MATEMATİK

Matematik Nedir? Ne Anlama Gelir? Ne İşe Yarar?

Tarih boyunca insan dünyanın temel işleyişini anlamaya uğraştı. Sürekli olarak içinde bastıramadığı merak duygusu ile çevresindeki nesnelerin özelliklerini belirleyen kuralları ve modelleri bizimle ve birbirleriyle olan ilişkilerini keşfetmek istedi. İşte keşfetmeye çalıştığı bu düzen aslında matematikti.

Matematik şekil, nicelik ve düzenin mantığıyla ilgilenen bilimdir. Klişe bir söz ama gerçekten de yaptığımız her şeyde etrafımızdadır. Mobil cihazlar, bilgisayarlar, yazılım, mimari, sanat, para, mühendislik ve hatta spor dahil olmak üzere günlük hayatımızdaki her şeyin yapı taşıdır. Matematik, algılanan dış dünyanın beyinde kurgulanıp kuram haline getirilmesine ve bazı kabulle­re dayanır. Kurgulandıktan sonra ise dış dünyadan bağımsızdır. Artık ken­di ilkeleri ve iç tutarlılığı vardır. 

Matematik, insan zekâsının binlerce yıldır, taş üstüne taş koyarak yükselttiği yüce bir yapı, görkemli bir anıttır.

Tosun Terzioğlu

Matematikteki yenilikler kültürel değişiklikleri yön­lendirmiştir. Kültürel gereksinimler matematikteki gelişme­lerin yönünü çizmiştir. Bunun sonucunda tarih boyunca matematik ve kültür birlikte gelişmiştir. Yunan, Arap ve Hintli matematikçilerin trigonometrideki buluşları olmasaydı, ünlü denizcilerin engin okyanusları aşarak altı kıtaya açılması çok daha tehlikeli olurdu. Çin’den Avrupa’ya ya da Endonezya’dan Yeni Dünya’ya uzanan ticaret yollan, gözle görülmeyen matema­tiksel ipliklerle birbirine bağlanmıştı.

Matematiği İlk Kim Buldu?

Aslında bu doğru bir soru değildir. Çünkü bu soru için tek bir cevap yoktur. Ancak merak edilen bir başlık olduğu için yazma ihtiyacı duyduk. Matematik en ilkel ve en eski kültürler tarafından bile kullanılmıştır. İnsanın yaklaşık 35.000 yıldır sayılarla uğraştığı bilinmektedir. Ancak matematiğin matematik olarak incelenmesi M.Ö 6000’li yıllar civarındadır. Bir çok kaynakta Mısır Nil Nehri kıyıları, matematiğin ilk ortaya çıktığı yer olarak kabul edilmektedir. Ancak yapılan araştırmalar aslında aynı anda dünyanın farklı bölgelerinde de matematiksel uyanışların başladığını göstermektedir.

Matematik düzen, simetri ve limitleri ortaya koyar ve bunlar güzelliğin en muhteşem formlarıdır.

Aristoteles

Çin, Hindistan, Orta Amerika ve Mezopotamya’daki çeşitli medeniyetler, günümüzde kullanılan matematiğe pek çok katkı sağladı. Bu katkıları da birbirinden bağımsız yaptılar. Kısacası matematik, kimse tarafından bulunmamıştır.. Fark­lı dilleri konuşan, farklı kültürlere sahip çok sayıda insanın çabalarının bir araya gelmesiyle gelişmiştir. Günü­müzde hâlâ kullanılmakta olan ma­tematiksel düşünceler, 4000 yıldan daha eski zamanlara dayanır. İlk zamanlarda matematik sayılar ile ilgiliydi. Ancak günümüzde bunun çok daha ötesine geçti. Soyutlama ve mantıksal akıl yürütme yoluyla matematik, sayma, hesaplama, ölçme ve fiziksel nesnelerin şekil ve hareketlerinin sistematik olarak incelenmesinden gelişti.

Matematiksel olarak gösterilemeyen hiçbir araştırma gerçek bilim sayılamaz.

Leonardo da Vinci

Günümüzde matematik, tüm dünyada doğa bilimleri, mühendislik, tıp ve sosyal bilimler dahil olmak üzere birçok alanda temel bir araç olarak kullanılmaktadır. Uygulamalı matematik, matematiksel bilginin diğer alanlara uygulanmasıyla ilgili matematik dalıdır. Yeni matematiksel keşiflere ilham verir ve bunlardan yararlanır. Bazen tamamen yeni disiplinlerin gelişmesine yol açar. Uygulamalı matematiğin tam tersi olmasa da, saf matematik, gerçek dünya problemlerinden ziyade soyut problemleri ile ilgilidir. Saf matematikçiler tarafından çalışılan konuların çoğunun kökleri de somut fiziksel problemlerde bulunur.

Matematiğin hiçbir dalı yoktur ki, ne kadar soyut olursa olsun, bir gün gerçek dünyada uygulama alanı bulmasın.

Nikolai Lobachevsky

Matematik Nedir? Neden Öğreniyoruz?

Kavram olarak Eski Yunanca “medeis” ya da “matesis” kelimesi “matematik” kelimesinin köküdür ve “ben bilirim” anlamına gelmektedir. Bu anlamda bilmek için matematik öğreniyoruz. Daha sonra sırasıyla “bilim, bilgi ve öğrenilmesi gereken şey” gibi anlamlara gelen “μάθημα (máthema)” sözcüğünden türemiştir. Bu anlamda öğrenmemiz gerektiği için matematik öğreniyoruz. “Μαθηματικός (mathematikós)” “öğrenmekten hoşlanan” anlamına gelir, insan ruhunu okşadığı için matematik öğreniyoruz. Osmanlı Türkçesinde ise “Riyaziye” denilmiştir. “Matematik” sözcüğü Türkçeye Fransızca “mathématique” sözcüğünden geçmiştir.

Matematik, pek çok sorunun yanıtını bulmamıza ve hiç düşünmediğimiz bazı soruları sormamıza yardımcı olabilir.

Matematiğin bir keşif mi yoksa icat mı olduğu sık sık gündeme gelir. Kimilerine göre matematik insanın soyut düşünebilme yeteneğinin bir sonucu olarak insan beyninin bir icadıdır. Kimileri içinse matematik zaten dünya düzeni içine kodlanmış durumdadır. Ancak bu soruyu sorduğumuz zaman aslında şunu hatırlamalıyız. İnsanlar önce matematiksel kavramları – sayılar, şekiller, kümeler, çizgiler vb. – çevrelerindeki dünyadan soyutlayarak icat etmişler, sonra da icat ettikleri kavramlar arasındaki karmaşık bağlantıları keşfetmişledir. Yani aslında matematik hem keşif hem de icattır.

Bir düşünce biçimi ve evrensel bir dil olan matematik günümüzün gelişen dünyasında birey, toplum, bilim ve teknoloji için vazgeçilmez bir alandır. Günlük yaşamda, iş ve meslekte gerekli olan çözümleyebilme, akıl yürütme, iletişim kurabilme, genelleştirme yapabilme, yaratıcı ve bağımsız düşünebilme, strateji kurma gibi üst düzey davranışları geliştiren bir alan olarak matematiğin öğrenilmesi kaçınılmazdır. Nasıl ki vücudun zinde kalabilmesi için yapmamız gereken şey spor ise beynin ve zihnin sağlıklı olabilmesi genç kalabilmesi için de matematik öğrenmemiz şarttır. Ayrıca unutmayalım. Godfrey Harold Hardy’nin de dediği gibi “Dünyadaki en masum uğraşmatematiktir. “

Konuk Yazar: Süleyman Yalçıner

Kaynaklar ve İleri okumalar:

Matematiksel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu