Gizemli Bir Kitap: Voynich Elyazması

Polonyalı sahaf Wilfrid M. Voynich’in, 1912’de İtalya’da satın aldığı, üzerinde anlamsız sembol ve resimler bulunan 240 sayfalık bir elyazması olan Voynich Elyazması, üzerine çok araştırmalar yapıldı, çok yazılıp çizildi, çok kişi hayatını umutsuzca bu kitabın gizemini çözmeye adadı.

İsmi bulucusunun ismiyle özdeşleşen gizemli kitap Voynich Elyazması’nın, 1450 ila 1520 yıllarında yazıldığı tahmin ediliyor. 15 santimetreye 22,5 santimetre boyutlarındaki elyazması, 240 sayfadan oluşuyor. Ancak yapılan incelemeler, kitabın orijinal halinin 272 sayfa olduğunu ortaya koyuyor.

Bilinmeyen bir yazar tarafından, yakın zamana kadar anlaşılamayan bir alfabeyle yazılan Voynich Elyazması’nın çözülebilmesi için, bulunduğundan bu yana pek çok profesyonel ve amatör kriptolog yoğun çalışmalar yürüttü.

Bu işe kafa yoranlar sadece kriptologlar olmadı elbette. Çok sayıda dilbilimci, akademisyen, tarihçi ve meraklıları da, Voynich Elyazması’nı çözebilmek için uğraş verdi.

Kitabın Roger Bacon, John Dee ve Edward Kelly gibi çeşitli kişiler tarafından yazıldığı öne sürülse de, bu iddiaların hiçbiri kanıtlanamadı. Devamında bu gizemli kitap, ABD’deki Yale Üniversitesi’nin Nadir Kitaplar Koleksiyonu’nda MS 408 koduyla yerini aldı.

Voynich Elyazması

Voynich Elyazması’nda, beş ayrı bölüm, anlaşılmayan bir kodlamayla yazılmış yazılar ve yine ne amaç için yapıldığı anlaşılmayan çeşitli resimler bulunuyor. İlk ve en geniş bölüm 130 sayfa içeriyor. Bu sayfaları, botanik kitaplarındaki gibi bitki çizimleri renklendiriyor. Resimlerin altlarında da yazılar var. Bu bölümde yer alan bazı bitkiler tanımlanamamış; hayali olarak çizilmiş gibi görünüyor. 

26 sayfalık ikinci bölüm astronomiye, en tuhaf kısım olan üçüncü bölüm ise biyolojiye ayrılmış. Bu bölümde çıplak olarak tasvir edilmiş kadın figürleri; o insan figürlerini birleştiren ne olduğuna anlam veremediğimiz garip bağlantılar; damarlar, kollar, hangi faunaya ait olduğu belli olmayan şüpheli hayvan resimleri var.  

Dördüncü bölümün ise farmakolojiyi, yani ilaçların etkisini ve kullanılışını inceleyen bilim dalını içerdiği belirtiliyor. 23 sayfalık son bölümde hiç çizim kullanılmadığı, sadece her paragraf bir yıldızla işaretlendiği için ne üzerine olduğuna dair fikir yürütmek güçleşiyor. Bu bölüm daha çok bir indeks izlenimi veriyor.

Voynich Elyazması

Voynich Elyazması’nın bir aldatmaca olabileceğini de elbette süreçte akıllara geldi. Ancak yapılan analizler, kitabın uydurma olabileceği iddiasını çürüttü.

Kısacası, tüm bu özelliklerinden dolayı kitap deşifre biliminin en ilgi çekici bilmecelerinden birisi oldu çıktı günümüze kadar. Bu da elbette sıklıkla kitabın çözüldü haberinin medyaya yansımasına neden oldu.

Bir çok kişi farklı açıklamalar ortaya koyarak bu kitabı deşifre ettiklerini açıkladı.  “Voynich’in sırrı çözüldü“, “Gizemli dil aslında antik bir Türkçe”   “Yapay zekayla Voynich’in sırrı çözüldü” gibi haberler çıktı. Özellikle yapay zekanın bu sırrı çözmesi mantığa uygun gibi gelse de yapılan açıklamaları okuduğumuz da anlıyoruz ki aslında yapay zeka da bu konuda henüz yeterince başarılı değil.

Sonuçta şu ana kadar uzmanlar tarafından kesin doğru olarak kabul edilen bir çözüm ve beklenen resmi açıklama yok ortada.

Gizemlerle dolu ve çözülmeye son derece dirençli Voynich Elyazması, Yale Üniversitesi’nin çevrimiçi kütüphanesinde dünyanın her yerinde araştırmacıların ilgisine sunulmuş durumda. Bu kitabın tüm sayfalarına, (http://brbl-dl.library. yale.edu/vufınd/Record/3519597) adresinden ulaşılabiliyor.

Öyle görünüyor ki, bu esrarengiz kitabın neler söylediğini anlamak için, araştırmacıların yoğun mesaisi sürecek…

Matematiksel

Daha Fazla Göster

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim…Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere...Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim.Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı.Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı