Tarih

Matematik Ve Adalet: Meredith Kercher’i Kim Öldürdü?

1 Kasım 2007 tarihinde Erasmus programı kapsamında İtalyan şehri Perugia’da bir yıl geçiren İngiliz öğrenci Meredith Kercher, öğleden sonrasını arkadaşlarıyla film izleyerek geçirdi. Arkadaşlarının evinden saat 9:00’da ayrılacaktı. Sonrasında da iki İtalyan kız ve Amanda Knox adında bir Amerikalı kızla paylaştığı evine ulaştı.

Aynı sıralarda, genç bir İtalyan öğrenci olan Raffaele Sollecito, o akşam bilgisayarını son kez kullandı. Bir hafta önce, Meredith’in ev arkadaşı Amanda ile bir klasik konserde tanışmıştı. İkili kısa sürede de oldukça yakınlaşmışlardı.

1 Kasım akşamı, Amanda Knox patronundan, o gece işe gelmesine gerek olmadığını bildiren bir kısa mesaj aldı. Patrick Lumumba tarafından işletilen Le Chic, popüler bir pubdı. Amanda haftada birkaç gece orada garsonluk yapıyordu. Kendisi bunu bir fırsat olarak kabul edecek ve geceyi Raffaele’nin evinde geçirecekti.

Aynı akşam, Meredith Kercher evinde bıçaklanarak öldürüldü. Otopsi sonuçları, kadının birden fazla kişinin saldırısına maruz kaldığını ortaya koydu. Darp izleri, öncesinde tacize uğradığını ve boğulduğunu gösteriyordu. Onu bulan kişi, ertesi sabah üstünü değiştirmek için eve gelen Amanda olmuştu. Verdiği ifadesinde, eve geldiğinde ortamda bir gariplik olduğunu fark ettiğini, sonrasında da erkek arkadaşını çağırdığını dile getirecekti.

meredith kercher
Meredith Kercher’in evi

Meredith Kercher’i Kim Öldürdü?

Çift, takip eden günlerde hem birlikte hem de ayrı ayrı birçok kez sorgulandı. Ancak 5 Kasım akşamı Raffaele aniden Amanda için yalan söylediğini itiraf etti. O evde kalıp internette gezinirken Amanda tek başına dışarı çıkmıştı. ( Bilgisayar kayıtları bunun bir yalan olduğunu sonrasında kanıtlayacaktı). Sonrasında soruşturmalarının odak noktası tam olarak cinayet akşamında Amanda’nın dışarı çıkıp çıkmadığına dönüştü.

Sonrasında ani bir değişim oldu. Amanda gözyaşları içinde katilin patronu Patrick Lumumba olduğunu ve bunu yaparken onun da evde olduğunu ve Meredith’in çığlıklarını duymamak için kulaklarını kapattığını söyledi. Ancak ertesi sabah bu itirafını geri çekti. Daha sonrasında bu hikayeyi polisin kendisine uyguladığı baskı nedeniyle uydurduğunu dile getirecekti. Yine de, itirafı olay yerinde bulunmakla suçlanan Patrick Lumumba, Raffaele Sollecito ve Amanda’nın tutuklanmasına yol açtı. Polis ayrıca evin çeşitli yerlerinde, Meredith’in kıyafetlerinde DNA izleri bulunan dördüncü bir adamı arıyordu.

Raffaele’nin tutuklanmasından sonra polis dairesini aradı. Sonrasında mutfağında bulduğu büyük bir bıçağı incelemeye aldı. Bıçağın üzerinde, belki de sert bir şekilde ovmanın göstergesi olan birkaç çizik vardı. Araştırmacılar, bu çizgiler boyunca sürüntüler aldılar. Sonunda da son derece küçük miktarda biyolojik materyal elde etmeyi başardılar. İki analiz yaptılar. Bunlardan birincisi hücrelerin kan hücreleri olup olmadığını belirlemek içindi. Diğerinde de amaç bir DNA tanımlaması elde etmekti.

Bıçaktaki DNA Kime Aitti?

Saptaki DNA’nın Amanda’ya ait olduğu ortaya çıktı. Ancak bıçağı Raffaele’nin evinde yemek pişirirken kullandığı için bu doğaldı. Ancak bıçağın gövdesindeki DNA analizi kolay olmayacaktı. İlk test, hücrelerin kandan olup olmadığını belirleyemedi. Ellerinde analiz için yetersiz veri vardı. Birçok adli genetikçi, bu noktada analizi durdururdu. Ancak araştırmayı yapan Dr. Patrizia Stefanoni sınırları zorlamaya kararlıydı.

Stefanoni bu şartlar altında elde ettiği grafikleri, Meredith’in DNA’sının bilinen örneğinden alınan grafikle karşılaştırdı. Bu grafiklerde, iki numunedeki tüm tepe çiftleri mükemmel bir şekilde uyuyordu. Bu noktadan sonra da Stefanoni bıçak ağzındaki DNA’nın da Meredith’e ait olduğu sonucuna vardı.

Meredith’in DNA’sının bıçaktaki DNA ile karşılaştırılması

Bu sırada polis müfettişleri de dışarıda ilerleme kaydediyordu. Sonucunda Patrick Lumumba’nın bütün geceyi barında geçirdiğine dair kanıt elde ettiler. Bir hafta sonra da aranan dördüncü adamın Meredith’in sevgilisi Rudy Hermann Guede olduğu basına duyurulacaktı.

20 Kasım’da Guede tutuklandı ve sonrasında İtalya’ya geri getirildi. Katili gördüğünü ve hatta onunla dövüştüğünü ancak Meredith Kercher’i kurtamadığını söyledi. Cep telefonunu katilin çaldığını, bu nedenle polisi arayamadığını ve korkudan kaçtığını da ifadesine ekledi. Artık Amanda ve Raffael’in serbest kalması gerekiyordu. Ancak Raffaele’nin dairesindeki bıçakta bulunan DNA buna bir engeldi.

Rudy Guede ızlı bir yargılamanın ardından ilk olarak 2008 yılında 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ancak 
temyizde bu ceza 16 yıla indirildi .

Tek bir umut vardı. Dr. Stefanoni, bıçak DNA’sını test etmek için kuraldışı yöntemler kullanmıştı. Çok az hücre olduğu için numuneyi iki parçaya bölememiş ve o numune üzerinde yaptığı testi tekrarlayamamıştı. Amanda’nın ailesinin öncülük ettiği savunma çabası için şimdi en iyi seçenek bu olacaktı. Bunun üzerine Amanda Knox’un ebeveynleri Curt Knox ve Edda Mellas, devasa boyutlarda bir halkla ilişkiler kampanyası düzenleyecekti.

Mahkeme Sürecinin Başlangıcı

Amanda Knox e Raffaele Sollecito

Rudy Guede 28 Ekim 2008’de Meredith Kercher’i öldürmekten suçlu bulunarak otuz yıl hapis cezası aldı. Aynı gün, Amanda Knox ve Raffaele Sollecito davası da başladı. Dr. Stefanoni’nin karşılaştığı ilk sorulardan biri, DNA’nın bıçaktan değil de, Meredith’in önceki bir testlerinin makinede bıraktığı bir artıktan gelmiş olup olmadığıydı. Ancak Stefanoni’ni bunun imkansız olduğunu dile getirecekti.

İkinci soru, Stefanoni’nin kullandığı, yöntemlerin, bir mahkemede delil olarak kabul edilip edilmeyeceğiydi. Savunma tarafından ortaya atılan son soru, Meredith’in DNA’sını gösteren elektroferogramların ve bıçaktaki DNA’yı gösterenin aslında çakışmamasının mümkün olup olmadığıydı. Sonucunda mahkeme, Stefanoni’nin bıçaktaki DNA’nın Meredith’e ait olduğu iddiasını kabul etti.

4 Aralık 2009’da, Raffaele Sollecito ve Amanda Knox cinayetten hüküm giydiler. Raffaele yirmi beş yıl ve Amanda yirmi altı yıl hapis cezası aldı. İkilinin avukatları ise temyize gitti. Yargıç Claudio Pratillo Hellmann, ilk duruşmada bağımsız uzmanlardan oluşan bir üniversite adli genetikçi ekibini mahkemeye çağırmaya karar verdi.

Bunun üzerine davaya La Sapienza Üniversitesi’nden Profesör Carla Vecchiotti ve Dr. Stefano Conti de karıştı. Conti ve Vecchiotti yeni bir test yapmaya çalıştılar, ancak bıçakta kalan malzeme miktarı buna izin vermeyecek kadar azdı. Bu sırada Stefanoni, 2011’de yeni nesil DNA analiz kitlerinin bulunduğunu ve bu yeni kitlerin birkaç hücre kadar küçük örnekler üzerinde sonuçlar verebileceğini söyledi.

Önceki çalışmasının doğru olduğunu doğrulamak için yeni bir analiz yapılmasını istedi. Ancak yargıç tekrar test edilmesi önerisini reddetti. İki güvenilmez sonucun toplamı, güvenilir bir sonuç elde etmemize yaramaz diyerek davayı kapattı. Kararları, Meredith’in birden fazla kişi tarafından saldırıya uğradığını gösteren otopsi raporlarıyla açıkça çelişiyordu. Ama hepsinden önemlisi, karar bıçakta bulunan DNA ile çelişiyordu.

Raffaele ve Amanda evlerine döndüler. Meredith’i kimin öldürdüğü, yargılama evresi çok uzun süre basını meşgul etti. Ancak arka plandaki gerçekler kesin olarak aydınlatılamadı. Hatta bazı matematikçiler yargıcın önemli bir istatistik hatasının yaptığını iddia etti. Bu hata Yargıç Hellmann’ın bıçak DNA’sının teknik olarak olası bir yeniden testini reddetmesi ile ilişkili idi.

Amanda Knox Yargılanmasında Yapılan İstatistik Hatası Neydi?

Şimdi bu hatanın ne olduğuna dair bir örnek verelim. Diyelim ki elinizde hileli bir madeni para var. Bu para tüm atışlarınızın %70’inde tura gelecek biçimde hazırlanmış. Siz çeşitli denemelerle bunu ispat etmeye çalışıyorsunuz. Diyelim ki 10 atış yaptınız ve 9 tura bir yazı elde ettiniz. Bu sonuç göz önüne alındığında madeni paranın adil olma olasılığı %8 ve yanlı olma olasılığı yaklaşık %92’dir.

İkinci bir test yaptığınızı düşünelim. Bu sefer sekiz tura ve iki yazı gelsin. Şimdi adil bir madeni para olasılığı yaklaşık %16, yanlı bir madeni para için ise yaklaşık %84 olacaktır. Bu ikinci test size bir şey elde edememişsiniz gibi gelecektir. Ancak bu düşünce temelde hatalıdır. Gerçekte yaptığınız şey madeni parayı 20 kez atmak ve 17 tura ve üç yazı elde etmektir. Bu, madeni paranın hatalı olma olasılığının %98,5 olduğu anlamına gelir.

Sonuçta cinayetteki bıçak tekrar test edilse ve DNA bir kez daha Meredith’inkine uysaydı, bıçaktaki DNA’nın Meredith’e ait olduğundan çok daha emin olunurdu. Ancak eşleşmeseydi, delil itibarını kaybederdi. Sonucunda sayılar kimi zaman muğlak kanıtlardan çok daha güvenilirdir. Ancak mahkeme salonlarında sayıların çoğu zaman hatalı biçimde kullanıldığına dair de çok fazla örnek vardır. Bu da matematik ve adalet ilişkisinin aslında başka bir göstergesidir.



Kaynaklar ve ileri okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu