Tıp ve Sağlık

Bağırsak Beyin İlişkisi: Bağırsaklara Neden İkinci Beyin Denir?

Günümüzde sağlığımızı korumak hiç olmadığı kadar önemli. Bu esnada da, uzun süre görmezden geldiğimiz, bedenlerimizdeki en karmaşık ve en önemli sistemlerin ikisinin kritik rolünü hatırlamak gerekli. Bahsi geçen konu bağırsaklar (sindirim sistemi) ve beyin (sinir sistemi). Aslında bağırsaklarımız diğer bütün organlarınızdan daha üstün olan, hatta beyninizle rekabet edebilecek düzeyde yeteneklere sahiptir. Bazı tahminlere göre, insan bağırsağının duvarında gömülü 100 milyon nöron yer almaktadır.

Ayrıca bağırsaklar bilimsel literatürde enterik sinir sistemi olarak bilinen, medyada “ikinci beyin” olarak bahsedilen kendi sinir sistemine de sahiptir. Bu sayede, karmaşık gıdaları sindirme işi tamamen yerinde kontrol edilir. Bu esnada beyne danışmaya ihtiyaç duymaz. Yani ikinci beyin terimi sadece mecazi anlamda kullanılmaz. Sadece bu kadar da değil.

Bağırsaklarınızda yerleşik bulunan bağışıklık hücreleri vücudunuzdaki bağışıklık sisteminin en büyük bölümünü oluşturur. Aslında kan dolaşımında veya kemik iliğinizde bulunandan daha fazla sayıda bağışıklık hücresi bağırsaklarınızda dolanmaktadır. Bu sayede sindirim yoluyla vücuda istemeden alınan tehlikeli bakteri türleri belirlenip, yok edilir. Üstelik bağırsaklar bu işi yerine getirirken, bağırsak mikrobiyotasında yaşayan diğer trilyonlarca iyicil mikroptan oluşan devasa bir okyanus içinde az sayıda bulunan ve ölümcül olabilen bakterileri tanırlar. Yetişkin bir insanın bağırsağında 500 farklı çeşitte yaklaşık 100 trilyon bakterinin bulunduğu tahmin ediliyor. Bağırsaktaki bakterilerin %85’i faydalı türlerdir. Tüm bunlar sonucunda bağırsaklarımıza hak ettikleri itibarı verme zamanı geldi gibi gözüküyor.

Mutluluk ve Bağırsaklarımız

The Second Brain’in yazarı nörobiyolog Michael Gershon tarafından verilen çeşitli dergi röportajlarına göre, vücuttaki tüm serotoninin yüzde 95’i bağırsakta bulunur. Hatırlayabileceğiniz gibi, serotonin, ruh hali ile ilgili bir nörotransmiterdir ve birçok anti-depresan ilaç tarafından hedeflenen serotonin seviyeleridir. Serotonin, bağırsak tarafından salgılanan birkaç biyokimyasal sinyalden sadece biridir. Diğer kimyasallar arasında sinirlilik ve kaygıyı hafiflettiği bilinen bir kimyasal olan GABA ve sevgi ve bağlanma duygularıyla ilgili bir kimyasal olan oksitosin bulunur.

Bağırsaklar beyne, her iki yönde bilgi aktarabilen kalın sinir kabloları ve kan dolaşımını kullanan iletişim kanalları ile bağlıdır. Bağırsakların ürettiği hormonlar ve inflamatuar sinyal molekülleri beyne, beynin ürettiği hormonlar da bağırsaklardaki hücrelere sinyal ileterek çalışmalarını düzenlerler. Sistem mükemmel bir biçimde çalışır.

beyin-bağırsak-bağlantısı
Beynin baskın gücü düşünüldüğünde iletişimin tek yönlü olması beklenir. Ancak durum bu biçimde değildir.

Ancak bir şekilde bağırsak florası bozulur ise zararlı mikroorganizmalar sindirim sisteminde çoğalmaya başlar. Sonrasında da bağırsak duvarını tahrip ederler. Neticede bağırsak hücreleri arasındaki sıkı dokular gevşer. Bunun sonucunda da bağırsağın geçirgenliği artar. Sonrasında da toksinler, ağır metaller, katkı maddeleri ve iyi sindirilemeyen besinler bağırsak duvarından kana karışır. Sonunda da kan yoluyla da beyne gider. Kanıtlar, beynin bağırsak mikroplarından haberdar olduğunu ve bunların miktarındaki bir bozukluğun, algımızı ve davranışımızı doğrudan etkileyebileceğini gösteriyor. Sürekli iletişimin her iki yönde de çalıştığını öğrendik. Peki bu iletişim nasıl gerçekleşir?

Bağırsak ve Beyin Birbiri İle Nasıl İletişim Kurar?

Bağırsaktan beyne giden bu sinyallerin günlük yaşama etkileri olabilmektedir.

Bilim insanları bu iletişimin nasıl sağlandığından tam olarak emin değiller. Bir teori bu bağlantıda beyin ve sindirim sistemi arasında uzanan vagus sinirinin rolü olduğunu ileri sürüyor. Araştırma henüz emekleme aşamasında olduğu için kesin sonuçlar henüz gün yüzüne çıkmadı. Ancak araştırmalarda, otizm ve Alzheimer ve Parkinson gibi problemlere bağırsak mikrobiyomu kaynaklı sorunların neden olabildiği bulundu. Bu durum bağırsak mikrobiyotamızdaki değişime ilişkin altta yatan ortak bir mekanizmanın varlığını akla getirmektedir. Yaşam biçimimizdeki değişiklikler, beslenme ve antibiyotiklerin yaygın kullanımı olası nedenler olarak ileri sürülmektedir.

Psikolojik Sorunlarımızın Kaynağı Bağırsaklarımız Olabilir mi?

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar da bu bağlantıyı desteklemektedir. Ancak bu tür çalışmalar bağırsak florası ve beyin arasındaki sinirsel bağlantının ve biyolojik ilişkinin varlığını, bunun sonucunda da bazı nörogelişimsel bozuklukların ortaya çıktığını gösterir. Ancak bu ilişkinin moleküler mekanizması hakkında henüz kesin bir sonuca varmış değiliz. Ayrıca ruh halimizin ve duygularımızın bağırsakta yaşayan mikrobakterilerden etkilendiğine dair kanıtlar da var. Örneğin, 2011’de yayınlanan çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma, 30 gün boyunca probiyotik tüketen sağlıklı katılımcıların, kontrol grubuna kıyasla daha az psikolojik sıkıntı gösterdiğini ortaya koydu. Bu bağlamda Probiyotik besinlerin duygu durumumuzu iyileştirdiği ve bilişsel süreci desteklediği kabul ediliyor.

Sonuç olarak iyi bir psikoloji için sağlıklı besinler tüketmemiz artık bir zorunluluk gibi. Sindirim bozukluğu, bağırsağınızı ve ruh halinizi bozar. Stres seviyelerini ustaca yönetmek için, sağlıklı yiyecekler tüketerek gastrointestinal sistemi mutlu etmek gerekir. Bu, çoğumuzun ertelediği sağlıklı yaşam tarzını benimsememiz için de bize başka bir neden verir. Kendi ekosistemimizin mühendisi olma zamanı gelmiştir belki de…


Kaynaklar ve İleri Okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz

Başa dön tuşu