Matematik

Florence Nightingale Verilerin Gücünü Nasıl Gösterdi?

Hemşirelik deyince akla ilk gelen isimlerden birisi, modern hemşireliğin kurucusu Florence Nightingale olacaktır. Ancak kendisinin pek de bilinmeyen yönü, onun iyi bir matematikçi ve istatistikçi olmasıdır. 

1856 yazında Florence Nightingale savaştan ülkesine dönerken öfkeliydi. Geniş bir Britanya ordusu hastaneler ağının hemşirelik yöneticisi olarak, kirli koğuşlarda acı çeken binlerce hasta askere tanık olmuştu.

Koskoca bir savaş gücü, hastalıklar ve enfeksiyonlar yüzünden fiilen kaybedilmişti. Nightingale, “savaşın dehşetinin” yalnızca düşman mermilerinden kaynaklanmadığını artık açıkça görüyordu.

Nightingale, geceleri elinde kâğıt bir fenerle hastaları dolaştığı için “Lambalı Kadın” olarak anılmaya başlamıştı. O sırada Kırım Savaşı’nda görev yapıyordu. Bu savaşta Britanya, Osmanlı İmparatorluğu’nu işgal eden Rusya’ya karşı Fransa ile birlikte savaşıyordu.

Askerlerin çektiği acıların birçok nedeni vardı: yetersiz subaylar, az malzeme, kötü barınaklar, kalabalık hastaneler ve acımasız tıbbi uygulamalar.

Nightingale Londra’ya döndüğünde benzer acıların bir daha yaşanmaması için kararlıydı. Ancak işi kolay değildi. Birçok hükümet yetkilisi, sıradan askerlerin ölümünü savaşın kaçınılmaz bir sonucu olarak görüyordu.

Örneğin bulaşıcı hastalıkların hava koşulları, kötü beslenme ve ağır çalışma şartları gibi önlenemez nedenlerden kaynaklandığını sanıyorlardı. Ordudaki verilerin kalitesizliği de askerlerin tam olarak nasıl öldüğünü anlamayı imkânsız hale getiriyordu.

Kararlı olan Nightingale, generallerin, sağlık görevlilerinin ve parlamenterlerin düşüncelerini değiştirmeye çalıştı. Ancak karşısında önemli bir sorun vardı: Karar vericilerin çoğu istatistiksel verileri doğru okuyamıyordu. Bu nedenle rakamların gösterdiği gerçekler, onları hemen ikna etmeye yetmiyordu.

Florence Nightingale Kimdir?

Florence Nightingale, 1820 yılında varlıklı bir İngiliz ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Başarısında, babasının eğitime verdiği önem büyük rol oynadı.

Florence küçük yaşlardan itibaren İtalyanca, Latince, Yunanca, tarih ve matematik dersleri aldı. Özellikle sayılara büyük ilgi duyuyordu. 20 yaşına geldiğinde eğitimini matematik alanında ilerletmek istedi. Annesi ise bunun evlilik ihtimalini zorlaştıracağını düşünerek bu isteğe karşı çıktı.

Ancak Florence kararlıydı. Sonunda matematik çalışmalarını sürdürmeyi başardı. Dönemin önemli matematikçilerinden aritmetik, geometri ve cebir dersleri aldı. Öğrendiklerini yalnızca kendisi için saklamadı; çevresindeki çocuklara dersler verdi. Bugün British Museum’da, onun kendi el yazısıyla hazırladığı aritmetik ve geometri ders planları bulunmaktadır.

20’li yaşlarının ortalarından itibaren özellikle sağlık sorunlarına ve hastanelerin işleyişine odaklandı. Hemşirelik giderek daha fazla ilgisini çekiyordu. Ailesi ise bu isteğe karşı çıktı. Çünkü o dönemde hemşirelik, varlıklı bir aileden gelen genç bir kadın için uygun ve saygın bir meslek olarak görülmüyordu.

Nightingale buna rağmen kararından vazgeçmedi. Almanya’nın Kaiserwerth kentindeki Lutheran hastanesinde hemşirelik eğitimi aldı. Daha sonra İngiltere’ye döndü ve Londra’da kadınlara yönelik bir hastanede çalışmaya başladı.

Kısa sürede disiplini, düzen anlayışı ve hastane yönetimindeki becerisiyle dikkat çekti. Hastanelerin temizliği, havalandırılması ve düzenlenmesi konusunda güçlü bir gözlem yeteneğine sahipti. Bu nedenle göreve başladıktan kısa süre sonra yöneticiliğe yükseldi. Aradığı büyük fırsat ise 1854 yılında, Kırım Savaşı sırasında karşısına çıktı.

Florence Nightingale gece geç saatlere kadar çalışırdı. Bu esnada da elinde bir lamba taşıdığı için Lambalı Kadın olarak anılmaktadır.

Kırım Savaşı Zamanı

Kırım Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında başlamıştı. İngiltere ve Fransa ise savaşta Osmanlı İmparatorluğu’nun yanında yer aldı. Cephede yaralanan askerlerin bir bölümü İstanbul’a getiriliyordu. Fransız askerleri Taşkışla’da, İngiliz askerleri ise Üsküdar’daki Selimiye Kışlası’nda tedavi ediliyordu.

Florence Nightingale, Kasım 1854’te Üsküdar’a vardığında ağır koşullarla karşılaştı. Hastane eski, bakımsız ve kirliydi. Yaralı askerler aşırı kalabalık koğuşlarda, kimi zaman koridorlarda ve hasırların üzerinde yatıyordu. Temiz su, yeterli yiyecek, çarşaf, sargı bezi ve temel araç gereç eksikti.

Nightingale, kısa sürede asıl tehlikenin yalnızca savaş yaraları olmadığını fark etti. Hastane kayıtlarını incelediğinde askerlerin önemli bir bölümünün cephede aldığı yaralardan değil, sıtma, tifüs, kolera ve dizanteri gibi hastalıklardan öldüğünü gördü. Kötü hijyen, kalabalık koğuşlar ve sağlıksız altyapı, hastalıkların yayılmasını kolaylaştırıyordu.

Bunun üzerine büyük bir disiplinle çalışmaya başladı. Yiyecek, giyecek, çarşaf, sargı bezi ve tıbbi araç gereç eksiklerini gidermeye uğraştı. Hastaların temiz yataklara ulaşmasını sağladı. Hastane içinde mutfak ve çamaşırhane düzeni kurdu. Böylece hem beslenme koşulları iyileşti hem de kirli çarşaf ve giysilerden kaynaklanan hastalık riski azaldı.

Daha sonra hastanenin altyapısındaki sorunlar da ele alındı. Kirli su, kötü kanalizasyon ve yetersiz havalandırma ölüm oranlarını artırıyordu. Tesisatın ve temizlik düzeninin iyileştirilmesiyle hastanedeki koşullar belirgin biçimde değişti. Ölüm oranları zamanla büyük ölçüde düştü.

Florence Nightingale Veri Görselleştirmesini Etkili Bir Biçimde Kullanan İlk Kişiydi

Nightingale’in hazırladığı grafikler, dönemin alışılmış veri görselleştirme biçimlerinden ayrılıyordu. Üst sağdaki siyah beyaz sütun grafiği, asker ölümlerini daha geleneksel bir biçimde gösterir. Buna karşılık Nightingale’in alttaki grafikleri, asker ölümleri ile sivil ölüm oranlarını karşılaştırarak verinin anlattığı hikâyeyi daha güçlü hale getirir. Yatay çubuklar, etiketlerin daha kolay okunmasını sağlar.

Nightingale’in en güçlü yanı, istatistik ve gözlem yeteneğiydi. Uzun tabloların çoğu kişi tarafından okunmadığını fark etmişti. Bu yüzden ölüm oranlarını ve hastalık nedenlerini yalnızca rakamlarla anlatmak yerine, dikkat çeken grafiklere dönüştürdü.

Bu grafikler, dönemin karar vericileri için sıradan istatistik tablolarından çok daha etkiliydi. Örneğin ordudaki ölüm oranlarını aynı yaştaki sivil erkeklerin ölüm oranlarıyla karşılaştırdı. Böylece barış zamanında bile kışlalarda yaşayan askerlerin, benzer yaştaki sivillerden daha yüksek oranda öldüğünü gösterdi.

830 sayfalık bu rapor bittiği vakit Florence, zayıf istatistik okur yazarlığı olan bir toplumu etkilemek için sadece sayıların yeterli olmayacağının farkına varmıştı. Bu nedenle okuyucuların ilgisini çekmek için grafikler tasarladı. Üstelik bu verileri salt sayılar değil, hikayeleştirerek yani herkesin anlayacağı bir biçimde sundu.

Üç diyagramdan oluşan bu set, ilk olarak Kraliçe Victoria’ya sunulan gizli bir rapordaydı. Sağlık reformcuları isimsiz bir broşürle eleştirildikten sonra Nightingale ve ekibi, bu diyagramları son bir yanıt metniyle birlikte yeniden düzenleyerek kamuoyuna sundu. Burada görülen ilk diyagram, iki yıl boyunca ordudaki aylık ölüm oranını ışınsal dilimlerle, Manchester kentindeki ortalama ölüm oranını ise iç çemberle karşılaştırarak sorunun büyüklüğünü vurgular.

Onun diyagramları basında geniş yankı buldu. Kısa süre içinde kalabalık kışlalar ve askerî sağlık koşulları Parlamento’da tartışılmaya başlandı. Bu tartışmalar, orduda temizlik, kanalizasyon, sağlık kuralları, askerî tıp eğitimi ve istatistik kayıtlarıyla ilgili reformların önünü açtı.

Sonuç olarak;

Florence Nightingale, Kırım’da görev yaparken ağır bir hastalığa yakalandı. Bu hastalık sağlığını uzun yıllar boyunca etkiledi. 38 yaşından sonra yaşamının büyük bölümünü evinde, çoğu zaman yatağa bağlı geçirdi.

Ancak hastalık onu durdurmadı. Nightingale sağlık hizmetleri, hastane yönetimi, hijyen ve istatistik alanındaki çalışmalarını evinden sürdürdü. Raporlar yazdı, veriler topladı, yöneticilerle mektuplaştı ve reformların uygulanması için mücadele etti.

Florence Nightingale, 13 Ağustos’ta Londra’daki evinde hayatını kaybetti. Ailesi, onun için önerilen ulusal cenaze törenini kabul etmedi. Bu nedenle Nightingale, İngiltere’nin Hampshire bölgesinde sade bir törenle toprağa verildi.

İstanbul’da, Haydarpaşa İngiliz Mezarlığı’nda da onun anısını yaşatan bir anıt bulunur. Bu anıt, Nightingale’in Kırım Savaşı sırasında Üsküdar’da yaptığı çalışmaları hatırlatır.


Kaynaklar ve ileri okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Matematiksel.org’un kurucusu olarak matematik, bilim ve düşünce alanlarında içerik üretmeye devam ediyorum.

Bunlar da ilgini çekebilir

1 Yorum

  1. 💯💯👏👏harika paylaşımlar için teşekkürler Sibel Çağlar💯💯👏👏