Arkeoloji ve Coğrafya

Machu Picchu: Fayların Üzerine Kurulmuş Bir Mühendislik Harikası

300 yıldan daha uzun bir süre İnkalar, Ekvador’dan Şili’ye kadar Kolomb öncesi dönemde Güney Amerika’nın büyük bir bölümünü yönetti. İnkalar büyük mimarlar ve mühendislerdi. Olağanüstü mühendislik yeteneklerinin en iyi örneği, Dünyanın Yeni Yedi Harikasından biri olarak seçilen Machu Picchu’dur. Adeta bulutlara asılı vaziyette, bir dağ zirvesinde inşa edilen bin kişilik Machu Picchu Antik Kenti, yüzyıllardır depremlere karşı dimdik ayakta durmaktadır. Peru’nun güneyinde bulunan bu kent And Dağları’nda 2430 metre yükseklikteki bir tepenin üzerinde yer alır. Büyüleyici manzarasıyla ziyaretçileri kendine hayran bırakan Machu Picchu, insanlığın en büyük mimari başarılarından biri olarak görülür. Şimdi gelin günümüzde bizleri etkileyen İnkaların bazı mühendislik başarılarına bir göz atalım.

İnkaların Machu Picchu’daki Mühendislik Harikaları

Machu Picchu, sıradan bir şehir değildir. And dağlarının yüksek tepelerinden birinin yan tarafına inşa edilen şehir Urubamba nehrinden 450 m yüksekte, gizemini özenle koruyabileceği şekilde inşa edilmişti. Bunca zorluğu göze alarak buraya bir şehir inşa edenlerin son derece geçerli sebepleri olması gerektiği düşünülür.

Mükemmel Kesimli Taşlar ve Duvar İşçiliği

Machu Picchu özel konumu sayesinde yılın her gününde güneş ışınlarını hem gündoğumunda, hem de gün batımında direkt olarak alır. Yapımı şehircilik ve mimari adına bir mucizedir. Konumu düşünüldüğünde günümüze kadar ulaşan duvarları inşa etmenin güçlüğü aşikardır. Machu Picchu’da ilk göze çarpan çimento veya benzeri bir birleştirici kullanılmadan birbirlerine kenetlenmiş dev taş bloklardan oluşan duvarlardır. Bu dev bloklar birçok açı oluşturacak şekilde çok kenarlı olarak kesilmiştir. Hatta bunlardan bazılarının kesimleri tam 32 kenara kadar çıkar. Bu kadar büyük kütleleri kesebilmek kolay bir iş değildir. Hatta bu taşlardan en büyük ve uzun olanının 3 m’ye 1.5 m genişliğinde ve yaklaşık 200 ton ağırlığında olduğu düşünülürse, işin zorluğu iyice anlaşılır.

Mükemmel İnka taş işçiliğine örnek: 12 köşeli olarak işlenmiş bir taş.

İnka duvar işçiliğinin en güzel örnekleri en çok değer verdikleri yapılar olan tapınakların duvarlarıdır. Bu duvarlar içe doğru eğimli, çok iyi işlenmiş ve üst sıralara doğru çıktıkça incelen taşlardan yapılmıştı. Duvarların bu şekilde inşa edilmiş olmaları, onlara hem estetik bir değer, hem de dayanıklılık kazandırıyordu. Bu inşa şeklinin asıl amacı ise sismik sarsıntılara karşı daha dayanıklı bir yapı oluşturmasıydı. And bölgesi bir deprem bölgesi olmasına rağmen İnka yapıları yüzlerce yıl yıkılmadan günümüze kadar gelebilmiştir. Aslında bölgedeki en dayanıklı İspanyol binaları da İnka duvarlarının üzerine inşa edilenler olmuştur.

İnka tapınak duvarı örnek çizimi. Taban yüzeyi tavan yüzeyinden geniştir.

İnka mimarisindeki en baskın şekil ikizkenar yamuktur. İkizkenar yamuk biçimindeki kapılar, pencereler ve duvarlardaki nişler her tipteki İnka yapısında görülmektedir. Kullanışlılığın etkilenmediği her yerde İnkalar bu yamuklardan mümkün olduğunca yararlanılmıştır.

İnka mimarisinin en önemli ve belirgin özelliklerinden biri olan ikizkenar yamuk şeklindeki bir İnka kapısı

40 Bin Kilometrelik İnka Yolları

İnka hükümdarları, devasa imparatorluklarını yönetmek için imparatorluklarının çeşitli kısımlarını birbirine bağlamanın bir yolunu aradılar. Böylece, yaklaşık 40.000 kilometre boyunca uzanan ve 3.000.000 kilometrekare alana erişim sağlayan ayrıntılı bir yol sistemi ortaya çıktı. İnkalar bu yolları yeryüzündeki en zor arazilerden birinde inşa ettiler. Aradan geçen onca zamanın ardından yolların hala oldukça iyi durumda olması onların olağanüstü mühendislik becerilerinin kanıtıdır. 

İnka Yol Haritası

İnka yolları yalnızca tahta, taş ve bronz aletler kullanılarak gelişmiş ölçme ekipmanları olmadan inşa ediliyordu. Yerel halkı kullanarak farklı coğrafi alanlarda inşa edildikleri için, yollar tasarım ve materyal olarak bir uyum içerisinde değildi. Amerika’daki en büyük ve en kapsamlı ulaşım sistemi olan İnka yol sistemi, tarihteki devasa mühendislik başarılarından biri olarak kabul edilir. Bu nedenle 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiştir.

Coğrafi zorluklar İnka mühendislerinin gözünü korkutamıyordu ve 5,000 m yüksekliğe kadar vadiler, nehirler, çöller ve dağ geçitleri boyunca yollar inşa ediyorlardı. Machu Picchu’ya giden eski patika sanki oraya gitmek isteyenleri vazgeçirmek için yapılmıştı. Ancak bir kişinin geçebileceği darlıktaki yol, uzun, kıvrımlı ve sarp kayaların arasında geçiyordu. Halkın şehirlerini kurmak için böylesi zor bir yoldan taşımak zorunda kaldıkları büyük taşları düşünmek bile, uygarlığın gücünü anlamak için yeterlidir.

Karmaşık Bir Su Yönetim Sistemi

İnka medeniyetinin hidrolik mühendisliğinde de muazzam başarılar elde ettiği bilinir. Kanallar, çeşmeler, su kemerleri ve drenaj sistemleri dahil olmak üzere etkileyici bir su sistemi inşa ettikleri günümüzde anlaşılmıştır. And Dağları’nın yüksek kesimlerinde yer alan Machu Picchu, yıl boyunca yoğun yağış almaktadır. İnkalar tarafından inşa edilen yeraltı drenaj sistemi, şehrin bugün hala ayakta olmasının önemli bir nedenidir. Mühendisler ayrıca, yakındaki dağ pınarından su çekmek için yerçekimi kullanan ve yağmur mevsimi boyunca herhangi bir taşmayı kontrol etmek için valfler içeren eğimli bir kanal sistemi inşa etmişlerdir. İnkalar tarafından inşa edilen su kemerlerinin bir kısmı, yapımından yüzyıllar sonra bugün hala kullanılmaktadır.

Günümüzde hala arkeologlar bu muhteşem şehrin bir şehir mi yoksa bir kale mi olduğunu tartışıyorlar. Aslında bir çoğu buranın ne amaçla kullanıldığı ve neden bu kadar yüksekte inşa edildiği konusunda da uzlaşmaya varabilmiş durumda değil. Çoğunluk buranın bir kale olduğu ya da sadece İnka elit sınıfının yaşadığı bir yer olabileceği yönündeki fikirde birleşiyor. Aslında şehrin ilk projelendirilme tarihinin MÖ 4000’lerle 2000’ler arasında bir tarihte olabileceği düşünülüyor. Yani aslında Machu Picchu İnkalar tarafından sıfırdan yapılmamıştı. Ancak kesin olan birşey var ki o da burada yaşayan son kişiler onlardı.

Machu Picchu’daki dini yapıların astronomik bilgiler ışığında yapıldığı görülür. Bir tepeye döşenmiş merdivenlerin en üst noktasında bulunan bu anıt, kayaya mükemmel bir şekilde kazınmıştır. “Intihuatana” adıyla bilinen anıt, Güneş tanrısı lnti’ye adanmış kutsal bir taştır. Tek parça bir kayadan oluşan bu anıt ayın hareketlerini ve gündoğumlarını hesaplamak üzere yapılmıştır.

Kaynaklar ve İleri Okumalar

Matematiksel

Sibel Çağlar

7 yıl Kadıköy Anadolu Lisesinin devamında lisans eğitimimi Marmara Üniversitesi İng. Matematik öğretmenliği üzerine tamamladım. Devamında 20 yıl çeşitli özel eğitim kurumlarında matematik öğretmenliği ve eğitim koordinatörlüğü yaptım. 2015 yılında matematiksel.org web sitesini kurdum. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir Yorum

  1. İçeriklerinize bayılıyorum…dolu dolu…ilgi çekici…doyurucu…harikasınız…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler