
4 Ocak 1903’te Topsy adında bir fil basın ve seyirci kalabalığının önünde elektrik akımına kapıldı. Sonrasında da herkesin gözlerinin önünde acı bir şekilde hayatını kaybetti. Seyirciler, onun ölümünü izlemek için toplanmışlardı. Peki ama fil Topsy neden öldürüldü? Ve bunun Thomas Edison’ile gerçekten bir ilgisi var mıydı?
Aslına bakarsanız yukardaki soruya bir çok kişi evet cevabını verecektir. Çünkü bu olay Akımlar Savaşı olarak da bilinen, Tesla ve Edison arasında gerçekleşen çekişmenin en can alıcı hikayelerinden birisidir. Genel kabule göre bu olay Thomas Edison tarafından planlanmıştı. Ancak kimi tarihçiler aynı fikirde değil.
Fil Topsy’nin Başına Ne Gelmişti?

Topsy muhtemelen 1875 civarında doğmuştu. Ancak ne yazık ki ait olduğu vahşi hayatta yaşamını sürdürecek kadar şanslı olmayacaktı. Doğumundan kısa süre sonra kaçakçılar tarafından yakalandı ve devamında da sirk sahibi Adam Forepaugh’a satıldı.
Sirkteki yaşam koşulları filler için çok ağırdı. Yine de Topsy bu koşullara uyum sağlamaya çalıştı. Ancak yıllar geçtikçe davranışların bazı değişimler ortaya çıkmaya başlamıştı. Nihayetinde sebebi tam olarak bilinmese de 28 Mayıs 1902’de bir sirk çalışanını öldürdü.
Bu olayın nedeni tam anlaşılamasa da günümüzde bu kişinin hayvanın kafesine alkolü olarak girdiği ve onu ürküttüğü düşünülüyor. Bu düşünceninin arka planında da hayvanının hortumunda bulunan yanık izleri kanıt olarak gösteriliyor.

Bu olayın devamında Topsy, Coney Adası’nda bir Lunapark’a satılacaktı. Bakımını Frederick Ault isimli bir fil terbiyecisi yapıyordu. Ne yazık ki Topsy burada da rahat edemeyecekti. Polis kayıtlarından kendisinin hayvana eziyet ettiği anlaşılıyor. Ayrıca hayvanı insanların arasına sürdüğü ve insanları korkutmaya çalıştığı da biliniyor.
Sonucunda lunapark yetkilileri onun işine son vermeye karar verince, ellerinde etraftaki bir çok kişiyi korkutmayı başarmış Fil Topsy kalacaktı. Hiç kimse istemediği için onu satma şansları yoktu. Sonucunda öldürmeye karar vereceklerdi. Aslında öncesinde onu asmaya karar vereceklerdi. Ancak sonrasında tam da bu esnada yaşanan ilginç bir gelişme Topsy’i tarih kitaplarına sokacaktı. Bunun nedeni onlarca yıldır bir çok kaynakta okuduğumuz Thomas Edison’un Topsy’yi öldürdüğüne dair bir efsaneydi.
Akımlar Savaşı Neydi?

18. yüzyılın sonlarında elektrik, artık bilimsel bir merakın ötesine geçmişti. Bugün olduğu gibi günlük yaşamın vazgeçilmezi olmuştu. Bu dönüşümde kilit rolü oynayan Thomas Edison’ın ucuz ve sağlam olan ampulü icat etmesi idi. Ama pazarın üzerinde Edison’ ın tek başına hakimiyeti çok uzun sürmeyecekti. Karşısına sağlam bir rakip olan George Westinghouse çıktı.
Elektriği iletmenin iki yöntemi vardı. Bunlardan ilki elektriğin tek bir yöne aktığı (DA) doğru akımdır. Diğeri ise saniyede pek çok kez sürekli elektriğin akış yönünü değiştirerek aktığı (AA) alternatif akımdır. Edison’un sistemi DA’yı kullanıyordu. Bu teknolojinin sorunu elektriği uzun mesafelere iletememesiydi. Edison bunu sorun etmemişti çünkü o her kentin ve kasabanın kendi enerji santrali olacağını hayal ediyordu.
Westinghouse, Edison’u alternatif akımla yenmeye karar verdi. Westinghouse’un gizli bir silahı da vardı. O genç ve dahi mucit Nikola Tesla idi. Böylece taraflar yerini aldı ve elektrik pazarının kontrolünü kimin ele geçireceğine dair bir savaş başladı. Tarihçiler bu savaşı “Akımlar Savaşı (Battle of Currents) ” olarak adlandırıyor.
İlk zafer Westinghouse’un oldu. Tesla 1888’de ilk enerji santralini yapmış ve talepleri karşılayamaz hale gelmişti. Ancak DA taraftarları savaş meydanını kolay terk etmeye niyetli değillerdi. Doğru akımın teknik açıdan daha üstün olduğunu kanıtlayamazlardı. Ama halkın tercih ibresini yeniden DA’ya çevirecek başka sıra dışı yöntemler de vardı. Sonucunda müşteriler AA’nın tehlikeli olduğuna inanırlarsa ondan korkup uzak durabilirlerdi. Bu stratejiyi denemeye değerdi.
Hayvanlar Üzerinde Elektrik Deneylerinin Başlaması
Devamında Edison’un desteğiyle AA karşıtı bir kampanya başlatılacaktı. Bu kampanyaların başında elektrik mühendisi olan Harold Pimey Brown vardı. Sözlerin yeterli olmayacağını düşünen Brown, hayvanların alternatif ve doğru akımın yüksek voltajlarına ne kadar dayanabileceklerini test etmek için deneyler yapma fikrini geliştirdi. Halk böylece hangi akımın daha tehlikeli olduğunu kendi gözleriyle görebilecekti. Bu süreçte köpekler, buzağılar ve atlar kullanılacak, bu hayvanlar ölmeden önce her iki akımı da deneyimlemek zorunda kalacaklardı.
Bu gösteriler başta insanların da ilgisini çekmişti. Ancak zaman içinde daha büyük hayvanlar öldürüldükçe hayvan aktivistlerinin yaptığı kampanyalar sonucunda ilgi zaman içinde azalmaya başlamıştı. Bu olay aslında ilginç bir gelişmeye de neden oldu. Mahkumların elektrikli sandalye ile öldürülmesi fikri aynı süreçte New York Eyaletinde kabul edildi. Politikacılar resmi “ölüm akımı” olarak alternatif akımı (AA) seçmişlerdi. Ağustos 1890’da William Kemmler adlı market sahibi karısını keserle öldürdüğü için elektrikli sandalyeye oturtulan ilk mahkum oldu.
Fil Topsy Elektrik İle Öldürülen Son Hayvan Olacaktı

Brown’un deneyleri ve elektrikli sandalyenin idamlarda kullanılması halkın merakını kamçıladı. Hayal güçleri harekete geçti. İnsanlar daha büyük canlıları öldürmek için ne kadar elektrik verilmesi gerektiğini merak etmeye başladılar. Harold Brown bunun için son bir gösteri planladı. Bu sırada insan katili Topsy’nin haberi manşetlerde yer alıyordu. Bu kesinlikle ilgi çekici bir gösteri olacaktı.
Ancak sanılanın aksine Edison bu işe dahil olmadı. Bunun nedeni aslında çoktan Akımlar Savaşı’nı kaybetmiş olmasıydı. Savaşı Nikola Tesla ve George Westinghouse zaten kazanmıştı. ( Merak ederseniz: Thomas Edison Kimdir? Başarılı Bir Mucit mi? Yoksa Bir Hırsız mı?)
İdam günü 4 Ocak 1903, saati ise 1.30 olarak belirlendi. Bu sahneyi izlemek için soğuk havada 1500 kişilik bir kalabalık toplanmıştı. Daha önce hiç kimse bir file elektrik çarpmadığı için, eylemin zehirlenme, boğulma ve elektrik çarpmasıyla tamamlanmasını sağlamaya karar verdiler. Topsy’ye potasyum siyanürle bağlanmış havuçlar verildi ve elektrik çarpabilmesi için ayaklarına iletken bakır sandaletler yerleştirildi.
Bu olaya Edison dahil olmasa da onun kamera sitemi idamı filme almak için kullanılacaktı. Sonucunda şalteri indirildi ve Topsy’e 6600 volt elektrik verildi. Kamera tüm bu görüntüleri kaydetti. ( Etik bulmadığımız için yayınlamadık. Ancak internette görüntüler mevcuttur.)
Sonuç Olarak;
Hayatının büyük bir bölümünde esaret altında tutulan son derece zeki ve duygusal bir türün üyesi olan Topsy sonucunda yaşamını kaybetti. Sanılanın aksine bu durum izleyenlerin üzerinde olumsuz bir etki bırakacaktı. Ölümünden bir yıl sonra, insanların Coney Adası’nın ıssız sokaklarında Topsy’nin hayaletini gördüğüne dair haberler çıkmaya başladı. Topsy’nin büyüsü ve onun yol açtığı pişmanlık duygusu yıllar geçtikçe iyice arttı. Onun anısına öyküler yazıldı, şarkılar bestelendi.
Topsy’nin kurban edilmesinin tek bir olumlu etkisi olmuştu. Bir hayvanın elektrikle öldürülmesi gösterisine karşı halkın iştahını doyurmuştu. En azından Amerika’da, daha büyük olasılıkla dünyanın başka bir yerinde, bu şekilde başka bir fil öldürülmedi.
Kaynaklar ve ileri okumlar
- The Heartbreaking Story Of Topsy The Elephant And Her Public Execution. Yayınlanma tarihi: 13 Temmuz 2021; Bağlantı: https://allthatsinteresting.com/
- Topsy the Elephant Was a Victim of Her Captors, Not Thomas Edison. Yayınlanma tarihi: 4 Ocak 2017; Bağlantı: https://www.smithsonianmag.com/
Matematiksel