Sinirbilim

Randy Gardner Uykusuzluk Deneyi İçin 11 Gün Uyumayarak Bize Ne Kanıtladı?

Yıllar önce Randy Gardner 11 gün boyunca uyanık kalmıştı. Uykusuzluk deneyi adını verdiği bu girişiminin sonunda kendisi bir rekor kırdı.

uykusuzluk deneyi

Guinness Dünya Rekorlar Kitabı, dünya uykusuz kalma rekorunun kırılması girişimlerini tanımaya son verdi. Aynı Guinness’in bir adamın (Felix Baumgartner) sıcak hava balonunda uzay kıyafetiyle atmosferin ikinci katmanına, 39 bin metre yükseğe çıkıp kapsülünün kapağını açmasını, gezegenin üstüne sarkıtılan bir merdivende ayakta durup saatte 1358 kilometre hızla, ses duvarını aşarak serbest düşüşe geçmesini kabul edilebilir bulduğunu hatırlatmak isteriz. Bu sözümüze inanmıyorsanız aşağıdaki görsele göz atabilirsiniz.

 14 Ekim 2012’de, şimdi 53 yaşında olan gözü pek Felix Baumgartner, sadece bir basınç kıyafeti, paraşüt ve çelik gibi sinirleriyle uzayın kenarından dünyaya atladı. Uzaydan dünyaya düşüşü dört dakikadan fazla sürdü. 

Ancak uykusuz kalmakla bağdaştırılan riskler bu atlayışın taşıdığından çok daha yüksek olarak kabul edilmektedir. İnsan vücudunun hiçbir yönü uykusuzluğun sakatlayıcı, sağlığı bozan etkisine karşı korunaklı değildir. Ancak bir zamanlar şu anki rekorun sahibi bunu denemişti.

Randy Gardner Ve Uykusuzluk Deneyi

1963 yılında, 17 yaşındaki Randy Gardner, bilim fuarını kazanacağı kesin olan bir projeyi gerçekleştirmesine yardımcı olması için iki arkadaşı Bruce McAllister ve Joe Marciano’yu görevlendirdi. Bir insanın ne kadar uykusuz kalabileceği sorusu o günlerde bir tartışma konusuydu.

Bir insan, performansı nesnel şekilde bozulmadan önce uykusuzluğa ne kadar dayanabilir? Beynin kritik süreçleri kapanmadan önce her gece ne kadar uykusuz kalabilir ve bu kaç gece sürer? Uyku kaybının ardından bir insanın stabil performansının geri kazanılması için kaç gecelik onarım uykusu gerekir? Bu gibi sorulara henüz kimse kesin bir cevap veremiyordu.

Uykusuzluk Deneyi: 11 Gün Uyumazsanız Beyninizde Ne Olur?
Aralık 1963’ün sonlarında, 17 yaşındaki Randy Gardner, bilim fuarını kazanacağı kesin olan bir projeyi gerçekleştirmesine yardım etmesi için iki arkadaşı Bruce McAllister ve Joe Marciano’yu görevlendirdi. Her halükarda, üç arkadaş o bilim fuarı rozetini kazanmaya kararlıydı ve bunu yapmak için hayatlarını riske atmaya istekliydiler.

Üç arkadaş bilim fuarı rozetini kazanmaya kararlıydı ve bunu yapmak için hayatlarını riske atmaya karar verdiler. Bu uykusuzluk deneyi kısa zamanda basının ilgisini çekti. Stanford Üniversitesi araştırmacısı William C. Dement’in gelmesi ile de süreç bir bilim şenliği gösterisinden dünyanın en çok referans gösterilen uykusuz kalma deneylerinden birine dönüştü,

Uykusuzluk Deneylerinin Başlangıç Süreci

O zamana kadar uykusuzluk hakkında farklı deneyler yapılmıştı. 1894’te Rus hekim Marie de Manaceine neredeyse beş gün boyunca dört köpek yavrusunu uykusuz bırakmış, ama genç köpeklerin uykusuz bırakıldıklarında günler içinde öldüklerini belirtmişti. 1896’da J. Allen Gilbert ve George Patrick adlı iki doktor, lowa Üniversitesi laboratuvarlarında bir doçenti ve iki öğretim görevlisini doksan saat boyunca uykusuz bırakmışlardı. İkinci geceden sonra doçent halüsinasyonlar görmeye başlamıştı.

New York’tan Peter Tripp, Times Square’deki bir cam kabinden 201 saat boyunca yayın yapmıştı. Honolulu’dan Tom Rounds ise uyumadan 260 saat geçirerek süreyi daha da artırdı. Tüm uykusuz kalma denemelerinde paranoya dönemlerine rastlanıyordu. Ancak birkaç gece düzgün olarak uykularını aldıktan sonra kişiler tamamen düzelmiş görünüyorlardı. Randy Gardner, Tom Rounds’un bu rekorunu kırmak istediği için 264 saati yani 11 günü hedeflemişti.

Uykusuzluk Deneyi: 11 Gün Uyumazsanız Beyninizde Ne Olur?

Birinci gün, Randy Gardner sabah altıda tamamen zinde kalktı; başlamaya hazırdı. İkinci gün hareketleri yavaşladı, bulanık zihniyle odaklanma problemi yaşamaya başladı. Eline birkaç nesne verildiğinde onların ne olduğunu yalnızca dokunarak anlayamıyordu.

Üçüncü gün kendi karakterine aykırı şekilde huysuz olmuştu. Sıradan tekerlemeleri bile söylemeyi beceremiyordu. Dördüncü gün uyku onu ele geçirmeye başladı. Aniden ve hiçbir açıklaması olmayan sanrılar görmeye başladı. En zor geçen kısım gecelerdi.

Birkaç saniyeliğine otursa uykusu geliyordu. Bu yüzden arkadaşları onu uyanık tutmak için ellerinden geleni yapıyorlardı. Günler geçtikçe Gardner’ın dili sürçmeye ve gözlerini odaklayamamaya başladı. Sık sık başı dönüyor, bir dakika önce ne söylediğini hatırlamakta zorlanmaktaydı. Ve halüsinasyonlarla başı beladaydı.

Uykusuzluk Deneyi Sonuçları

Uykusuzluk Deneyi: 11 Gün Uyumazsanız Beyninizde Ne Olur?
Gardner’ın rekoru aynı yıl içinde kırılmış olsa da, yaptığı deney uyku yoksunluğunun en iyi belgelenmiş vakalarından biridir. 

Bu deney 8 Ocak 1964’te sona erdiğinde Randy Gardner 11 gün 25 dakika uyanık kalmayı başarmıştı. Dört saat sonra kısa bir nörolojik muayenenin ardından derin bir uykuya daldı. On dört saat kırkı dakika sonra tamamen zinde ve dinlenmiş halde uyandı. Deney bittikten sonra Gardner ve diğer çocuklar bilim fuarında birincilik kazandı. Ayrıca bu başarılarını Guinness Rekorlar Kitabı’nda ölümsüzleştirdiler.

Randy’nin hastanedeki gözlem sonuçları incelendiğinde, beyninin bazı bölgelerinin uyku halinde iken, bazı bölgelerinin uyanık olduğu ortaya çıktı. Daha sonraki yıllarda Randy Gardner’ın rekorunu kırmak isteyenlerin girişimleri oldu. Aslında bunu tekrarlayan da oldu. Ama Guinness Rekorlar Kitabı bu konuda sertifika vermeye son verince giderek ilgi azaldı. Bu nedenle bugüne dek kimse bir insanın en fazla ne kadar uzun süre uykusuz kalabileceğini öğrenemedi.

Randy Gardner yaşadığı deneyimden kalma uzun süreli bir rahatsızlık yaşamadı. Uykusuz kalmak ona kısa süreli bir şöhret kazandırdı. Ancak aynı zamanda bir lanete de neden oldu. Gardner 2017’de yaptığı bir röportajda yetişkinliğinde uykusuzluk sorunu yaşadığını belirtmişti. “Yaklaşık 10 yıl önce uykuyu bıraktım. Uyuyamadım. Beş altı saat yatakta yatıyor, belki 15 dakika uyuyup tekrar uyanıyordum.” Yani bir sağlık sorunu yaşamasa da bu uyku deneyi, uykusuz geçen yılları da beraberinde getirmişti.

Sonuç Olarak

Günümüzde biliyoruz ki uykusuz geçen 4 günün ardından gerçeklik algınız ciddi şekilde bozulacaktır. Uyku dürtüsü de dayanılmaz bir hal alacaktır. Gerçeği yorumlayamayacak düzeyde uykusuz kalırsanız uyku yoksunluğu psikozu denilen evreye geçersiniz. Neyse ki bu durum yeterince uyuduğunuzda ortadan kalkar.

Peki uyku yoksunluğunun sizi doğrudan öldüreceğini söyleyecek kadar ileri gidebilir miyiz? Aslında en az iki şekilde evet. İlk olarak gittikçe ilerleyen uykusuzlukla başlayan ve orta yaşta ortaya çıkan çok nadir bir genetik bozukluk var. Hastalığın başlamasından birkaç ay sonra hasta uyumayı tamamen bırakıyor. Bu aşamada artık temel beyin ve beden işlevlerinin çoğunu kaybetmiş oluyor.

Şu anda var olan hiçbir ilaç hastayı uyutamıyor. Sıfır uykuyla geçen 12 ila 18 ayın sonunda hasta hayatını kaybediyor. Son derece nadir rastlansa da bu bozukluk, uykusuzluğun bir insanı öldürebileceğini ortaya koyuyor.

İkinci olarak, yeterince uyumadan motorlu bir aracın direksiyonuna geçmenin ölümcül tehlikesini ele alabiliriz. Uykulu bir halde araç kullanmak her yıl yüz binlerce trafik kazası ve can kaybına neden oluyor. Üstelik uykusuz bireyler sadece kendi canlarını değil, etraflarındaki insanların canlarını da tehlikeye atıyorlar.


Kaynaklar ve İleri Okumalar:


Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu