SOSYAL BİLİMLER

Solomon Asch ve Konformizm Deneyi

Topluluğa uymak zorunluluğunu hissetmek anlamına gelen konformizm ya da bilinen adıyla sürü psikolojisi sözcüğü zihninizde hemen totaliter kontrol görüntüleri canlandırmasın.

Bu güdüyü anlamak için aslında biraz etrafımıza bakmak yeterli. Günümüzde herkes giderek birbirine benziyor. Aynı giyim biçimi, aynı konuşma biçimi, aynı hobiler vs vs…

Mutluluğun reçetesini sanki giderek birbirimize benzersek bulabileceğiz gibi gözüküyor değil mi? Solomon Asch, aslında buna inanmıyordu. Ona göre, toplum psikolojisi baskısı altında kalan bireylerin içlerinde buna karşı koyabilecek yeterli güçleri mevcuttu.

Solomon Asch (1907- 1996), Polonya’da küçük bir Yahudi kasabasında doğmuş, 1920’de henüz 13 yaşında Amerika’ya göç etmişti. New York’un doğu mahallesinde geçirdiği delikanlılık çağında Amerikan toplumuna asimile olmakta zorlanmış, ama sonra bunu başarmıştı. 1940’lara gelindiğinde Brooklyn Üniversitesi’nde psikoloji profesörüydü.

Devamında araştırmalarını manipülasyon, propaganda ve doktrin teknikleri üzerinde yoğunlaştıracaktı ve ortaya adıyla anılan, toplum psikolojisini anlama konusunda dönüm noktası olan deneyi çıkacaktı.

Kafasındaki soru şuydu: Topluluğa uyma baskısı, başka bir bireyin de ne gördüğünü değiştirebilir mi?

Örneğin, bir grupta bulunan herkes iki çizginin eşit uzunlukta olduğunu söylerse -ve bu çizgiler bariz olarak eşit uzunlukta olmasa bile – tüm grubun ortak kararının bu yönde olması, hiçbir şeyden habersiz bir deneği, iki çizginin aynı uzunlukta olduğuna yine de ikna edebilir miydi?

İnsan kendi duyularından gelen bilgiyi mi izleyecekti, yoksa grubun ortak kararına mı uyacaktı? Soloman Asch, bunu keşfetmeye karar vermişti.

Solomon Asch Deneyi

Prof. Asch, bunun için çalıştığı üniversitenin öğrenci gazetesine, “görsel muhakemeyi araştıran bir psikoloji deneyi”ne katılırlarsa para ödülü alacaklarını vaat eden bir ilan verdi.

Elbette bir çok katılan öğrenci oldu, aslında gerçekten de deney oldukça basitti. Gönüllülerin yapması gerekenin sadece, çizgi uzunluklarını karşılaştırmaktı. Tek sorun, bu son derece basit soru karşısında odadaki herkes yanlış yanıtı verdikçe, sorunun yöneltiği kişinin başbaşa kaldığı karmaşık ruh hali oluyordu. ” Herkes aynı anda yanlış seçim yapamayacağına göre, demek ki ben de bir hata var”psikolojisi ile başbaşa kalıyorlardı.

Elbette bu öğrencinin bilmediği şey, aslında deneyin biricik kobayının kendisinin olduğuydu. Masanın etrafına toplanmış diğer öğrencilerin hepsi de numara yapan, yani Asch ile işbirliği yapmış olan diğer öğrencilerinden oluşuyordu. Asch onlara, 12 turdan oluşan deneyin 8 turunda aynı yanlış yanıtı vermeleri talimatını vermişti.

Deneyin kısa bir bölümünü izlemek isterseniz…

Solomon Asch, bu deneyi gerçekleştirmeden, önce çoğu kişinin bu sürü psikolojinin yarattığı baskıyı kırabileceğini varsaymıştı. Ama elde ettiği sonuçlar onun bu umutlarını boşa çıkarmıştı.

Asch, 123 kişi üzerinde deney yapmıştı. Bu kişilerin içinde yüzde 75’i toplumla uyumlu olma baskına en az bir kez boyun eğmişti; yüzde 25’i topluluğa en az yüzde 50 durumda boyun eğmişti. Ve grubun her söylediğine daima uyacak yanıtı verenlerin oranı da yüzde 5’di. Grubun söylediklerine uymayanlar da bunu kendilerinden çok emin olarak yapmamışlardı.

Asch bu deneyin bazı çeşitlemelerini de gerçekleştirdi. Grupta deneği destekleyen başka bir kişi olması durumunda -yani sürüye karşı gelmek isteyen bir kişi daha olduğunda grupta uyumsuzluğun giderek arttığını gördü. Ve ayrıca, sürüye uyum etkisinin, gruptaki kişi sayısının üç ya da daha fazla insandan oluştuğunda gerçekten işe yaradığını gördü.

