970’li yıllarda Brickman ve Campbell adlı iki psikolog tarafından ortaya atılmış bir kavramdır. Bu kavram daha sonra 1971 yılında Michael Eysenck tarafından daha basit bir hale getirilmiş ve “mutluluk çarkı” (hedonic treadmill) biçimini almıştır. Bu teoriye göre her insanın mutluluğu, ulaşabileceği en yüksek seviye ve düşebileceği en alçak seviye belli olmak üzere bu iki sabit nokta arasındaki değişimden ibarettir.

Hedonik adaptasyon, insanların hem iyi hem kötü olaylara uyum gösterme eğilimini ve bu nedenle bir süre sonra aynı mutluluk seviyelerine geri dönmelerini ifade eder. Örneğin yapılan çalışmalar piyango kazanan insanların diğerleri ile karşılaştırıldığında sadece bir miktar daha fazla mutlu olduklarını göstermiştir. Bu kişiler belli bir zaman sonra eski mutluluk seviyelerine geri dönmüşlerdir.

Aynı şekilde kayıp veya hastalık gibi olumsuz olaylar yaşayan kişilerin de bir süre sonra bu gibi durumlara adapte olduğunu ve mutluluk seviyelerinin bu olaylardan öncekine benzer seviyeye geldiği bilinmektedir. Yani kişinin duygusal sisteminin mevcut yaşam koşullarına ayak uydurmaktadır. Mutluluk ve mutsuzluk insanların yaşamlarındaki değişikliklere verdikleri kısa süreli tepkilerdir. Olağan ya da olağan olmayan yaşam şartları altında insanların yaşama uyum sağlarken yakaladıkları mutluluk seviyesi aslında her zaman aynı döngünün içinde seyretmektedir.

Hedonik adaptasyon, insanın sürekli değişen koşullara uyum sağlama yeteneğinin bir parçasıdır. Öfkemiz zamanla azalır, yaşadığımız acılara alışmaya başlarız. Olayların günlük etkileri devam etse de duygularımız bir nevi dengeye kavuşur. Başka hedefler, umutlar ve arzular peşinde hedonik koşu bandına geri döneriz. Geçmişteki olayları duygusal bir “arka plana” taşımak, yeni karşılaştığımız olaylarla başa çıkmamızı sağlar.

Mutluluk çarkı teorisine göre her insan kendi mutluluk çarkında dönmektedir ve bu döngünün bir başlangıç ve bitiş noktası mevcuttur. Her ne kadar yaşanan olaylar karşısında hislerimiz farklı yoğunlukta olsalar da bu yoğunluk her zaman belli sınırları olan bir döngünün içinde seyretmektedir.

Hedonik Adaptasyon İle İlgili İki Örnek Olay

Şimdi hayal edin, 8 yaşındasınız ve aylardır hayalini kurduğunuz oyun evine ebeveynleriniz aracılığıyla sahip oluyorsunuz. Sonra da yıllar sonrasına bir yolculuk yapalım. 40 yaşındasınız. Hayallerinizi süsleyen dağ evini bir fırsatla satın alıyorsunuz. Burada maddi açıdan düşündüğümüzde oyuncak bir eve ve dağ evine sahip olabilmek arasında büyük bir fark vardır. Fakat sizin 8 yaşında sahip olduğunuz oyuncak eve eriştiğinizde hissedebileceğiniz mutluluk en fazla X ise 40 yaşınızda yakalayabildiğiniz bu mutluluk da en fazla X seviyesinde olabilmektedir.

Ya da atletsiniz ve hayatınızı antrenmanlarla geçirdiniz. Önünüzde uğrunda yaşamınızı şekillendirdiğiniz büyük bir maraton var. Bu maraton sonucunda istediğiniz dereceyi elde ettiğinizi hayal edin. Sonra da bu olaydan birkaç gün sonra bir kaza geçirdiğinizi düşünün. Bir yıllık zorlu bir tedavi süreci sonucunda tekrar adım attığınız ilk gün mü daha mutlu olursunuz yoksa tekrar adım atabildiğiniz gün mü? 

İşte hedonik adaptasyon teorisine göre insanın mutlulukta ulaşabileceği nirvanası bir A kat sayısı ise o insanın hayatı boyunca hayalini kurduğu dereceyi aldığında hissedebileceği mutluluk en fazla A olabilir. Bu durumda tekrar yürümeye başladığında hissettiği mutluluk da aynı şekilde A olacaktır.

Hedonik Adaptasyon Hayatın Gerçeğidir.

Eğer Brickman ve Campbell tarafından atılan ortaya konulan bu teori doğruysa, mutluluğu arttırmak için yapılan herhangi bir çaba beyhudedir. Hedonik adaptasyon hayatın bir gerçeğidir. Ancak sonraki araştırmalar bize şunu gösterdi. Herkes bir ayar noktasına sahip olsa bile, bu ayar noktası kişiden kişiye ciddi anlamda değişiyor. Kişilik özellikleri insanların mutluluk ayar noktalarında rol oynuyor, ve iyi oluş orta dereceye kadar kalıtsaldır. Yani, farklı kişilik özellikleri insanların iyi oluş hallerinin eğilimini etkileyebilir. Mutluluğa erişebilmeniz ve en önemlisi koruyabilmeniz dileğimizle.

Konuk Yazar: Tuba Koçak

Göz Atmak İsterseniz

Kaynaklar ve İleri Okumalar:

Matematiksel

Editör

Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz