Tıp ve Sağlık

Neden Uyuyoruz? Uyumazsak Vücudumuza Ne Olur?

Başlıktaki sorunun cevabı aslında ilk bakışta oldukça açık gibi gözüküyor. Beynimiz ve bedenlerimiz dinlenip kendilerini onarabilsinler diye uyuyoruz. Ancak bu onarım süreci neden bilinçsiz olmamızı gerektiriyor? Sonuçta evrimsel açıdan baktığımızda da açıklama da bir boşluk kalıyor gibi gözüküyor. Uyumasak, tehditlere karşı her zaman bilinçli bir şekilde tepki verebilirdik. Üstelik uyku evrensel bir durum yani sadece biz insanlar uyumuyoruz. Sonuçta sinekler de dahil olmak üzere bütün hayvanlar da uyuyor. Bu da bizlere uykunun bir gereklilik olduğunu düşündürüyor.

Ancak bu konuda da hayvanları örnek olarak alırsak başa bir soru karşımıza çıkıyor. Sonuçta her hayvan uyku döngüsüne sahip gibi gözüküyor. Yarasalar günde ortalama 24 saat uyurken, atlar için bu süre genellikle üçtür. Bazı hayvanlar ise çok uzun süre uykusuz kalarak bizleri şaşırtır. (Bazı yeni doğan yunuslar, balinalar ve anneleri doğumdan sonra bir ay boyunca uyanık kalırlar. ) Tüm bu çeşitlilik, uykunun tek ve evrensel bir işlevini keşfetmeyi ise elbette zorlaştırıyor. Hayvanlardan insanlara geri döndüğümüzde de akla tanıdık bir soru geliyor.

Neden uyuyoruz sorusunun cevabını vermek için uyku uzmanları bunu günümüzde beyin süreçleri ile ilişkilendirerek aktarıyor. Hafıza konsolidasyonu ve duygusal işleme gibi şeylere odaklanıyor. Ancak yazımızın konusu daha çok fiziksel süreçler olduğu için bu konu ile ilgili detaylara girmeyeceğiz.

Kaç Saat Uyumalıyız?

Hepimiz iyi bir gece uykusu için sekiz saatin sihirli sayı olduğunu biliyoruz. Ancak bu sayının nereden geldiğini aslında kimse bilmiyor. İnsanlara sorulduğu zaman genellikle yedi ila dokuz saat uyuduklarını söyleme eğiliminde olduğunu fark edersiniz. Bu da sayının ortalama sekiz biçiminde akıllarda kalmış olabileceğini düşündürüyor. Ancak uzaklara dönüp baktığımız zaman cevap biraz daha netleşiyor. Elektriğe erişimi olmayan geleneksel avcı-toplayıcı toplumlarda yaşayan insanlar genellikle gecede altı ila yedi saat uyurlar. Yani belki sekiz saat yanlış hedeftir ve yedide anlaşabiliriz. Bu asgari bir gereklilik gibi görünüyor.

Kedilerin uyku yoksunluğu çekmesi diye bir durum elbette olmaz.

ABD’de yapılan bir analiz, düzenli olarak bundan daha az uyumanın obezite, kalp hastalığı, depresyon ve erken ölüm riskini artırdığı sonucuna vardı ve tüm yetişkinlerin en az yedi saat uyumasını önerdi. Gerçekte ihtiyaç duyduğumuz uyku miktarı kişiden kişiye ve yaşam boyu değişir. Yeni doğanlar ve bebekler günde on yedi saate kadar uyurlar. Bazı genç yetişkinlerin on bir saate, bazılarının ise sadece altı saate ihtiyacı vardır. Genellikle yaşlı yetişkinlerin daha az uykuya ihtiyacı olduğu söylenir, ancak bunun için yeterince kanıt yoktur.

Genleriniz, kişisel olarak ihtiyaç duyduğunuz uyku miktarını etkiler. Hangi genlerin dahil olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte, 50.000’den fazla kişi üzerinde yapılan bir araştırma, sahip olduğunuz her kopya için 3,1 dakikalık uyku ekleyen bir gen varyantına sahip olduğunuzu göstermektedir.

Tüm bunları hesaba katan ABD Ulusal Uyku Vakfı, yönergelerini güncelledi ve yetişkinler için önerilen yedi ila dokuz saatlik bir aralık buldu. Ancak her iki tarafa da birer saatlik boşluk eklendi. Yani 6 ila 10 saat arası normal bir uyku anlamına geliyor. Peki sizin için ne kadar yeterli? Aslında bunun cevabını belirlemek son derece kolay. Genel bir kural, sabah sizi uyandırmak için bir çalar saate ihtiyacınız olmamasıdır. Yeterince uyuyorsanız, kalkmanız gereken saatte doğal olarak uyanmalısınız. Düzenli olarak sizi uyandıracak bir alarma ihtiyacınız varsa, daha erken uyumayı düşünmelisiniz.

Yeterince Uyumazsak Ne Olur?

Tüm bu gerçeklere rağmen üniversite öğrencileri, yeni ebeveynler ve çalışanlar için tüm gece uykusuz kalmak bazen bir çözüm gibi gözükebilir. Ancak uykusuz kalmanın bedeli zannedilenden fazla olabilir. Gerekenden daha az uyuduğunuzda veya hiç uyumadığınızda uyku yoksunluğu sorunuyla karşılaşırsınız. Genel olarak, uyku yoksunluğunun beş aşaması vardır. Aşamalar genellikle 12 saatlik veya 24 saatlik artışlara bölünmüştür. Semptomlar elbette ne kadar uzun süre uyanık kalırsanız o kadar kötüleşir. Peki en fazla ne kadar uykusuz kalabilirsiniz? 24 saat, 36 saat, 48 saat uykusuz kalırsanız vücudunuza ne olur. Gelin birlikte göz atalım…

Çoğu insan için kısa süreli bir uyku yoksunluğu endişelenecek bir durum değildir. Ancak sık veya uzun süreli uyku yoksunluğu ciddi sağlık sorunlarına neden olur. Ayrıca uyku yoksunluğu devam ederse, kronik hastalık riskinizi artırabilir.

1. Aşama: 24 Saat Uykusuz Kalmak

Başı sıkıştığı zamanlarda bir çok kişi bir bütün gün boyunca uyumamayı denemiştir. Aslında 24 saat uykusuz kalmak büyük sağlık sorunlarına neden olmaz, ancak kendinizi yorgun ve depresif hissetmeyi bekleyebilirsiniz. Vücudumuz açısından baktığımızda 24 saat uykusuz kalma durumu, kanda yüzde 0,10 civarında alkol konsantrasyonuna sahip olmakla aynı şeydir. Bu oran sarhoş kabul edilme ve yasal olarak araç kullanma sınırından çok daha yüksektir. 24 saat uyanık kalmak uyuşukluk, sinirlilik, konsantrasyon bozukluğu, yorgunluk, artan hata veya kaza riski, yemek isteği gibi sorunları da beraberinde getirir.

2. Aşama: 36 Saat Uykusuz Kalmak

36 saat boyunca uykuyu ihmal ettiğiniz de yukarıda aktardığımız belirtiler giderek artmaya başlar. Bu esnada çok yoğun bir uyku dürtüsü sizi etkisi altına alacaktır. Bu nedenle farkında olmadan mikro uykular denilen kısa süreli uyku deneyimleri yaşamaya başlarsınız. Bu uykular yaklaşık 30 saniye kadar sürer ve bu esnada siz uyuduğunuzun farkında olmazsınız. Ayrıca 36 saatlik uykusuzluk sonucunda beyninizin farklı bölümleri birbirleriyle iletişim kurmakta zorlanmaya başlar. Bu durum da zayıf bellek, yeni bilgileri öğrenmede zorluk çekme, karar verme ve sosyal ipuçlarını işleme zorluğu, yavaş tepki süresi gibi sorunlara neden olacaktır.

3. Aşama: 48 Saat Uykusuz Kalmak

Uyku yoksunluğunun etkileri kişiden kişiye değişebilir. Çocuklar ve gençler, beyinleri ve vücutları hala gelişip büyürken yetişkinlerden daha fazla uykuya ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle, çocuklarda uyku yoksunluğunun etkileri bazen daha şiddetli veya daha uzun süreli olabilir.

48 saat uykusuzluk, aşırı uyku yoksunluğu olarak bilinir. Bu noktada uyanık kalmak giderek daha da zor hale gelir. Mikro uyku sayısı artar hatta halüsinasyon görmeye yani gerçekte olmayan şeyleri görmeye, duymaya ya da hissetmeye başlayabilirsiniz. Diğer olası etkiler duyarsızlaşma, kaygı, artan stres ve sinirlilik gibi durumlardır.

4. Aşama: 72 Saat Uykusuz Kalmak

3 günlük uyku kaybından sonra uyku isteğiniz daha da kötüleşecektir. Daha sık, daha uzun mikro uyku deneyimleri yaşayabilirsiniz. Uyku yoksunluğu, algınızı önemli ölçüde bozacaktır. Halüsinasyonlar daha sık ve daha karmaşık hale gelebilir. Ayrıca işin içine illüzyonlar, sanrılar, düzensiz düşünceler de eklenecektir.

5. Aşama: 96 Saat Veya Daha Uzun Süre Uykusuz Kalmak

Uykusuz geçen 4 günün ardından gerçeklik algınız ciddi şekilde bozulacaktır. Uyku dürtüsü de dayanılmaz bir hal alacaktır. Gerçeği yorumlayamayacak düzeyde uykusuz kalırsanız uyku yoksunluğu psikozu denilen evreye geçersiniz. Neyse ki bu durum yeterince uyuduğunuzda ortadan kalkar. Ancak şunu unutmayalım uzun süre boyunca uykusuz kalmanın sebep olduğu sorunları sadece bir gece 7-8 saat uyuyarak ortadan kaldırmak mümkün değildir. Vücudunuzun mevcut ritmine dönmesi zaman alacaktır. Ne kadar uzun süre uyanık kalırsanız, yaşantınızın normal akışına geri dönmeniz de o kadar uzun sürer.

Guinness Rekorlar Kitabı, uykusuz geçirilen en uzun süre için girişleri kabul etmiyor. Çünkü günlerce ve haftalarca uyanık kalmak insan sağlığı için yukarıda aktarmaya çalıştığımız gibi oldukça tehlikeli. Ancak bir zamanlar şu anki rekorun sahibi bunu denemişti. Randy Gardner tam 264 saat yani 11 gün uykusuz kalmayı başarmıştı!



Kaynaklar ve ileri Okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz

Başa dön tuşu