Sonuçlar Asch’ın iyice kafasını karıştırmıştı. Ve karamsar bir havayla, “Toplumumuzda sürüye uyma eğiliminin şiddetle hissedildiğini görüyoruz, güçlü, aklı başında sayılabilecek ve efendi gençlerin bile beyazın siyah olabileceğini söyleyebiliyor olmaları ciddi bir endişe kaynağıdır.

Bu durum, seçim yapma sürecimizi etkileyen eğitim sistemimiz ve değer yargılarımızla ilgili sorunlarımız olduğunu akla getiriyor” diye yazmıştı.

Asch araştırmasının sonuçlarını, 1955 yılında yayımladı. Bu makale, bu alanda yapılan ilk çalışma olması nedeniyle eğitimciler ve özellikle psikologlar üzerinde önemli etki bıraktı. Meslektaşları onun deneyinden derinden etkilenmişlerdi ve onlar da kendi dahiyane aldatma deneylerini tasarlamaya koyuldular.

Pek çok çalışmada -en ünlü olanlar bile- doğrudan Asch’in deneyinden esinlenilmiştir. Örneğin, Asch’ın araştırma asistanlığını yapmış olan Stanley Milgram, kendi doktora tezi için bu konformizm deneyinin geliştirilmiş bir versiyonunu yapmıştı.

Okuma Önerisi: Sosyal Psikoloji Tutarsız Davranışlarımızın Nedenini Açıklayabilir mi?

Milgram’ın “İtaat Deneyi”nin yirminci yüzyılın en ünlü psikoloji deneyi olduğu söylenebilir. Ama en az onun kadar ilginç bir deney daha vardır.

Odayı Dolduran Duman Deneyi

Columbia Üniversitesi’nden John Darley ve Bibb Latane, kendini koruma içgüdüsünün, gruba uyma baskısını yenip yenemeyeceğini merak ettiler. Yani, insanlar hayatlarını tehlike altında hissettiklerinde bile sürüye uyacaklar mıydı acaba?

Darley ve Latane’nin gönüllüleri, şehir hayatının problemleriyle ilgili bir tartışma programına katıldıklarını sanıyorlardı. Ama araştırmacılar gönüllülerden önce birkaç form doldurmalarını istiyorlar ve sonra onları telaş içinde anket doldurmaya çalışan birkaç kişinin daha bulunduğu bir odaya yönlendiriyorlardı.

Gönüllüler işe koyulmuşken, duvardaki küçük bir panelden duman sızmaya başlıyordu. Dört dakika sonra oda göz gözü görmeyecek kadar dumanla doluyordu ve soluk almak bile zorlaşıyordu. Araştırmacılar odaya bu dumanı üfleyecek bir düzenek kurmuşlardı ama tabii denekler bunu bilmiyordu.

Hiçbir şeyden haberleri olmayan deneklerin tek bildiği, dumanın yangın çıktığı anlamına geldiğiydi. Hepsinin de yaptığı ilk iş, odadaki diğer kişilerin ne yaptığına bakmak olmuştu; ama odada denek dışında herkes araştırmacının gizli işbirlikçileri olduğu için oldukları yerde kımıldamadan duruyorlardı.

Deneklerin ne yaptığını görmek amacıyla baktığı diğer kişiler dumana bakıyor ve omuz silkiyorlardı. Ve paniğe kapılan gönüllü denek, bu kişilere neler olduğuna dair bir soru sorduğunda, “Ben ne bileyim?” yanıtını alıyordu. Ve sorduğu kişiler önlerindeki işe devam ediyorlardı.

Deneyi izlemek isterseniz…

Darley ve Latane bundan sonra olanları şöyle anlatıyor:

“On denekten yalnızca biri. .. dumanı bildirdi. Geri kalan dokuz denek, altı dakikanın tamamında içeriyi duman kaplarken bekleme odasında bekleyip, gayretle önlerindeki formu doldurmayı sürdürdüler ve elleriyle dumanı yüzlerinden uzaklaştırmakla yetindiler. Öksürdüler, gözlerini ovuşturdular, camı açtılar ama yangını haber vermediler.”

Sürüye uyma baskısı, kendini koruma içgüdüsünü bile alt etmişti. Prof. Asch’ın konformizm deneylerinin farklı versiyonları 1950’lerden itibaren yüzlerce kez farklı biçimlerde tekrarlandı. Genele bakıldığında sürü psikolojisine uyma etkisinin (konformizmin) tüm insan toplumlarında olduğu görüldü.

Solomon Asch, toplum psikolojisi baskısı altında kalsa da bireylerin içlerinde buna karşı koyabilecek yeterli güçleri olduğu konusundaki görüşünde kendisinin de üzülerek kabul ettiği gibi yanılmıştı.

Biography of Psychologist Solomon Asch,https://www.verywellmind.com/solomon-asch-biography-2795519

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu