Tarih

Voynich El Yazması: Dünyanın En Gizemli Kitabı

Polonyalı sahaf Wilfrid M. Voynich, 1912’de İtalya’da, anlamı bilinmeyen semboller ve tuhaf resimlerle dolu bu el yazmasını satın aldı. O günden bu yana dünyanın dört bir yanından akademisyenler, dilbilimciler, sanat tarihçileri ve özellikle kriptograflar, metindeki dili ya da olası şifreyi çözmek için yoğun çaba harcadı.

Pek çok kişi bu gizemi aydınlatmaya yıllarını verdi; ancak hiçbiri kesin bir sonuca ulaşamadı. İddiaya göre Alan Turing de Voynich El Yazması üzerinde çalışmış, fakat metni çözememişti. Sonunda bu esrarengiz kitap, Yale Üniversitesi Beinecke Nadir Kitaplar ve El Yazmaları Kütüphanesi’nde MS 408 arşiv numarasıyla yerini aldı.

Voynich El Yazmasının Gizemi
Voynich El Yazması adını, onu 1912’de satın alan Polonyalı kitap tüccarından alır. Wilfrid Voynich, kendi adını taşıyan gizemli el yazmasını inceliyor. K

Voynich El Yazması Nedir?

22,5 x 16 cm boyutlarındaki Voynich El Yazması, günümüze yaklaşık 240 sayfa hâlinde ulaşmıştır. Tamamı elle hazırlanmış bu sayfalarda, bilinmeyen bir yazı sistemiyle kaleme alınmış metinler ve çok sayıda çizim yer alır.

Ancak araştırmalar, eserin özgün hâlinin 270 sayfadan fazla olabileceğini gösterir. Sayfalarda tuhaf bitki çizimleri, astronomik diyagramlar ve karmaşık boru sistemlerine benzeyen yapılar içinde yıkanan çıplak kadın figürleri görülür.

Radyokarbon tarihleme, el yazmasında kullanılan parşömenin 15. yüzyılın başlarına, yani 1404 ile 1438 yılları arasına ait olduğunu gösterir. Çizimlerin üslubu da genel olarak bu dönemle uyumludur.

El yazısı üzerine yapılan bazı analizler, metnin tek bir kişi tarafından değil, birden fazla kâtip tarafından yazılmış olabileceğini öne sürmektedir.

Voynich El Yazmasının Gizemi
Voynich El Yazması’nın neden gizli bir dilde yazıldığına dair öne çıkan bir teori yoktur. Çizimler neredeyse Voynich Kodu kadar şaşırtıcıdır.

Farklı yazı alışkanlıkları ve sayfalar arasındaki biçimsel değişiklikler, eserin üretim sürecini daha da karmaşık hâle getirir. Bu durum, Voynich El Yazması’nın neden bu kadar uzun süredir çözülemediğini açıklayan etkenlerden biri olarak görülür.

Metnin kendisi de rastgele yazılmış gibi değildir. Semboller belirli düzenlerle tekrar eder. Bazı işaretler ve sözcük benzeri yapılar, doğal dillerde görülen istatistiksel dağılımlara benzer özellikler taşır. Sözcüklerin belli biçimlerde kümelenmesi, metinde bir dilbilgisi ya da en azından bilinçli kurulmuş bir sistem bulunabileceğini düşündürür.

Yine de bu yazı, bilinen hiçbir tarihsel alfabe ya da dil sistemiyle kesin biçimde eşleşmez. Bazı araştırmacılar metnin Latince, İbranice ya da başka bir dilin şifrelenmiş biçimi olabileceğini ileri sürdü. Bazıları ise bunun tümüyle bilinmeyen bir dile, hatta yazar ya da yazarlar tarafından oluşturulmuş yapay bir sisteme ait olduğunu ileri sürüyor.

Voynich El Yazması İçeriğinde Ne Var?

 Voynich El Yazması
Voynich Elyazması’nın çözümü için, çok profesyonel ve amatör şifre çözücü yoğun çalışmalar yürüttü.

Araştırmacılar, Voynich El Yazması’nı genellikle altı ana bölüme ayırır. İlk ve en kapsamlı bölüm yaklaşık 130 sayfadan oluşur ve botanik içerik taşır. Bu bölümde bitkiler ve şifalı otlara benzeyen ayrıntılı çizimler yer alır.

Çizimlerin yanındaki metinler hâlâ çözülemediği için araştırmacılar bu bitkilerin neyi temsil ettiğini kesin olarak söyleyemez. Pek çok illüstrasyon, sanki birden fazla bitkinin parçalarını tek bir gövdede birleştirir.

İkinci bölüm, yaklaşık 12 sayfalık astronomi ve astroloji kısmıdır. Bu sayfalarda burç sembolleri, yıldız düzenleri ve kozmolojik diyagramlar görülür. Ancak bu çizimler, Ortaçağ astronomi metinleriyle açık bir uyum göstermez.

El yazmasının en ilginç bölümlerinden birini, araştırmacıların “biyolojik” olarak adlandırdığı sayfalar oluşturur. Bu sayfalarda çok sayıda çıplak kadın, birbirine bağlı havuzlarda yıkanır. Karmaşık borular ve kanallar, bu havuzları birbirine bağlar.

 Voynich El Yazması
Voynich el yazmasında tuhaf resimler var. Tıpkı metinde olduğu gibi, hiç kimse görüntülerin tam olarak neyi tasvir etmesi gerektiğini bilmiyor.

Araştırmacılar bu imgeleri farklı biçimlerde yorumlar. Bazıları sahnelerin kadın bedeninin iç süreçlerini temsil ettiğini düşünür. Bazıları ise bunları Ortaçağ hamamlarıyla ya da tıbbi ve simyasal sembollerle ilişkilendirir.

Dördüncü bölüm kozmolojidir. Bu kısımda dairesel düzenlemeler, harita benzeri şekiller ve geometrik kompozisyonlar yer alır. Bazı çizimler Ortaçağ kozmoloji anlayışını hatırlatır; ancak bunlar da bilinen bir metin geleneğiyle kesin biçimde eşleşmez.

Beşinci bölüm farmakolojiyle ilişkilidir. Burada bitki ve şifalı ot çizimleri, kavanoz ve şişe tasvirleriyle birlikte sunulur. Bu nedenle araştırmacılar, bu kısmın ilaç yapımı ya da bitkisel karışımlarla bağlantılı olabileceğini düşünür.

 Voynich El Yazması
El yazmasındaki (muhtemelen) botanik çizimler, bilinen bitkilerle benzerlikler açısından uzun uzadıya incelenmiştir.

Altıncı ve son bölüm ise neredeyse hiç çizim içermez. Kısa paragraflardan oluşan bu kısım, el yazmasının en belirsiz bölümlerinden biridir. Bazı araştırmacılar burada yemek tariflerine, ilaç reçetelerine ya da uygulamalı talimatlara benzer metinler bulunduğunu öne sürmektedir.

İstatistik Yardımı İle Şifreli Metinleri Anlamamız Mümkün mü?

Voynich El Yazması’nın bilinçli hazırlanmış bir sahtekârlık olabileceğini savunan teoriler de vardır. Bunların en ünlüsü, eseri 16. yüzyılda yaşamış Edward Kelley ile ilişkilendirir. Bu görüşe göre Kelley, el yazmasını Kutsal Roma İmparatoru II. Rudolf’u kandırmak için hazırladı; Rudolf da eseri 600 altın düka karşılığında satın aldı.

Ancak bu teori güçlü bir sorun taşır. Radyokarbon tarihleme, el yazmasındaki parşömeni Kelley’den yaklaşık bir yüzyıl öncesine yerleştirir. Bu nedenle Kelley açıklaması, eserin kökenini ikna edici biçimde açıklayamaz.

Voynich El Yazmasının Gizemi
İstatistikçiler,  Voynich el yazmasının sayfalarında gördüğümüz kelime kümelerinin rastgele olmadığını düşünüyorlar..

Son yıllarda bilgisayar destekli analizler, Voynich El Yazması hakkında dikkat çekici ama kesin olmayan sonuçlar verdi. İstatistiksel yöntemler, metnin rastgele yazılmadığını ve belirli bir yapıya sahip olabileceğini gösterdi. Buna rağmen araştırmacılar, metni bilinen dillerle güvenilir biçimde eşleştiremedi.

Voynich El Yazması bugün hâlâ kesin bir açıklamaya direniyor. Kesin olan şu ki, bu tuhaf kitap geçmişin hâlâ çözemediğimiz sırlar taşıdığını güçlü biçimde hatırlatıyor.

Bununla birlikte, şu soruyu da sormak gerekir: Acaba gerçekten birinin bu kitabın şifresini çözmesini istiyor muyuz? Böyle bir çözüm, bu tuhaf ve yüzyıllardır gizemini koruyan bulmacanın sonu anlamına gelir. Bu aynı zamanda el yazmasının hayal gücümüz üzerindeki etkisinin de sona ermesi demektir.

Yazının bitiminde okumaya devam etmek isterseniz: Kryptos, Çözülemeyen Şifreli Mesajlar Barındıran Bir CIA Heykeli


Kaynaklar ve İleri Okumalar:


Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Matematiksel.org’un kurucusu olarak matematik, bilim ve düşünce alanlarında içerik üretmeye devam ediyorum.

Bunlar da ilgini çekebilir

1 Yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir