Tarih belirtirken MÖ (Milattan Önce) ve MS (Milattan Sonra) ifadelerini kullanırız. Peki “milat” ne anlama gelir?

Milat, doğum anlamına gelir ve Hz. İsa’nın doğumunu simgeler. Hristiyan dünyasında bunun karşılığı BC ve AD kısaltmalarıdır. BC (Before Christ) “İsa’dan önce” anlamına gelir. AD ise Latince Anno Domini ifadesinin kısaltmasıdır ve “Efendimizin yılı” demektir.
Günümüzde ayrıca daha seküler bir kullanım da vardır. C.E. (Common Era) ve B.C.E. (Before Common Era) terimleri aynı kronolojiyi ifade eder, ancak dini bir vurgu içermez. Buna rağmen temel alınan tarih yine aynıdır. Yani yıllar yine Hz. İsa’nın doğumu esas alınarak hesaplanır.

Milat Kavramı Nasıl Ortaya Çıktı?
İsa doğduğunda kimsenin elinde “0 yılı” yazan bir takvim yoktu. Aslında yılları İsa’nın doğumundan itibaren sayma fikri çok daha sonra ortaya çıktı. İsa’nın yaşadığı dönemden yüzlerce yıl sonra insanlar Milat’ı başlangıç kabul ederek yılları hesaplamaya başladı.
İlk Hristiyanların çoğu Yahudi kökenliydi ve Yahudilerin Ay döngülerine dayanan takvimini kullanıyordu. Ancak Hristiyanlık farklı toplumlara yayıldıkça insanlar günlük yaşamlarında Roma takvimini kullanmaya başladı. Bu takvim, MÖ 46 yılında Julius Caesar tarafından düzenlenen ve yılın 365 gün olduğunu kabul eden Julian takvimiydi. Dört yılda bir eklenen artık günle yılın süresi dengeleniyordu.

Buna rağmen uzun süre yılları saymak için tek bir yöntem yoktu. Romalılar bir yılı çoğu zaman o yıl görev yapan konsüllerin adlarıyla anıyorlardı. Bazı tarihçiler ise yılları Roma’nın kuruluşundan itibaren sayıyordu.
Yılları İsa’nın doğumuna göre sayma fikri ise çok daha sonra ortaya çıktı. 6. yüzyılda Roma’da yaşayan Dionysius Exiguus adlı bir keşiş, Paskalya’nın tarihini hesaplamak için hazırladığı tabloda yılları İsa’nın doğumunu başlangıç kabul ederek numaralandırdı.
Milattan Önce Takvimlere İki Yüz Yıl Sonra Eklenecekti
Böylece Anno Domini yani “Efendimizin yılı” sistemi ortaya çıktı. Bu sistem zamanla yaygınlaştı ve bugün kullandığımız Milat temelli tarihlendirme düzeninin temelini oluşturdu. Dionysius’un geliştirdiği tarihlendirme sistemi hemen yaygınlaşmadı. Hatta Dionysius bile bu yöntemi her zaman kullanmadı.

İsa’nın doğumunu başlangıç kabul eden bu sistemin en güçlü savunucularından biri, İngiliz din adamı ve tarihçi Venerable Bede (673–735) oldu. Bede, İngiltere tarihini anlatırken olayları düzenli biçimde Anno Domini yani AD sistemine göre tarihlendirdi.
Bede’nin eseri Avrupa’da büyük etki yarattı. Bunun sonucunda bu tarihlendirme yöntemi de yavaş yavaş yayılmaya başladı. AD sistemi 8. yüzyılda Fransızca konuşulan bölgelerde, 9. yüzyılda ise Almanya’da kullanılmaya başladı.
Buna rağmen Katolik Kilisesi bu sistemi hemen benimsemedi. Kilise, 15. yüzyıla kadar AD tarihlerinin yanında papaların görev yıllarına dayanan başka tarihlendirme yöntemlerini de kullanmaya devam etti.
Milattan Önce Ve Milattan Sonra: Peki Sıfır Nerede?
Bede’nin geliştirdiği bu tarihlendirme sisteminde “0 yılı” yoktu. Bunun nedeni, sıfır sayısı kavramının o dönemde Batı Avrupa’da bilinmemesiydi. Bu nedenle MS 1 yılından önce gelen yıl doğrudan MÖ 1 olarak kabul edildi. Yani sistemde 0 yılı hiç yer almadı.
Oysa sıfır kavramı dünyanın başka bölgelerinde zaten biliniyordu. Bugün kullandığımız anlamdaki sıfır ilk kez MS 628 yılında Hintli bilgin Brahmagupta tarafından sistemli biçimde açıklanmıştı. Daha eski dönemlerde Babil ve Maya uygarlıkları da sıfır fikrine benzer kavramlar kullanıyordu.
Ancak bu düşünce Orta Çağ’daki Hristiyan Avrupa’ya çok daha geç ulaştı. Sıfır kavramı Batı Avrupa’da ancak 11. ile 13. yüzyıllar arasında yaygınlaşmaya başladı.
Sonuç Olarak
MÖ/MS sistemi 9. yüzyılda daha yaygın hâle geldi. Kutsal Roma İmparatoru Şarlman, Avrupa’da yayımlanan resmî belgelerde bu tarihlendirme yönteminin kullanılmasını benimsedi. 15. yüzyıla gelindiğinde Batı Avrupa’nın tamamı MÖ/MS sistemini kullanıyordu. 16. yüzyılda Gregoryen takvimin kabul edilmesiyle bu sistem daha da yerleşti.
Zamanla uluslararası bir standart hâline geldi. 1988 yılında Uluslararası Standardizasyon Örgütü (ISO) ISO 8601 standardını yayımladı. Bu standart, tarih ve zamanın dünya çapında nasıl gösterileceğini tanımlayan ortak bir sistem oluşturdu.
Kaynaklar ve ileri okumalar
- Keeping time: The origin of B.C. and A.D. Yayınlanma tarihi: 15 Ocak 2022. Kaynak site: Live Science. Bağlantı: Keeping time: The origin of B.C. and A.D
- What Do B.C. and A.D. Stand For? Kaynak site: Wonderpolis. Bağlantı: What Do B.C. and A.D. Stand For?/
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel



